| Hoşgeldin, Ziyaretçi |
Sitemizden yararlanabilmek için kayıt olmalısınız.
|
| Kimler Çevrimiçi |
Şu anda 85 aktif kullanıcı var. » (0 Üye - 84 Ziyaretçi) Bing
|
| Son Yazılanlar |
Kayserispor'un 2026-2027 ...
Forum: RSS Bağlantı Haberleri
Son Yorum: kayserispor.org
6 saat önce
» Yorum 0
» Okunma 8
|
Kayserispor'da Kombine Ge...
Forum: RSS Bağlantı Haberleri
Son Yorum: kayserispor.org
27.06.2026, 23:02
» Yorum 0
» Okunma 14
|
Kayserispor'da Kombine Ye...
Forum: RSS Bağlantı Haberleri
Son Yorum: kayserispor.org
27.06.2026, 13:35
» Yorum 0
» Okunma 15
|
Bilal Bayazıt, 5 Yılın Ar...
Forum: RSS Bağlantı Haberleri
Son Yorum: kayserispor.org
25.06.2026, 22:04
» Yorum 0
» Okunma 25
|
Kayserispor 2026-2027 Tra...
Forum: RSS Bağlantı Haberleri
Son Yorum: kayserispor.org
21.06.2026, 11:18
» Yorum 0
» Okunma 36
|
Kayserispor Teknik Direkt...
Forum: RSS Bağlantı Haberleri
Son Yorum: kayserispor.org
19.06.2026, 13:26
» Yorum 0
» Okunma 37
|
Kayserispor Teknik Direkt...
Forum: RSS Bağlantı Haberleri
Son Yorum: kayserispor.org
15.06.2026, 09:35
» Yorum 0
» Okunma 55
|
Kayserispor’da Bir FIFA D...
Forum: RSS Bağlantı Haberleri
Son Yorum: kayserispor.org
13.06.2026, 15:58
» Yorum 0
» Okunma 58
|
Kayserispor 2026-2027 Tra...
Forum: RSS Bağlantı Haberleri
Son Yorum: kayserispor.org
13.06.2026, 06:14
» Yorum 0
» Okunma 48
|
Kayserispor'da Yeni Sezon...
Forum: RSS Bağlantı Haberleri
Son Yorum: kayserispor.org
13.06.2026, 00:10
» Yorum 0
» Okunma 41
|
|
|
| GAZZE'NİN GÖZYAŞLARI |
|
Yazar: liberty - 04.08.2011, 01:00 - Forum: Videolar
- Yorum Yok
|
 |
Normalde sitede film paylaşimi, link verilmesi yasak. telif haklarindan dolayi ama;
Bu belgeselin yapimcilari daha fazla kişiye ulaşmasi için telif istemiyorlar. O yüzden yasak değildir diye düşünerek bu 1 saatten daha uzun belgeseli paylaşiyorum
Sizlerde paylaşarak destek vermez misiniz.
[YOUTUBE]http://www.youtube.com/watch?v=n0-ETNWe-Aw[/YOUTUBE]
|
|
|
| Çörekçi en iyi U-19 takımında!!! |
|
Yazar: Aykut38 - 02.08.2011, 21:31 - Forum: Güncel Spor Haberleri
- Yorum (2)
|
 |
Çörekçi en iyi U-19 takiminda
Romanya'da düzenlenen 2011 U19 Avrupa Şampiyonasi'nin ardindan UEFA, izlenmesi gereken en iyi 11'e bir Türk oyuncuyu da ekledi.
Romanya'da düzenlenen 2011 U-19 Avrupa Şampiyonasi'nin ardindan UEFA'nin resmi internet sitesi olan uefa.com, turnuvanin izlenmesi gereken en iyi 11 oyuncusunu seçti ve Türk oyuncu Kamil Çörekçi'de bu oyuncular arasinda yer aldi.
Bucaspor'da forma giten oyuncu Kamil Çörekçi, Avrupa Şampiyonasi'nda U19 Milli Takiminin oynadiği 3 maçta da görev aldi. Genç oyuncu, Milli Takim'in grupta üçüncü olup elenmesine rağmen turnuva boyunca iyi bir perfomans gösterdi.
Kamil ile ilgili bir de yorum yapan UEFA, İspanya karşisinda alinan galibiyette oyuncunun katkisinin en iyi takima seçilmesinde etkili olduğunu dile getirdi.
Şampiyona'da İspanya, normal süresi 1-1 biten maçin sonucunda Çek Cumhuriyeti'ni 3-2 yenerek şampiyon olmuştu.
goal.com
________________________________________________________________
Ben demiştim bu çocukta yetenek var diye. Hurma hemen el atsin diyecem ama çoktan devreye başka klüpler girmiştir.
|
|
|
| Van'da askeri araca saldırı |
|
Yazar: holigan_38 - 01.08.2011, 18:25 - Forum: Teröre Lanet
- Yorum (3)
|
 |
[COLOR="Black"]Van'in Başkale ilçesi Gedikbaşi köyü yakinlarinda konvoya ateş açildi. 3 asker şehit oldu, 3 asker yaralandi.
VAN'in Başkale İlçesi Gedikbaşi Köyü yakinlarinda, askeri araç konvoyu geçerken teröristlerce uzun namlulu silahlarla ateş açildi. Saat 16.00'da meydana gelen saldirida 3 asker şehit olurken, 3 asker yaralandi.
Saldiri sirasinda raslantiyla bölgeden geçmekte olan Başkale Kaymakami Bilgihan Bayer'in aracina da kurşunlar isabet etti. Saldirida Kaymakam Bayer ile 1 koruma görevlisi yaralandi. Hafif yaralanan Kaymakam Bayer ile koruma görevlisi Başkale Devlet Hastanesi'nde tedavi altina alindi. Yarali 3 asker ise helikopterle Van Asker Hastanesi'ne kaldirildi.
Bölgede geniş çapli operasyon başlatildi.
Faris BARAN/ BAŞKALE (Van)(DHA)
[/COLOR]
|
|
|
| Nadir Ciftci reportaj |
|
Yazar: 38AhmetK.K - 01.08.2011, 13:40 - Forum: Güncel Spor Haberleri
- Yorum (1)
|
 |
![[Resim: 284002_10150348536566177_138321046176_98...1785_n.jpg]](http://a2.sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc6/284002_10150348536566177_138321046176_9823814_4471785_n.jpg)
Henüz 19 yaşinda olmasina rağmen Hollanda ve İngiltere'de top koşturan, bu sezon ise Kayserispor'da forma giyecek olan genç milli golcü Nadir Çiftçi, "içimdeki takim her zaman Türkiye'ydi. İlk "Gel bizim için oyna" teklifini Hiddink'ten aldim ve "Benim gönlümde her zaman Türkiye var" dedi.
