Duyuru: Hesaplarınızla ilgili yardım almak için X'ten(tıkla) mesaj atabilirsiniz. Eski hesaplarınızı almak için mail adreslerinizi hatırlamanız gerekmektedir.

Hoşgeldin, Ziyaretçi
Sitemizden yararlanabilmek için kayıt olmalısınız.

Kullanıcı Adı
  

Şifreniz
  





Forumda Ara

(Gelişmiş Arama)

Forum İstatistikleri
» Toplam Üyeler 3,552
» Son Üye alfred3552
» Toplam Konular 11,583
» Toplam Yorumlar 320,746

Detaylı İstatistikler

Kimler Çevrimiçi
Şu anda 435 aktif kullanıcı var.
» (0 Üye - 432 Ziyaretçi)
Applebot, Baidu, Bing

Son Yazılanlar
kayserispor.org
Kayserispor'lu Stefano De...

Forum: RSS Bağlantı Haberleri
Son Yorum: kayserispor.org
9 saat önce
» Yorum 0
» Okunma 5
kayserispor.org
Kaleci Bilal Bayazıt'ın S...

Forum: RSS Bağlantı Haberleri
Son Yorum: kayserispor.org
01.07.2026, 23:08
» Yorum 0
» Okunma 16
kayserispor.org
Kayserisporlu Onurcan Pir...

Forum: RSS Bağlantı Haberleri
Son Yorum: kayserispor.org
01.07.2026, 06:13
» Yorum 0
» Okunma 17
kayserispor.org
Onurcan Piri'den Kayseris...

Forum: RSS Bağlantı Haberleri
Son Yorum: kayserispor.org
30.06.2026, 12:48
» Yorum 0
» Okunma 23
kayserispor.org
Kayserispor'un 2026-2027 ...

Forum: RSS Bağlantı Haberleri
Son Yorum: kayserispor.org
29.06.2026, 10:54
» Yorum 0
» Okunma 27
kayserispor.org
Kayserispor'da Kombine Ge...

Forum: RSS Bağlantı Haberleri
Son Yorum: kayserispor.org
27.06.2026, 23:02
» Yorum 0
» Okunma 28
kayserispor.org
Kayserispor'da Kombine Ye...

Forum: RSS Bağlantı Haberleri
Son Yorum: kayserispor.org
27.06.2026, 13:35
» Yorum 0
» Okunma 32
kayserispor.org
Bilal Bayazıt, 5 Yılın Ar...

Forum: RSS Bağlantı Haberleri
Son Yorum: kayserispor.org
25.06.2026, 22:04
» Yorum 0
» Okunma 45
kayserispor.org
Kayserispor 2026-2027 Tra...

Forum: RSS Bağlantı Haberleri
Son Yorum: kayserispor.org
21.06.2026, 11:18
» Yorum 0
» Okunma 54
kayserispor.org
Kayserispor Teknik Direkt...

Forum: RSS Bağlantı Haberleri
Son Yorum: kayserispor.org
19.06.2026, 13:26
» Yorum 0
» Okunma 48

 
  Milli Takım A.B.D. turnuva kadrosu
Yazar: miles - 14.05.2010, 14:51 - Forum: Güncel Spor Haberleri - Yorum (20)

Amerika'da 3 ayri kentte Çek Cumhuriyeti, K.İrlanda ve ABD ile 3 hazirlik maçi oynayacak A Milli Takim’in aday kadrosuna girmesi kesinleşen isimler şöyle:

