13.07.2011, 16:06
Bir çağri: "Fitbolda Temizlik Hareketi"
“Fitbolda” temizlik hareketi!"
Futbol endüstriyelleşmiş olabilir.
Ama biz malul/meta değiliz.
Taraftariz.
Seyirciyiz.
Renklerine sevdalandiğimiz tutkunlariz.
Hangi Beşiktaşli başarisizliktan dolayi takimini terk etmiş?
Hangi Beşiktaşli yenilgiden sonra takimina küsmüş?
Hangi Beşiktaşli harama tevessül etmiş?
Yillardir söyledik. Şimdi bağirmak zamani.
Şeref’inizle oynayin, Hakki’nizla kazanin!
Beşiktaş’i bir değerler manzumesine dönüştüren, “duruşumuzu” borçlu olduğumuz iki abide isme yakişani yapin.
Biz Beşiktaş taraftarlari…
Elle atilan golle hüzünlendik. Hak etmemiştik.
Kendini yere atip penalti kazanan oyuncuya öfkelendik. Hak etmemiştik.
Rakibine dirsek vurani, çelme takani islikladik. Efendi davranilmamişti.
Haksiz yere ceza gören rakip oyuncuyu savunduk. “Eyyamci hakem” diye bağirdik.
Böyle olmaliydik.
Gündelik yaşamimizda peşinde koştuğumuz ahlaki, erdemi, dürüstlük ve olgunluğu sahada da görmeliydik.
Bizler Hatice’nin ahvalini de önemseyen, neticenin ille de başarinin biricik kriteri olmadiğina inananlardik.
Bugün Türk futbolu büyük bir sinavdan geçiyor. Kaybettiğimiz, üzüntüden kahrolduğumuz maçlarin nasil parayla satin alindiğini, nasil “ille de başari” diyenlerin hayatimizin biricik sevdasini istismar ettiğini öğreniyoruz.
Bugün maaşimizdan arttirdiğimiz bir biletin, umudumuzu bağladiğimiz bir kuponun, harçliğimizdan biriktirdiğimiz bir deplasman biletinin ardinda aslinda ne oyunlar oynandiğini, ne hile ve düzenbazliklar olduğunu öğreniyoruz.
Bugün sevdalandiğimiz renklerin süregelen soruşturmanin sadece mağduru değil, zanlisi da olabileceğini öğreniveriyoruz.
Mahkemenin kararini vereceği son güne kadar bu olayda ismi geçen bütün Beşiktaşlilar bizim için masumdur. Onlara önyargi ile bakmayacağiz.
Ancak diğerlerinin yaptiği gibi arkalarindan peşi sira gitmeyi de reddetmeliyiz. Aci ve sancili da olsa doğrusu budur. Artik “o” Beşiktaşlilar bize bizden olduğunu kanitlamak zorundadir. Zira bizim yillardir –perde arkasini bilmeden- yaşadiğimiz düş kirikliğini Kayseri’de yaşayan “Boz Baykuşlar” ile empati kurmadan gerçeğin peşinde koşamayiz.
Şimdi iki takim var. Biri namuslu ve dürüst olanlarin takimidir. Diğerinde ise şikeci, düzenbaz ve hile ile çikar peşinde koşanlar var.
Biz Beşiktaşlilar ilkini temsil ediyoruz. Etmeliyiz.
Onun içindir ki masum olduğuna inandiğimiz, sonuna kadar inanacağimiz “zanli” Beşiktaşlilarla aramiza mesafe koymaliyiz. Masumiyetlerini kanitlayincaya kadar ne “büyük” diye bağiririz ne de “yanindayiz” diye destek veririz. Artik aidiyet değil hukuk devreye girmiştir. Adaleti simgeleyen o gözü bağli kadin kadar tarafsiz ve objektif düşünürüz.
Zira biliriz ki eğer ki ortada Beşiktaşimizi zan altinda birakacak bir iddia varsa. Biz utanacağiz.
Eğer ki puan ya da kupa için anlaşilmişsa o kupaya saygi duymayacağiz.
Eğer ki bir kişi bile vaatle Beşiktaş’a karşi yeterince koşmamişsa biz sevinemeyeceğiz.
Kimse “Beşiktaşk” dediğimiz için her şeyi mübah göreceğimizi beklemesin. Biz sevdiğimiz renklerin sevdalisiyiz, belalisi olmayacağiz.
Diyoruz ki:
Arinin…temizlenin…masumiyetinizi sadece yargiya değil, bizlere de kanitlayin.
Sizi kucaklayalim. Coşkuyla gücünüze güç katalim.
Ama siz de arinincaya, temizleninceye ve masumiyetinizi kanitlayincaya kadar Beşiktaş’la araniza mesafe koyun. Beşiktaş’a yapilacak en büyük iyilik budur.
Diyoruz ki:
Tarihi bir firsat elimizdedir.
Adini dürüstlüğü ile bizleri “şerefli ikinciliklerle” onurlandiran efsanevi başkanimizin diliyle adlandiralim. “Fitbol”da temizlik hareketini biz Beşiktaşlilar başlatalim. Formalarimiza, atkilarimiza bir siyah kurdela bağlayalim. Bilelim ki o kurdela sahibi olan bizler “Fitbol”da Temizlik Hareketi”nin erleriyiz.
Manifestomuzu birlikte yazalim.
Ey diğer renklere gönül verenler…
Bu yazidaki bütün Beşiktaş sözcüklerinin yerine kendi takiminizi, siyah beyaz yerine kendi renklerinizi yazin…
Var misiniz?