Türkiye Futbol Federasyonu'nun (TFF) TamSaha dergisinin Ağustos ayi sayisina röportaj veren Nadir Çiftçi, şunlari söyledi;
*Henüz 19 yaşindasin ama şimdiden Hollanda, İngiltere ve Türkiye gibi üç farkli ülkede top koşturdun. Ailenin Hollanda'ya göç edişinden başlayarak seni tanimak istiyoruz.
Babam Elaziğli. 15 yaşinda çalişmak için yalniz başina Hollanda'ya gitmiş. Bir ara Fransa'ya geçmiş, orada çalişmiş. Fransa-Hollanda arasinda bir süre mekik dokuduktan sonra Hollanda'ya yerleşmiş. Sonra Türkiye'ye gelip annemle evlenmiş. Ablam ve ben Türkiye'de doğduk. Bütün kaynaklarda Hollanda doğumlu olduğum yaziyor ama Elaziğ'da doğdum. Hollanda'ya gittiğimizde 2 yaşindaydim.
*Futbola kaç yaşinda ve nasil başladin? Sendeki yeteneği ilk keşfeden kim oldu?
Sanki annemden topla doğmuş gibiydim. Kendimi bildim bileli topa vuruyorum. 5-6 yaşima geldiğimde evime 5 dakika mesafedeki bir futbol okuluna yazildim. O zamanki düşüncem sadece top oynamak ve eğlenmekti tabii ki. Bu arada eğitim zorunlu olduğu için okula da gittim ama önceliğim her zaman futboldu. 15 yaşina geldiğimde okulumdan da mezun oldum. Futbolculuğumun yani sira muhasebeciyim. Babam sebze-meyve toptanciliği yaptiği için benim de kendisine yardimci olmam amaciyla muhasebe okumami istemişti ama ben yolumu futbolcu olmak üzere çizmiştim.
*Baban futbol oynamani nasil karşiladi?
Babam hep yanimda oldu. Bunu mecazi anlamda söylemiyorum. Futbolcu olarak nereye gidersem gideyim babam hep oradaydi. İngiltere'ye gittiğimde de Kayserispor'a geldiğimde de hep benimle birlikteydi. Kamplarda, maçlarda beni hiç yalniz birakmadi.
*Mahallenizin takimindan Den Haag'a geçişin nasil oldu?
Dediğim gibi çok hareketli bir çocuktum, sürekli top oynar, evde camlari kirardim. Babam da bu duruma sinirlenirdi. Bir keresinde o kadar kizdi ki futbol okulundan aldi. Ama ben israrlarimi sürdürdüm ve amcam bir kez daha beni ayni takima yazdirdi. Sonrasinda bir amatör takima, oradan da Den Haag'a geçtim. Aslinda 3 yildir da Feyenoord'da staj görüyordum. Fakat Feyenoord işi sürüncemede birakinca, evimize çok yakin olan Den Haag'in teklifini kabul ettim. Arkadaşlarim da hep Den Haag'da oynuyordu. 5 yil boyunca Den Haag'in altyapisinda kaldim.
*Altyapi eğitiminin büyük bölümünü Den Haag'da aldiğini biliyoruz. Bize Hollanda'daki altyapi sisteminden biraz söz eder misin? Bu eğitimde öne çikan neler var?
Aslinda futbol öğrenmeye Den Haag'da başladiğimi söyleyebilirim. U14 ve U15 takimlarindaki hocalarim sayesinde futbolun temellerini aldim. U15'teki hocam beni sadece takim kaptani yapmakla kalmadi, futbol gelişimime de büyük katkilarda bulundu. Çarşamba günlerimiz boş olurdu ama o beni okuldan çağirir ve özel antrenmanlar yaptirirdi. Kendimi farkli hissetmemi ve futbolcu olacağima inanmami sağlayan da o hocamdi.
TÜRKİYE'YE İKİ GOL ATMIŞTIM!
*Portsmouth seni henüz 15 yaşindayken transfer etti? O yaşta seni kim ve nerede keşfetti? Hollanda'dan İngiltere'ye gidişin ilginç olmali.
Den Haag'da ilk 6 ay dişinda hep kendimden 1-2 yaş büyüklerle oynadim. U15'te Hollanda Millî Takimi'na seçildim. Hatta o dönemde Türkiye ile iki maç yapmiş, birinde 4-1, diğerinde de 3-1 yenilmiştik. O iki maçta da Hollanda'nin gollerini ben atmiştim. Hocamiz "Bütün goller Türklerden" diye espri yapmişti. Bugünkü takim arkadaşlarimin hemen hemen hepsini o günlerden taniyorum. Hollanda U16 Millî Takimi ile İngiltere'ye karşi oynadiğimiz bir maç vardi. Onlari yenmiştik ve ben de oldukça iyi oynamiştim. Orada göze çarptim. Portsmouth'a gidişim ise o gün başlayan uzun bir hikâyenin sonucuydu.
*O uzun hikâyeyi dinleyebiliriz.
Aslinda İngiltere maceramin başinda Portsmouth gündemde yoktu. Beni isteyen takim Bolton'du. Ben de babam ve menajerlerimle yaptiğim konuşmalarda "Sadece bir isteğim var, o da Premier Lig'de oynamak" diyordum. En büyük hayalim İngiltere Ligi'nde futbol oynamakti. Babam bir gün Bolton'un resmi teklifiyle karşima geldi ve "Al işte sana Bolton" dedi. Ağzim açik kaldi, gözlerim doldu, "Bavullarimizi toplayip gidelim" dedim. O süreçte bir gün babam telefonla aradi ve "Okuldan antrenmana kendin git" dedi. Oysa her gün o beni alir, kulübe götürürdü. "Çok yorgunum, gel sen beni al" dediğimde, "Gelemem çünkü Manchester'de, City kulübündeyim" cevabini verdi. Tugay Kerimoğlu'nun menajeri ve Tuncay Şanli ile de görüşmüş. Bir hafta sonra beni de yanina aldi, Manchester City'ye birlikte gittik. Tesisleri gezdik, antrenmanlari izledik. Gerçekten de müthiş tesisleri vardi. Bu sirada menajerim de Manchester'e geldi ve "Çok güzel bir problemimiz var, Arsenal de seni istiyor" dedi. Benim için dünyada iki kulüp var; biri Real Madrid, diğeri Arsenal. "Ne bekliyoruz, hemen gidelim" dedim tabii. Ama babam beklememizi istedi. Bu arada beni Sven-Göran Eriksson'la görüştürdüler ve kafam karişti. Çünkü Arsenal'de altyapiya gidecektim, City'de ise benimle ilgilenen adam Eriksson'du. Manchester'de A takimda oynayip sonra Arsenal'e gidebilirdim. Bunun üzerine City'de karar kildik ve Arsenal'e teşekkür ettik. Ama bu sirada City'nin Taylandli patronu Eriksson'u görevden aldi ve ben hem City'den hem de Arsenal'den oldum. O süreçte West Ham ve Portsmouth'un teklifleri geldi, ben de daha cazip olan Portsmouth'un teklifini kabul ettim.
