12.07.2012, 00:48
Sihirli Kramponlar Blog'dan Kerem Akbaş, Türkiye'den ihrac edilemeyen yerli futbolcu sorununa dikkat çekiyor...
Futbolumuzda da hatri sayilir bir cari açik söz konusu. Her sezon Süper Lige ortalama 50-55 arasi yabanci futbolcu geliyor ama ülkeden yurt dişina tatil haricinde giden oyuncumuz bir elin parmaklarina bile yaklaşamiyor. Durum böyle olunca yine ekonominin bir diğer kurali ortaya çikiyor ve az olan değerlidir kurula ile yurt dişina transfer olan oyuncular boy boy haber oluyor. Fransaya giderken arkasindan su dökeni çok olmuş olacak ki Umut Bulut ülkeye döndü. Umut Bulut'un gidişi sonrasi Trabzonspor'da hücüm hattinda hedef santrafor haline gelen Burak Yilmaz ise gol kralliği sevinci yaşadi.
Beşiktaş - Gaziantep maçinda Tigana'nin sağ kanada yerleştridiği Burak'i izlerken hemen telefona sarilip İzmir'deki arkadaşimi aramiş Burak üzerine konuşmuştuk. Telefonu kapatirken ortak kani Beşiktaş'in ve milli takimin uzun yillar sağ kanat sikintisi yaşamayacaği şeklindeydi ki Konyaspor maçinda eli ile düzeltip attiği gol sonrasi hiç birşey olmamiş gibi sevinmesi pek çok kişinin gözünden düşürdü Burak'i.
Antalyaspor, Beşiktaş, Manisaspor, Fenerbahçe, Trabzonspor ya sonra?
Türkiye liginde gol krali olmuş, oyun karakterini oturtmuş, iniş ve çikişlarini belli bir standarta getirmiş, milli takimda süre almiş bir futbolcu Burak. Ve bu futbolcu artik Trabzonspor'da oynamak istemediği bildirdi. Sözleşmesinde yazan madde ile bonservis ücreti de 5milyon€. Yani Hasan Ali Kaldirim'dan 500bin€ daha pahali o kadar.
Peki talipleri kim Burak Yilmaz'in. 5milyon €'yu kredi kartina 24 taksit ödemek isteyen Lazio ve Biliç'i teknik direktörlüğe getiren Moskova'nin Lokomotif'i.
Her ne kadar yukaridaki cümlede bir küçümseme havasi varsa da asil anlatilmak istenen kendimizi gördüğümüz yer ile olduğumuz yer arasindaki fark.
Burak Yilmaz'in bu transfer döneminde ki durumu bize gösterdi ki biz iyi bir lig değiliz. Biz genç futbolcular için siçrama tahtasi olmasindan dolayi tercih edilebilecek bir lig değiliz. Biz en ufak sorununu kendi içinde çözen ve siyasetten icazet almayan bir lig değiliz.
Bir ülkede sezonun gol krali ve ayni zamanda oynadiği oyun ile de ligin kare asina giren bir oyuncuya yurtdişindan sadece 2 resmi teklif geliyorsa birşeylerin ters gittiğini kabul etme zamani geldi de geçiyor.
Katar öncesi son durak hatta bazen Katar yerine ikame edilebilecek bir lige sahip olmak pek çoğumuzun uykularini kaçiriyordur. Temcit pilavi gibi her yazida biraz değindiğimiz Finansal Fair Play'in ülkemiz takimlarini en fazla zorlayacak kurallarindan biri oyuncu maaşlarinin toplam gelirin %70'ini geçemeyecek olmasi. Durum böyle olunca yillik 2milyon € verdiğiniz bir oyuncu için üretmeniz gereken değer 2,85milyon €.
Gol kralini bile pazarlama konusunda sikinti yaşayan bizler için Arda'nin Atletico'ya gitmesini küçümsemek ahmaklik ile dangalaklik arasinda bir çizgi. Bu ülkenin en yetenekli ve gelecek vaad eden oyuncusu Atletico Madrid'e transfer olduğunda pek çok futbol sever Arda'nin gittiği takimi küçümsememiş miydi? Arda o sene UEFA kupasini kaldirdi ilk sezonunda.
Dev aynalari arasindaki yolculuğumuz devam edecek. Bazilarimiz bundan sikilip gerçeklerin farkina varacak belki ama kafasi kumda kiçi dişairda olanlarin da kafalarini oradan kaldirmak gerekiyor.
Heerenveen'nin Bas Dost henüz 23 yaşinda. Takimi ligi 64 puanla 5. sirada bitirip Avrupa Ligi playoff'u için vize alirken Bas Dost da 32 gol atti. Bir önceki sezon ise 13 gol bulmuştu. Hollanda gol kralini hemen 8milyon€ karşiliği Wolfsburg'a satti.
Baktiğimiz aynadan gördüğümüz ile bize dişardan bakanin gördüğü ayni değil. Ya aynamiz ya bize bakan hatali.