Sabri Sarioğlu, Servet Çetin, Gökhan Zan, Hakan Balta, Caner Erkin, Arda Turan (G.Saray)- Semih Şentürk, Emre Belözoğlu, Mehmet Topuz, Volkan Demirel, Selçuk Şahin (F.Bahçe), İbrahim Toraman, Necip Uysal, Nihat KahveciSelçuk İnan, Ceyhun Gülselam, Onur Kivrak, (Trabzon) Ömer Erdoğan, Ozan İpek, Sercan Yildirim, Volkan (Bursa) Tuncay Şanli (Stoke) Hamit Altintop (B.Münih), Halil Altintop (Schalke), Nuri Şahin (Dortmunt), Mevlüt Erdinç (PSG), Kazim Kazim (Toulouse) Mehmet Aurelio (R.Betis)
(Beşiktaş)

http://www.milliyet.com.tr/hiddink-ten-v...efault.htm

Trabzonsporu saymiyorum onuda istanbul takimlarindan say mecburiyetten aliyorlar çoğu zaman
bursaspor'dan sercan ve ozan var anadolu takimlarindan sercan bu sezon sadece 4 gol atmiş bizim ömer sonradan oyuna girip attiği goller ile gol sayisi ayni sanirim belkide daha fazla

fenerbahçede kayserideki performansinin altinda olan mehmet topuz kadroya direk girmiş

milli takim eski haman eski tas devam.Terim gitti ekürüsü oğuz onun anlayişini devam ettiriyor hiddinkinde zaten istanbul takimlari disinda doğru düzgün türkiyede maç seyrettiği yok

Bu konuyu yazdır

  Dünyanin En iyi Taraftar Gruplari
Yazar: BÖRTECINE 38 - 14.05.2010, 04:04 - Forum: Avrupa ve Diğer Ligler - Yorum (2)

DÜNYANIN EN İYİ TARAFTAR GRUPLARI

BOCA JUNIORS (ARJANTİN) - LA DOCE

Bir Boca taraftari, idam edilmeden önce son isteğini şöyle belirtir: Beni River(River Plate) bayrağina sarip gömün. Bizimkiler karşi taraftan biri öldü diye sevinir bari. La Doce'nin önderliğinde oluşan müthiş atmosferde kendinizi kaybedebilirsiniz.
İşte Boca Juniors tribünlerinin River Plate'le olan rekabetlerinin tribüne yansimasi. Yaptiklari şovlar ve tezahüratlariyla tek kelimeyle müthişler.

[Resim: 3516.jpg]




RIVER PLATE (ARJANTİN) - LOS BORRACHOS DEL TABLON

İsimlerinin Türkçe'deki karşiliği 'Tribün sarhoşlari'... Sadece içkiyle olunan bir sarhoşluk değil onlarinki, Buenos Aires'in zengin-şimarik kesiminin takimi olarak bilinen River'a duyulan sevginin yarattiği sarhoşluk daha çok ön planda.

[Resim: 3548.jpg]





LIVORNO (İTALYA) - BRIGATE AUTONOME LIVORNESI 99

Dünya üzerinde 'sol görüşlü' tribün gruplarinin belki de en popüleri. Pankart ve bayraklarindan Che posteri ve orak-çekiç figürleri eksik olmayan grubun Celtic ve St.Pauli taraftar gruplariyla da siki dostluğu var. Türkiye'den de Beşiktaş ve Adana Demirspor, Livorno'yla çok iyi ilişkileri olan kulüplerimiz arasinda.

[Resim: 3561.jpg]




LIVERPOOL (İNGİLTERE) - KOP

Liverpool'da yaşayan Liman işçilerinin kurduğu bu grup, 'takimdaşlik', 'taraftar olma' gibi kavramlarin aklimiza kazinmasinin belki de temel direği. 'You'll never walk alone' (Asla yanliz yürümeyeceksin) adli besteleri dünya üzerinde bir çok taraftar grubunun da manifestosunun ana unsuru olmasinin yani sira bu tezahürati her dinleyişimizde tüylerimizi diken diken etmektedir.

[Resim: 3525.jpg]




AC MILAN (İTALYA) - FOSSA DEI LEONI

1960'li yillarin başinda üniversite öğrencisi Milanli taraftarlar tarafindan kurulan FDL(Aslan yataği), şu anda Avrupa ve Dünya'nin en organize taraftar gruplarindan biridir. Özellikle büyük maçlardan önce yaptiklari kareografi çalişmalari görülmeye değer.