GERİ DÖNMEK İSTEDİM
*15 yaşinda ailenden uzaklaşip başka bir ülkeye gitmek senin için zor olmadi mi?
O yaşta İngiltere'de tek başina yaşamak bana önemli bir hayat tecrübesi katti diyebilirim. Babam imza törenine katildi ve 1 hafta sonraki maçimi izlemeye gelmek üzere Hollanda'ya döndü. Portsmouth'un çok güzel tesisleri var ama Türkiye'deki gibi oyuncularin yatip kalktiği tesisler değil. Onlar genç oyuncularini İngiliz ailelerin yanina yerleştiriyor. Ben de bir takim arkadaşimla birlikte bir ailenin yanina verildim. Bu arada İngilizcem de yok. Evin annesi bana ne sorsa ya yes diyorum ya da no. Sikildim tabii. Annemi aradim ve telefonda, "Geri gelmek istiyorum" diye ağlamaya başladim. Bunun üzerine babam yanima geldi ve bir hafta benimle kaldi. Sonrasinda 1 hafta Danimarka'da kamp yaptik. Menajerimiz Harry Redknapp'ti. Kadroda Crouch, James, Diarra, Defoe gibi oyuncular vardi. Kamptan döndükten sonra genç oyuncularla gezmeye çiktik. Bu sirada altyapidaki teknik direktörümüz aradi ve bana bir şeyler söylemeye başladi. İngilizce bilmediğim için telefonu yanimdaki arkadaşima verdim. Hoca, "Hemen eşyalarini toplayip gelsin, A takima çikacak" demiş. O sirada 15 yaşindayim ve nasil heyecanlandiğimi anlatamam. Takimin otobüsüne bindim, yanimda Campbell, arkamda Defo, karşimda James oturuyor. Redknapp yanima geldi, "Seni son 20 dakikada oynatmak istiyorum. Heyecanlanmana gerek yok. Danimarka'da neler yaptiysan burada da aynisini yapacaksin" dedi. İkinci yari öncesi hoca bana "Defoe'yi iyi izle, onun yaptiği koşulari yapmaya çalişacaksin" dedi. Isinmaya başladim ama dizlerim heyecandan birbirine vuruyor. Bu arada Redknapp da beni oyuna sokmadi ve maçtan sonra da "Skoru riske etmek istemedim. Maçi kaybetsek sen de baski altina girebilirdin" dedi. O günden sonra haftada iki gün A takimla idmanlara çikmaya başladim.
*Portsmouth'taki geleceğin parlak gibi görünüyormuş başlangiçta...
Redknapp takimda kaldiği sürece A takim kadrosunda yer aldiğim maçlar oldu. Ama o Tottenham'a gidip takim Tony Adams'a kalinca ben sadece antrenmanlara çikmaya başladim. Adams da gidince beni Portsmouth'a alan altyapi sorumlusu Paul Hart takimin başina geçti ancak inanilmaz bir şey oldu. Bana o kadar güven ve emek veren Hart, o günden sonra adeta beni tanimadi, A takim antrenmanlarina bile almadi. Hatta A2'de bile A takim oyuncularini oynatmaya ve beni o takimda bile yedek birakmaya başladi. Sonra da Hart da kovuldu ve yerine gelen Avram Grant beni yeniden A takim idmanlarina aldi. Aston Villa maçinda da yedektim. Hatta o dönemde oynayacağimi bile düşündüm. Bu arada geçtiğimiz sezon ABD'ye kampa gittik ve 4 hazirlik maçinda da A takimda 90 dakika oynadim. Sezonun başinda ilk kupa maçinda bir gol attim. Ardindan evimizde oynadiğimiz ilk maçta da gol attim. 5-6 hafta benim için çok iyi geçti ama Grant takima takviye için tecrübeli oyuncular transfer etti. Benim de oynama sürelerim düşmeye başladi. Bu arada sezon sonunda da sözleşmem bitiyordu ve uzatmak istediler. Ben de "Tamam, olabilir" dedim. Menajerim Portsmouth'la görüştükten sonra başka kulüplerle de temas kurdu ve teklifleri değerlendirmeye başladi. Bu durum kulübü hiç memnun etmedi ve sözleşme imzalamadiğim için beni oynatmamaya başladilar. Bir an önce imza atmami istiyorlardi. Bir maçta takimin yarisi sakatti. Oyunun son 20 dakikasinda menajerimiz beni yanina çağirdi ve "Seni oynatacağim ama imza atacağina söz ver" dedi. Futbol oynayabilmeyi o kadar çok istiyordum ki, kafami eğip "Söz" dedim. Çenemden tutup kafami kaldirdi ve "Gözlerime bakarak söz ver" dedi. Ben de sözümü tekrarladim. Böylece 20 dakika oynama firsati bulabildim. Ama yine de sözleşmeyi imzalamadim ve hocama da bu sözü sadece futbol oynamak için verdiğimi anlattim. Beni anladi ve darilmadi. Aramiz iyi kaldi. Ona da bana anlayiş gösterdiği için çok teşekkür ediyorum.
*Portsmouth'la sözleşmen bitti ve sen Kayserispor'u tercih ettin. Peki, teklif yapan başka kulüpler de var miydi?
Aslinda sadece Türkiye'den değil, İtalya, İspanya ve Almanya'dan da beni isteyen kulüpler vardi. En fazla teklif ise Türk kulüplerinden gelmişti.