Kerem Akbaş
Futbolumuzda da hatri sayilir bir cari açik söz konusu. Her sezon Süper Lige ortalama 50-55 arasi yabanci futbolcu geliyor ama ülkeden yurt dişina tatil haricinde giden oyuncumuz bir elin parmaklarina bile yaklaşamiyor. Durum böyle olunca yine ekonominin bir diğer kurali ortaya çikiyor ve az olan değerlidir kurula ile yurt dişina transfer olan oyuncular boy boy haber oluyor. Fransaya giderken arkasindan su dökeni çok olmuş olacak ki Umut Bulut ülkeye döndü. Umut Bulut'un gidişi sonrasi Trabzonspor'da hücüm hattinda hedef santrafor haline gelen Burak Yilmaz ise gol kralliği sevinci yaşadi.
Beşiktaş - Gaziantep maçinda Tigana'nin sağ kanada yerleştridiği Burak'i izlerken hemen telefona sarilip İzmir'deki arkadaşimi aramiş Burak üzerine konuşmuştuk. Telefonu kapatirken ortak kani Beşiktaş'in ve milli takimin uzun yillar sağ kanat sikintisi yaşamayacaği şeklindeydi ki Konyaspor maçinda eli ile düzeltip attiği gol sonrasi hiç birşey olmamiş gibi sevinmesi pek çok kişinin gözünden düşürdü Burak'i.
Antalyaspor, Beşiktaş, Manisaspor, Fenerbahçe, Trabzonspor ya sonra?
Türkiye liginde gol krali olmuş, oyun karakterini oturtmuş, iniş ve çikişlarini belli bir standarta getirmiş, milli takimda süre almiş bir futbolcu Burak. Ve bu futbolcu artik Trabzonspor'da oynamak istemediği bildirdi. Sözleşmesinde yazan madde ile bonservis ücreti de 5milyon€. Yani Hasan Ali Kaldirim'dan 500bin€ daha pahali o kadar.
Peki talipleri kim Burak Yilmaz'in. 5milyon €'yu kredi kartina 24 taksit ödemek isteyen Lazio ve Biliç'i teknik direktörlüğe getiren Moskova'nin Lokomotif'i.
Her ne kadar yukaridaki cümlede bir küçümseme havasi varsa da asil anlatilmak istenen kendimizi gördüğümüz yer ile olduğumuz yer arasindaki fark.
Burak Yilmaz'in bu transfer döneminde ki durumu bize gösterdi ki biz iyi bir lig değiliz. Biz genç futbolcular için siçrama tahtasi olmasindan dolayi tercih edilebilecek bir lig değiliz. Biz en ufak sorununu kendi içinde çözen ve siyasetten icazet almayan bir lig değiliz.
Bir ülkede sezonun gol krali ve ayni zamanda oynadiği oyun ile de ligin kare asina giren bir oyuncuya yurtdişindan sadece 2 resmi teklif geliyorsa birşeylerin ters gittiğini kabul etme zamani geldi de geçiyor.
Katar öncesi son durak hatta bazen Katar yerine ikame edilebilecek bir lige sahip olmak pek çoğumuzun uykularini kaçiriyordur. Temcit pilavi gibi her yazida biraz değindiğimiz Finansal Fair Play'in ülkemiz takimlarini en fazla zorlayacak kurallarindan biri oyuncu maaşlarinin toplam gelirin %70'ini geçemeyecek olmasi. Durum böyle olunca yillik 2milyon € verdiğiniz bir oyuncu için üretmeniz gereken değer 2,85milyon €.
Gol kralini bile pazarlama konusunda sikinti yaşayan bizler için Arda'nin Atletico'ya gitmesini küçümsemek ahmaklik ile dangalaklik arasinda bir çizgi. Bu ülkenin en yetenekli ve gelecek vaad eden oyuncusu Atletico Madrid'e transfer olduğunda pek çok futbol sever Arda'nin gittiği takimi küçümsememiş miydi? Arda o sene UEFA kupasini kaldirdi ilk sezonunda.
Dev aynalari arasindaki yolculuğumuz devam edecek. Bazilarimiz bundan sikilip gerçeklerin farkina varacak belki ama kafasi kumda kiçi dişairda olanlarin da kafalarini oradan kaldirmak gerekiyor.
Heerenveen'nin Bas Dost henüz 23 yaşinda. Takimi ligi 64 puanla 5. sirada bitirip Avrupa Ligi playoff'u için vize alirken Bas Dost da 32 gol atti. Bir önceki sezon ise 13 gol bulmuştu. Hollanda gol kralini hemen 8milyon€ karşiliği Wolfsburg'a satti.
Baktiğimiz aynadan gördüğümüz ile bize dişardan bakanin gördüğü ayni değil. Ya aynamiz ya bize bakan hatali.
Kerem Akbaş
A.C.A.B.