çArşi
“Fitbolda” temizlik hareketi!"
Futbol endüstriyelleşmiş olabilir.
Ama biz malul/meta değiliz.
Taraftariz.
Seyirciyiz.
Renklerine sevdalandiğimiz tutkunlariz.
Hangi Beşiktaşli başarisizliktan dolayi takimini terk etmiş?
Hangi Beşiktaşli yenilgiden sonra takimina küsmüş?
Hangi Beşiktaşli harama tevessül etmiş?
Yillardir söyledik. Şimdi bağirmak zamani.
Şeref’inizle oynayin, Hakki’nizla kazanin!
Beşiktaş’i bir değerler manzumesine dönüştüren, “duruşumuzu” borçlu olduğumuz iki abide isme yakişani yapin.
Biz Beşiktaş taraftarlari…
Elle atilan golle hüzünlendik. Hak etmemiştik.
Kendini yere atip penalti kazanan oyuncuya öfkelendik. Hak etmemiştik.
Rakibine dirsek vurani, çelme takani islikladik. Efendi davranilmamişti.
Haksiz yere ceza gören rakip oyuncuyu savunduk. “Eyyamci hakem” diye bağirdik.
Böyle olmaliydik.
Gündelik yaşamimizda peşinde koştuğumuz ahlaki, erdemi, dürüstlük ve olgunluğu sahada da görmeliydik.
Bizler Hatice’nin ahvalini de önemseyen, neticenin ille de başarinin biricik kriteri olmadiğina inananlardik.
Bugün Türk futbolu büyük bir sinavdan geçiyor. Kaybettiğimiz, üzüntüden kahrolduğumuz maçlarin nasil parayla satin alindiğini, nasil “ille de başari” diyenlerin hayatimizin biricik sevdasini istismar ettiğini öğreniyoruz.
Bugün maaşimizdan arttirdiğimiz bir biletin, umudumuzu bağladiğimiz bir kuponun, harçliğimizdan biriktirdiğimiz bir deplasman biletinin ardinda aslinda ne oyunlar oynandiğini, ne hile ve düzenbazliklar olduğunu öğreniyoruz.
Bugün sevdalandiğimiz renklerin süregelen soruşturmanin sadece mağduru değil, zanlisi da olabileceğini öğreniveriyoruz.
Mahkemenin kararini vereceği son güne kadar bu olayda ismi geçen bütün Beşiktaşlilar bizim için masumdur. Onlara önyargi ile bakmayacağiz.
Ancak diğerlerinin yaptiği gibi arkalarindan peşi sira gitmeyi de reddetmeliyiz. Aci ve sancili da olsa doğrusu budur. Artik “o” Beşiktaşlilar bize bizden olduğunu kanitlamak zorundadir. Zira bizim yillardir –perde arkasini bilmeden- yaşadiğimiz düş kirikliğini Kayseri’de yaşayan “Boz Baykuşlar” ile empati kurmadan gerçeğin peşinde koşamayiz.
Şimdi iki takim var. Biri namuslu ve dürüst olanlarin takimidir. Diğerinde ise şikeci, düzenbaz ve hile ile çikar peşinde koşanlar var.
Biz Beşiktaşlilar ilkini temsil ediyoruz. Etmeliyiz.
Onun içindir ki masum olduğuna inandiğimiz, sonuna kadar inanacağimiz “zanli” Beşiktaşlilarla aramiza mesafe koymaliyiz. Masumiyetlerini kanitlayincaya kadar ne “büyük” diye bağiririz ne de “yanindayiz” diye destek veririz. Artik aidiyet değil hukuk devreye girmiştir. Adaleti simgeleyen o gözü bağli kadin kadar tarafsiz ve objektif düşünürüz.
Zira biliriz ki eğer ki ortada Beşiktaşimizi zan altinda birakacak bir iddia varsa. Biz utanacağiz.
Eğer ki puan ya da kupa için anlaşilmişsa o kupaya saygi duymayacağiz.
Eğer ki bir kişi bile vaatle Beşiktaş’a karşi yeterince koşmamişsa biz sevinemeyeceğiz.
Kimse “Beşiktaşk” dediğimiz için her şeyi mübah göreceğimizi beklemesin. Biz sevdiğimiz renklerin sevdalisiyiz, belalisi olmayacağiz.
Diyoruz ki:
Arinin…temizlenin…masumiyetinizi sadece yargiya değil, bizlere de kanitlayin.
Sizi kucaklayalim. Coşkuyla gücünüze güç katalim.
Ama siz de arinincaya, temizleninceye ve masumiyetinizi kanitlayincaya kadar Beşiktaş’la araniza mesafe koyun. Beşiktaş’a yapilacak en büyük iyilik budur.
Diyoruz ki:
Tarihi bir firsat elimizdedir.
Adini dürüstlüğü ile bizleri “şerefli ikinciliklerle” onurlandiran efsanevi başkanimizin diliyle adlandiralim. “Fitbol”da temizlik hareketini biz Beşiktaşlilar başlatalim. Formalarimiza, atkilarimiza bir siyah kurdela bağlayalim. Bilelim ki o kurdela sahibi olan bizler “Fitbol”da Temizlik Hareketi”nin erleriyiz.
Manifestomuzu birlikte yazalim.
Ey diğer renklere gönül verenler…
Bu yazidaki bütün Beşiktaş sözcüklerinin yerine kendi takiminizi, siyah beyaz yerine kendi renklerinizi yazin…
Var misiniz?
çArşi
![[Resim: 4uj6mq.jpg]](http://i58.tinypic.com/4uj6mq.jpg)