*Bir ara Fenerbahçe ile de adinin geçtiğini biliyoruz. Neden diğerlerini değil de Kayserispor'u tercih ettin?
Kayserispor bir proje takimi. Genç oyunculara çok fazla şans veren bir kulüp. Şota Arveladze de çok genç ve başariya aç bir teknik adam. Sanki hâlâ futbol oynayabilecekmiş gibi duruyor. Ben de böyle bir takimin içinde olmak ve sürekli oynamak istedim. Fenerbahçe'ye gitseydim kaç maç oynayabilirdim bilmiyorum ama Kayserispor'da daha fazla şans bulabileceğimden eminim. Üstelik Kayserispor da son yillarda futbola yaptiği yatirimlarla şampiyonluğa oynayabilecek bir kulüp olduğunu kanitliyor.
*Bir çok oyuncu altyapi döneminde forvet olarak başliyor ama sonra giderek bir stopere hatta beke bile dönüşebiliyor. Peki sen başladiğin günden bu yana bir forvet oyuncusu musun?
Hayir. Sol bek hariç her mevkide oynadim. Kalecilik bile yaptim. Bir turnuvada kalecimiz kirmizi kart görmüştü, orada kaleye ben geçtim. Aslinda santrfor başlamiştim ama Den Haag'a transfer olmadan önce bir sezon stoper oynadim. Den Haag'dan teklif aldiğimda, "Hangi pozisyonda oynatacaksiniz?" diye sordum çünkü forvet oynamak istiyordum. Beni santrfor olarak düşündükleri cevabini alinca, "Tamam" dedim. Ama Den Haag'daki ikinci sezonumda başka bir hocanin yönetiminde santrfor hariç sağ bek bile oynadim. Ertesi sezon başka bir teknik adamin yönetiminde santrfor oynadim ve sonra da öyle devam ettim.
*Dünya futbolunda farkli forvet tipleri var. Kimi tek vuruşçu golcüdür, kimisi inanilmaz driplingler yapar, kimi uzaktan çok iyi şut atabilir, bazisi kafasini iyi kullanir, bazilari da savunmayi en önde başlatan santrforlardir. Sen kendini hangi tip golcü sinifina koyuyorsun?
Kafa toplarinda iyiyim, iyi şut attiğimi söyleyebilirim, gol vuruşlarinda başariliyim ve topu iyi saklayabilirim. Ama Rooney gibi sahanin her yerine koşan, orta sahadan top alan bir santrfor tipi değilim. Ben daha çok Drogba ya da Ibrahimoviç tipinde bir golcüyüm.
*Futbola başladiğinda bir idolün var miydi?
Başlangiçta Brezilyali Ronaldo benim için benzemek istediğim tek oyuncuydu. Şimdi ise Drogba ve Ibrahimoviç'i çok beğeniyorum.
HİDDİNK'TEN KULAĞA KÜPE
*Yaşin henüz çok genç ve gelişime açik bir oyuncusun. Kendinde eksik gördüğün yönler var mi? Bunlari gidermek için neler yapiyorsun?
Sol ayağimi daha iyi çaliştirmam gerekiyor. Bir santrfor olarak top her türlü pozisyonda gelebilir. Golü atmak için her iki ayağinizla da topa iyi vurmaniz gerekiyor. A Millî Takim'a çağrildiğimda, Hiddink Hocam bana o güne kadar hiç söylenmemiş bir şey söyledi; "Zinedine Zidane hiç defans yapmazdi ama öyle bir yerde dururdu ki, defansif görevini yerine getirmiş olurdu. Sen de saha içinde durduğun yeri ayarlamayi ve bu şekilde takim savunmasina katki yapmayi öğrenmelisin" dedi.
*Futbola seninle birlikte başlayan pek çok çocuk bugün bambaşka işler yapiyor. Sen sahada kalmani ve iyi bir oyuncu olmani hangi özelliklerine borçlusun?
Öncelikle dişini sikip devam edeceksin. Çünkü her futbolcu hayatinda çok ciddi problemler yaşar. O noktalarda pes etmeyeceksiniz. Sonuna kadar şansin gelmesini bekleyeceksiniz ve geldiğinde de o şansi kullanabilmek için hazir olacaksiniz. Ben de bütün zorluklara inatla dişimi siktim. En önemli özelliğim de inatçiliğim diyebilirim.
*Daha önce Turkcell Süper Lig'i izliyor muydun?Burada oynanan futbol hakkinda ne düşünüyorsun?
İngiltere'ye gitmeden önce Hollanda'daki evimizde çanak antenimiz sayesinde Avrupa'nin bütün liglerini takip ederdim. Buna Türkiye Ligi de dâhildi. İngiltere'ye gittikten sonra ise böyle bir imkânim olmadi ama yine de iyi maçlari internetten izlemeyi sürdürdüm. Derbileri, kupa finallerini mutlaka izlerdim. Bence Süper Lig sürekli gelişen bir lig ve buraya çok kaliteli oyuncular geliyor. Benim için Süper Lig Hollanda'dan çok daha iyi. Bir kere daha hizli ve tempolu oynaniyor. Seyircinin sahaya etkisi çok daha yüksek.
*Millî Takim tercihin de oldukça ilginç gelişmelere sahne oldu. Guus Hiddink tarafindan direkt Hollanda maçinin A Millî Takim kadrosuna davet edildin ve geldin. Daha önce de Hollanda'nin genç millî takimlarinda oynamiştin. Başlangiçtaki Hollanda tercihinin nedeni neydi? Türkiye o dönemde seni keşfedememiş miydi?
12-13 yaşlarinda Hollanda'da genç millî takimlar için bölge seçmeleri başlar. Hollanda'dan teklif aldiğimda Türkiye'nin benden haberi yoktu. O dönemde benim için sadece Hollanda vardi. Türkiye'ye karşi oynadiktan sonra ise bana "Türkiye'yi tercih eder misin?" diye sordular ama hiçbir kampa davet edilmedim. O dönemde de içimdeki takim her zaman Türkiye'ydi. İlk "Gel bizim için oyna" teklifini Hiddink'ten aldim ve "Benim gönlümde her zaman Türkiye var" diyerek geldim. Açikçasi davet aldiğimda da iki duyguyu bir arada yaşadim. A Millî Takim'a seçildiğim için büyük bir mutluluk duydum. Bir yandan da benim bugünlere gelmeme en büyük katkiyi yapan babam o dönemde hacdaydi ve mutluluğumu onunla paylaşamamanin üzüntüsünü yaşadim. Maça da gelemedi. İlk maçimin Hollanda'ya karşi olmasi da çok farkli bir anlam taşiyordu benim için.
*Türkiye'yi tercih etmiş olman Hollanda'da nasil karşilandi?
Ailemin çoğu Hollanda'da. Arkadaşlarimin büyük bölümü de orada. Herkes benden maç için bilet istedi. Sağ olsun Hamit ağabey bu konuda yardimci oldu. Akrabalarim, arkadaşlarim beni görmek için otele kadar geldi, içeri giremediler ama beni camdan görmek bile onlari mutlu etti. Tabii ben de büyük bir gurur duydum. O maçta oynayamasam da orada olmak bile benim açimdan çok farkli bir tecrübeydi.
*Gelecekle ilgili nasil hayaller kuruyorsun? Kariyer planlamanda neler var?
Öncelikle Kayserispor'da ilk on bir oyuncusu olmak ve iyi sezonlar yaşamak istiyorum. Kariyerim boyunca Türk Millî Takimi'na hizmet etmek amacindayim. Başta da söylediğim gibi çocukluğumdan beri hayalim bir gün Arsenal veya Real Madrid'de oynamak. Ama nihayetinde futbol hayatimi yine Türkiye'de noktalamak isterim.
*Arkadaşlarin senin nasil bir insan olduğunu düşünüyor? En belirgin karakteristik özelliğin nedir?
Sempatik, komik, çok konuşan (gülüyor), her zaman enerji ve mutluluk dolu bir insanim. Aile sorunlari dişinda kolay kolay hiçbir şey benim keyfimi kaçiramaz.
Sporx.com
|
|
|
| Shota:''Sakatların sayısı arttı'' |
|
Yazar: Hasan Kaan Aral - 01.08.2011, 12:46 - Forum: Güncel Spor Haberleri
- Yorum (7)
|
 |
Kayserispor Teknik Direktörü Şota Arveladze, liglerin ertelenmesinin kendileri açisindan hem olumlu, hem olumsuz yönünün bulunduğunu söyledi.
Hollanda'daki kamp döneminde sakat futbolcu sayisinin arttiğini, bu nedenle sakatlarin dönmesi açisindan liglerin ertelenmesinin kendilerine zaman kazandirdiğini ifade eden Şota, AA muhabirine yaptiği açiklamada, şunlari söyledi:
''Sakat futbolcularimizin sayisi artti. Şu an takimda 9 sakat futbolcumuz bulunuyor. Ayrica, milli takima ve Copa Amerika'ya giden oyuncularimiz kamp döneminde bizimle birlikte olamadi. Bu oyuncularimizin takima adapte olmasi için zamana ihtiyacimiz var. Bu nedenle, liglerin ertelenmesi sakat futbolcularin ve kampa katilmayan oyuncularin aramiza katilmasi için bize zaman kazandirdi.''
Lig başlayana kadar yaklaşik 1 aylik daha kamp dönemi geçirecek olmanin olumsuz yönünün bulunduğunu da dile getiren Şota, bu sürenin futbolcularin konsantrasyonunu olumsuz etkilediğini kaydetti.
Liglerin ertelenmesiyle futbolcularda başlayan konsantrasyon bozukluğunu AZ Alkmaar ile yaptiklari hazirlik maçinda fazlasiyla hissettiklerini anlatan Şota, şöyle devam etti:
''Liglerin ertelenmesi sakat futbolcularin aramiza katilmasi için bize zaman kazandirdi ancak futbolcularin motivasyonunu bu kadar uzun süre korumak kolay değil. Daha önümüzde çok zaman olduğu düşüncesi futbolcularin motivasyonunu olumsuz etkiliyor. Bu olumsuzluğu önlemek için yeni program hazirlamaya çalişiyoruz. Lig başlayana kadar 4-5 hazirlik maçi daha yapmak istiyoruz. 5-6 takimin katilacaği turnuva yapma düşüncemiz var. Ya da Avrupa'da 2 gün antrenman ve 1 hazirlik maçi yapip dönebileceğimiz kisa süreli program düşünüyoruz. Hazirlik maçi yapmak için yükselişte olan, oturmuş takimlar ariyoruz. Böylece, oyun sistemimizi daha da oturtmaya çalişacağiz. Lig başlayana kadar yeni oyuncularin uyum sorununu çözüp hazir olmayi hedefliyoruz.''
Kaynak: maraton.com.tr
|
|
|
| Mariachi(Röportaj) |
|
Yazar: muptela_38 - 31.07.2011, 20:32 - Forum: Tanışma & Kaynaşma
- Yorum (22)
|
 |
öncelikle hoş geldiniz
Hosbulduk. Ben de öncelikle vakit ve emek harcayarak Kayserisporlular için zahmete girdiginiz için size çok çok
tesekkür ederim.
-İsminiz?
Mehmet Ergün
-yaşiniz?
26
-Tahsil durumunuz?
Üniversite. Türkçem çok iyi degil o yüzden tercümesi nedir bilmiyorum ancak ingilizcesi Business Administration. Isletme gibi birsey diyelim. Bunun yaninda Psikoloji bölümünden de dersler aldim.
-Evlimisiniz bekarmi?
Bekar
-Nerede ikamet etmektesiniz?
Hollanda’nin Enschede sehrinde kaliyorum. Böyle çogunuz tanimaz galiba ama FC Twente takiminin sehri. 2000 yilinda havai fisek patlamasi olmustu belki haberlerden hatirlayanlar olur.
-Kayseri’mizin neresindensiniz?
Pinarbasiliyim
-Ne işle meşgulsünüz ?
Tahsilimi bitirmek için Philips sirketi için bir tez yazmakla mesgulum.
-Forumda kullanici adinizi tercih etme sebebiniz?
Biraz karisik Mariachi Latin-Amerika’dan gelme bir kelime, sokaklarda insanlari eglendirmek için gösteri yapanlarin ismi. Cangelem de öyle biraz, meydanda bizleri eglendiriyor. Ayni zamanda El Mariachi isminde bir film var. Bu film gayet basarili ve bütçesi sadece ve sadece 7.000 dolar. Bu da biraz Kayserispor’u andiriyor. Kisitli imkanlarla büyük seyler yapmaya çalismak, karpuz kabugundan gemiler yapmak..
-Forum üyelerimizle paylaşmak isterseniz ve eðer varsa Facebook/Twitter v.b Sosyal paylaşim siteleri kullanici isminiz.
http://twitter.com/#!/mrrgun
-Lakabiniz varmi Varsa nedir ?
Yok
-Sizi en çok utandiran olay nedir?
Çok seyler olmustur ama aklima su geldi; Almanya’dan yatili misafir gelmisti, ev bayagi doluydu. Gece su dökmek için tuvalete inmeye niyetlendim, ama her odada misafir yattigi için mümkün oldukça sessiz inmeye çalistim hirsiz gibi. Benden önce misafir amca girmis tuvalete, o da insanlari uyandirmamak için isigini açmamis. Tam ben kapiya yaklastigimda amca gaza basti ve derin yankilanan bir ses olustu. O sok ile herkes uyuyorken gülme krizine girdim ve kahkaha ata ata yatagima kostum. Herkesi de uyandirmis oldum.. Amcanin ‘gazina’ gelmis olduk
-Sizi en çok mutlu eden olay nedir?
Çok klasik olacak ama ailemin ve sevdiklerimin mutlu oldugunu görmek. Ve tabii ki Kayserispor.
-Hayatta en çok pişmanlik duyduğunuz şey?
Bazi insanlara iyi niyetimde inat ederek hak ettiklerinden çok daha fazla deger vermem.
Hayatta iyiki yaptim dediğiniz şey?
Içimden geldigi için yaptigim her sey. Dogru oldugunu düsünerek hesap kitap tutmadan yapilan her sey için söyleyebilirim. Kurguladigim bir sonuca ulasmak için degil de tüm kalbimle dogru olduguna inandigim için yaptigim hersey. Yolda giderken otoban çikisini kaçirip 20 km fazla yapsan söve söve zor gidersin o mesafeyi. Ama Kayserispor için 500 km yapmak sanki oturma odasindan mutfaga geçmek gibi geliyor.
-En beğendiğini ve beğenmediğiniz huyunuz?
Kötü huylarim: Biraz inatçiyimdir, biraz da tembel. Genelde sakin bir insanimdir ama aniden çok sinirlenebilirim. Karamsarligi da ekleyebilirim. Beraber maç izledigim arkadaslar bilir bazen a-acayip karamsar olabilirim.. Begendigim huyum ise sikintili durumlarda sabirli olabilmem.
Gelecek için hedeflerin düþüncelerin ve projelerin nelerdir.
Bugüne kadar benim için bir çok fedakarlik yapan sevdiklerime bunlarin karsiligini verebilmek en büyük hayalim.
-Hobilerin/Fobilerin?
Futbol, Müzik, Film ve Gezi. Plan yapmadan öyle günlük karar verip degisik yerleri gezmeyi çok severim.
Futbol’un yeri tabii ki ayri. Rahmetli babam beni 7 yasimdayken Hollandali bir amatör kulubün alt yazisina kayit ettirdi. Bu takimda 16 yasima kadar oynadim. 12 yasima kadar sag açik oynadim. Bir gün forvetimiz sakatti ve hocamiz yoktu. Bir üst yas grubunun hocasi bizi maça hazirladi. Beni o maç forvet oynatti ve 5 gol attim, sonra da hep forvet oynadim.16 yasimda düzenli olarak kulüp bazinda futbol oynamayi biraktim. Daha sonra arkadaslarla bir takim kurduk ve 2
sezon bir Italyan amatör kulübünde futbol oynadik. Arkadaslar evlenip barklaninca idmanlar fazla yük oldu ve tekrar ara verdim. 2 sene once Hollanda genelinde en üst klasmanda oynayan Türk amatör kulüplerinden birinde yöneticilik yaptim. Sahalari özleyince ayni kulüpte U15 takiminin hocaligini yaptim. Simdi yine pasif durumdayim
-Aşk mi para mi Neden?
Ask tabii ki. Dünya’daki en güzel seylerin, en çok mutluluk veren olaylarin fiyati yoktur, hiç bir parayla satin alamazsin. Maddi durumu çok kötü insanlar taniyorum, harcayacak yer bulamayacak kadar zengin olan insanlarla da tanistim. Allah kimseyi açlik ile terbiye etmesin ama parasi olanda olmayanda bu dünyada huzur istiyor, onunda fiyati yok.
Doğduğun yermi doyduğun yermi değerlidir senin için? neden?
Büyüklerimiz bir seçim yapmis ve biz de bunun devamini yasiyoruz. Çogu yasitlarim burda 3. Nesil Türklere dahil ancak ben 2. Nesildenim. Dogrusunu söylemek gerekirse burdaki yasam hiç bir zaman Kayserimdeki tadi vermiyor. Bu yüzden ümit ediyorum bir gün oraya dönecegim. Ömrümün sonuna kadar burda yasamayi düsünemiyorum.
-Bir cümle ile aşki tanimlamani istesek
Dilim dönmez o kadar Es, arkadas, is veya herhangi bir seye duydugu ask’tan yola çikarak hareket etme cesaretini gösteren herkese saygi duyarim.
Sarişin mi Esmer mi ?
Hepsinin kendine has bir özelligi var..
-Hangi tür müzikten hoşlanirsin/ Kimleri dinlersin?
Pop müzikle hiç aram yoktur. Genelde türkü dinlemeyi severim.. Erkan Ogur, Incesaz, Baris Manço gibi.
-En sevdiğin yazar ve kitap?
En sevdigim sair tartismasiz NFK
-Yaninizdan ayirmadiğiniz olmazsa olmaziniz?
Var öyle birsey ama izninizle kendime saklamak isterim
-En beğendiğin film ve aktör/aktrist?
En begendigim filmler: Snatch, The Green Mile, The Shawshank Redemption, Meet Joe Black, Donnie Brasco, In Bruges..
-Kolay bağişlarmisin /Kin tutarmisin?
Kolay kizip küsebilirim ancak ayni kisinin iyi niyetini gördügümde çok da kolay barisirim.
-Alkol sigara v.b alişkanliklariniz varmi_
Çok güzel bir yemekten sonra demli bir çay ve tatli sohbet esliginde sigaraya hayir demem. Maç bakarken de demem Ama aliskanligim yok. Içmesem de olur.
-Yalnizlik hakkinda neler düşünüyorsun?
Yanlizligi seviyorum ve zaman zaman yanliz kalmaya ihtiyacim var. Gerçi artik cep telefonun yanindaysa yanliz diye bir sey söz konusu degil. Tüm dünya parmaklarinin arasinda. Sokakta gezerken veya atiyorum otobüste yanlizken sürekli biriyle irtibat halinde olmaya çalisan insanlari anlamiyorum. Sanki bir yere yanliz gitmek veya o an yalniz olmak utanilacak birseymis gibi davraniyorlar. Ben tam aksine yalniz oldugum anlardan çok keyif alabiliyorum. Yalniz olmadigim anlarin muhasebesini yapma firsatim oluyor.
-Hiç birisi için ağladinizmi_
Tabii ki. Aglamak iyidir
-Geçmişte yaşamak isteseydiniz kim olmak isterdiniz? Neden?
Imam Samil döneminde Kafkasya’da yasamak isterdim.
-Yapmaktan en çok hoşlandiğin şey?
Gezmeyi, müzik dinlemeyi, film izlemeyi çok seviyorum. Ama en çok hoslandigim sey Kayserispor ile alakali olan hersey. Hangi sehir oldugunu hatirlamiyorum ama büyük ihtimal Essen’di. Üniversite’den bir ders için arastirma yapmak için gitmistik. Oteldeki yemegi begenmeyince Türk lokantasi bulduk. Içerde bir kaç kisi haril haril çalisiyor, biz de servisin geç kalmasindan dert yaniyorduk. O ara duvarda asili Kayserispor atkisini gördüm. Vay anam babam diye bir lafa daldik ki mekan sahibi ile 1,5 saat konusmusuz. En sonunda benim okuldan arkadaslarim ve mekan sahibinin esi isyan etti ve muhabbeti kesmek zorunda kaldik. Mekan sahibinin esi: “Bu adam böyle iste. Konu Kayserispor olunca isi gücü unutur..” demisti. Buna cevaben benim arkadaslarim, “Evet bizim Mehmet de ayni öyle iste demisti..”
-İzlemekten keyif aldiğiniz tv proğramlari?
Türk kanallarinda bir kaç spor yorumcusunun katildigi programlar hariç düzenli olarak izledigim pek bir sey yok.
-Televizyon yapimcisi olsaniz yapmak istediğiniz program ne olurdu ?
Türk futbolunun gerçeklerini konusan ve 3 büyütülmüs degil futbol odakli bir program yapmak isterdim. Insanlari kendi degerlerine sahip çikmayi, kendi sehir takimlarini tutmayi tesvik edecek seyler anlatmak isterdim. Sadece tv ekranindan tanidiklari takim için kendilerini bu kadar yirtmanin ne kadar saçma oldugunu anlatmak isterdim.
Kayseri denince akliniza gelen nedir?
Kayserispor
-Aşağidaki sifatlar senin için ne ifade ediyor/kisaca tanimlarmisin?
AŞK: Bir seylere ask besleyebilmek hayata her seye ragmen tutunmaktir
SEVGİ: Sevgi kazanmasi en zor, kaybetmesi en aci, sahip olmasi en güzel seylerden biridir. Sevgi ugruna yapilan birseyden asla pismanlik duymazsin.
HAYAT: NFK der ki: Gönlüm ne dertlidir, ne de bahtiyar;Ne kendisine yar, ne kimseye yar,Bir rüya ugrunda ben diyar diyar,Gölgemin pesinden yürür giderim..
DOSTLUK:Iyisi ölümden kurtarir kötüsü ölüme sürükler..
PARA:Hayatinda seni mutlu edebilecek seyleri yapabilmek için sadece araç olabilir. Seni mutlu edemez asla.
ÖLÜM: NFK der ki: Bu dünyada renk, nakiş, lezzet, ne varsa küsüm;
Gözümde son marifet, Azrâile tebessüm...
İŞ:Severek yapildiginda seni ömür boyu serbest birakabilecek bir sey. Sevmeden yaparsan yasamak için mecburiyet.
DİN: “Biz Allah’in boyasiyla boyanmisiz. Allah’tan daha güzel boyasi olan kim? Biz ona kulluk edenleriz..” Bakara sûresi, 138.
VATAN: Miras
- Dünya futbolunda hayrani olduğunuz 3 takim?
Barcelona, 1974 Hollanda milli takimi.
-Dünya futbolunda faal ve futbol hayatini sonlandirmiş futbolcular arasinda en sevdikleriniz?
Çoook. Zizou, Batigol, Ronaldo (gerçegi tabii), Gary Lineker, Dennis Bergkamp. Aktif futbolculardan mesela Messi, Xavi, Gerrard
-Kayseri’de en sevdiğiniz yerler?
Kayserispor için bulundugum yerler beni en çok heyecanlandiriyor
-Birisi Size Kayseri’yi Ve Kayseriliyi sorsa ne cevap verirsiniz nasil anlatirsiniz?
Olayi her halukarda Kayserispora baglarim
-Dünya Futbolunda en cok beğendiğiniz teknik direktör?
Pep Guardiola
-Süper Lig’de olmasini istediğiniz Bank Asya ve 2.Lig Takimi ve neden? ( Erciyesspor hariç tabiî ki )
Taraftari olan takimlar olsun. IBB, Gençlerbirligi, Kasimpasa gibi uyduruk takimlar olmamali.
- Neden Kayserispor/Erciyesspor
Memleket meselesi
- Tanidiğiniz en has Kayserisporlu/Erciyessporlu? ( forum harici'de olabilir tabiki)
Kayserispor için elini tasin altina koyan herkes en has taraftardir benim gözümde. Isim vermem gerekirse yillardan beri en az günde bir kaç kez Tarik (cilginlar_38) ve eski adminlerden çetin abi ile Kayserispor konusunda haberlesiriz.Kiz arkadasim artik kizmaya baslamisti benim mesajlarimi o kadar cevap vermiyorsun diye Arkadaslarla otururken zirt pirt mesajlasirim, oooo yenge mi derler, ekrani gösterince ulan Kayserispor diye kafayi yicen bir gün derler
- 2010/2011 Sezonunda Kayserispor'umuz ve K.Erciyesspor'umuzda sizce en başarili futbolcular kimlerdir?
Hasan Ali, Selim Teber ve oynadigi kadar Amisulashvili. Aleks son yillarda ligimizde gördügüm açik ara en iyi stoper.
- 2010/2011 Sezonunda Kayserispor'umuz ve K.Erciyesspor'umuzda hayal kirikliğiyaratan futbolcular?
Kötü performans sergileyen elemanimiz çok oldu ama en büyük hayal kirikligi tabii ki Cangele’nin sakatlanmasi oldu.Kulüp bazinda yaptigimiz tffýe tesekkür açiklamasi beni inanilmaz üzdü.. Maç kaybedince 2-3 gun spor program izleyemem, bu açiklamadan sonra artik bir ay spor kanali açmam herhalde. Su son olaydan sonra gerçekten tiksindim
bazi seylerden. Kahvede orda burda dalga geçiyordum fenerliler ile, simdi ayni ortama girersem n’oooldu sizinkiler tesekkür etti deseler ben ne cevap verecegim???
Sike konusu herkesin dilinde, arkadaslarimin anneleri bile n’oolacak diye sordu. Onlara bile güzel güzel istanbul takimlarin pisligini, sehrimin takiminin gururunu anlattim. Simdi ne diyecegim? Yaziklar olsun.
-Kayserispor/Erciyesspor Tarihinde sizin için çok özel yeri olan futbolcular?
Yakin geçmise bakarsak Johnson, Toledo, Bülo, Topuz.
-Taraftar Grubumuz Kapali Kale hakkinda düşünceleriniz nelerdir?
Onlarin kendi imkanlariyla güzel organizasyon yaptiklarinda sanki bir kardesim, bir arkadasim basarili olmus gibi gurur duyuyorum. Iste budur diyorum. Ama diger yandan artik daha hizli yürümeleri gerektigini düsünüyorum. Kapali Kale’ye üye ve Kayserispor taraftari olmak insanlari kiskandirmali, insanlar imrenmeli, onlarla birlikte olabilmek için can atmali. Sokakta Kapali Kale polari ile gezen adama vay be helal olsun iste bu adamlar acayip seyler yapiyor denmeli.
-Kayserispor ve Erciyesspor'umuzun sizce en göze batan transferleri hangileridir?
Kayserisporda isim olarak çok göze batan bir transfer olmadi. Ama izledigim kadariyla en çok konusulacak isimlerden biri Okay olabilir.
-Kayserispor'umuzda transfer olmasini istediğiniz 3 Futbolcu
Kayserispor’a alt yapidan Kayserisporlu yetenekler gelsin isterim.
-Kayserispor ve Erciyesspor tarihinde sizin için unutulmaz maçlar?
Sahada olanlara bakarsan çoook maç var. Ama maç izleme sekli olarak aklimda kalanlar babamla birlikte onlarca Trabzonlu’nun arasinda izledigim 0-2den 4-2 biten maç ve cilginlar_38 ile izledigim kupa finali
-Bayan Basketbol Liginde mücadele eden Panküp Kayseri Þekerspor'u takip ediyormusunuz? Panküp Kayseri şekerspor takimi hakkinda görüşleriniz nelerdir?
Takip etmiyorum.
-Kayserispor yada Erciyesspor başkan olsaniz yapacağiniz ilk şey ne olurdu?
Sehri uyandirmak için elimden geleni yapardim. Bu sehrin insanina anladiklari bir dilde bu takimin, bu kulübün onlarin gururu, onlarin mirasi oldugunu anlatirdim. Ne baskan, ne menajer ne de yildiz futbolcu. Kayserispor’u en basta arkasina alacagi koca sehir sampiyon yapabilir.
-Bölgesel amatör ligde mücadele eden takimlarimiz Kayseri Şekerspor ve Kayseri Yolspor hakkinda düşünceleriniz?
Takip etmiyorum
-Yazilarini keyifle okuduğunuz üyelerimiz kimlerdir?
Her yazilani okurum. Yillardir ta bu sitenin ilk halinden bu yana kimler geldi kimler geçti.. Fikirlerini dosdogru söyleyen ve olaya arada mizah katan üyelerin yazilarini keyifle okurum.
-Forum’la tanişmaniz nasil oldu?
Çok zaman oldu hatirlamiyorum
-Forumda en çok takildiğiniz bölüm hangisi ? ve foruma ne kadar zaman ayirabiliyorsunuz?
Her bölümü okurum. Sabah uyaninca ilk is forumu açarim yatmadan öncede foruma bakar öyle uyurum. Çok vakit geçiriyorum forumda.
-Forum hakkinda düşünceleriniz ve şikayetleriniz nelerdir? Forumda olmasini istediğiniz/eklenmesini istediğiniz bölüm varmi varsa nedir?
Site ayna sayfasi ve forum çok kopuk. Bazen abuk subuk haberler çikiyor Kennedy Bakircioglu bomba transferi gibi. Bunun disinda sitemizi tepki vermek için hiç kullanmiyoruz. Bazi siteler var maç esnasinda verilen yanlis taç kararina bile agitlar yakiyorlar. Bizim basimizdan neler neler geçiyor ama biz sessiz kaliyoruz.
Aslinda baska takimla olan sözde yazarlarin kaleme aldigi saçmaliklari site yayinliyordu. Oda çok gereksizdi.Ve bir ara biryerden telefon gelip site kapattirilmisti. Ona çok kizmistim.
-Bir resminizi bizimle paylaşmanizi istesek?
![[Resim: cimg0202u.jpg]](http://img192.imageshack.us/img192/271/cimg0202u.jpg)
|
|
|
| Sezonun ilk maçı hakkında.. |
|
Yazar: EmreKS - 31.07.2011, 19:12 - Forum: Sohbet & Serbest Konu
- Yorum (83)
|
 |
[COLOR="Blue"]Sevgili abiler, kardeşler; sezon bittiğinden beri düşünüyorum, sizlerinde desteğiyle sezonun ilk maçinda stadimizda daha önce yapilmamiş görsel bir şov yapalim istiyorum.
Belki birçoğunuz saçma veya gereksiz bulacak.Şimdilik nasil bir şov olacaği konusunda pekte iyi bir fikir yok aklimda açikcasi.Bu konuyu birazda bu yüzden açtim..
Bunlarin herhangi bi nedenden dolayi olamamasi durumunda ise, yani en kötüsü büyük bir pankartta açabiliriz.Bu konuda Süleyman Hurma ile fikir alişverişi yapabilir ve maddi yardim da isteyebiliriz.(Geçen yaptiğimiz toplantida bize yardimci olabileceğini söylemişti.)
Maçtan günler önce de bu etkinliğimizi diğer taraftarlara duyurup (facebook'ta vs.) maçlara gelmelerini sağlayabiliriz.
Hertürlü görüş ve önerilerinizi bekliyorum...[/COLOR]
|
|
|
|