[Resim: 3539.jpg]




ST. PAULI (ALMANYA) - FANLADEN ST. PAULI

Kendilerini anti-faşist ve anti-sexist olarak tanimlayan grubun üye sayisinin önemli bir kismini kadinlar oluşturuyor. Kulüp başkani da bir eşcinsel olan St.Pauli taraftarlarinin arasinda çok ilginç portreler var. Çok renkli bir taraftar grubu...

[Resim: 3577.jpg]




OLYMPIAKOS (YUNANİSTAN) - GATE 7

Bir Panathinaikos maçi öncesi taraftarlar, futbolcularina destek vermek için antrenman sahasina meşalerle gelince ortaya bu fotoğraf çikmiş oldu.

[Resim: 3585.jpg]




HAJDUK SPLIT (HIRVATİSTAN) - TORCIDA

Dünyanin en eski taraftar gruplarindan biri olarak biliniyorlar. Dinamo Zagreb taraftarlariyla aralarinda günümüze kadar bir çok kanli olay meydane gelmiştir.

[Resim: 3590.jpg]




CSKA SOFIA (BULGARİSTAN) - SS FRONT

Sloganlari 'Bira iç, seviş ve savaş'. Saha dişinda Yahudilere karşi saldirilari, tribünlerindeki Nazi pankartlariyla kendilerini her yerde belli ederler. Bir telefonla bir orduyu toplayabileceklerini söyleyebilecek kadar da iddialilar.

[Resim: 3598.jpg]




MARSİLYA (FRANSA) - COMMANDO ULTRA 84

Atletico Madrid'le oynanan bir maçta polisle çikan bir kavga sonucunda liderleri Santos, 8 yil hapis cezasi istemiyle yargilanir. Onlar da polisi 'Liderimizin içeride kaldiği her yil için bir Atletico'luyu öldüreceğiz' diye tehdit edince Santos serbest birakilir.

[Resim: 3603.jpg]




FLAMENGO (BREZİLYA) - RACA RUBRO NEGRA

Brezilya'da tribün şovu denince akla onlarin ismi gelir. Özellikle ezeli rakipleri Fluminense'yle yaptiklari maçlarda muhteşem kareografiler hazirlarlar.

[Resim: 3607.jpg]




[url=http://urlal.com/dqqf][/url]

Bu konuyu yazdır

  DÜNYA DERBİLERİ
Yazar: BÖRTECINE 38 - 14.05.2010, 03:54 - Forum: Avrupa ve Diğer Ligler - Yorum (31)

#1 Liverpool - Everton



[Resim: 1986.jpg]

Yağmurlar, asalet, geleneksellik, kraliçe ve futbol... Bunlar Britanya’nin ismi anildiğinda ilk aklimiza gelen kavramlar. Bizim işimiz sonucusu, yani futbolla. Yeşil sahanin meşin yuvarlakla taniştiği, birbirlerine çarpildiklari, aşkin doğduğu ülkenin topraklari... Dillere pelesenk olmuş “Futbolun beşiği” deyişinin başaktörü olan İngiltere ve onun her semti, her mahallesi, her sokaği, buram buram futbol kokan liman kenti Liverpool... Bu kenti sevmek için birçok neden var elimizde ama futbol tutkunu olmak yeterli şimdilik... Bu küçük kentten çikip Dünya futboluna damga vurmuş 115 yillik bir rekabetin terazisine konmuş iki takim, Mersey nehrinin iki yakasina dağilmiş mavinin ve kizilin yani F.C Liverpool ve Everton F.C’nin tarih boyunca birlikteliğinin öyküsü bizimkisi...

Fakat bu öyküde derbi portrelerinde alişageldiğimiz şiddet ve nefret yok. Ayni şehirde beraber yaşayabilen birbirlerinin yokolmasini istemeyen, ama rekabet ortamini sonuna kadar soluyan, solumayi seven ve renklerine taparcasina aşik iki kulüp var sadece...

[Resim: 1992.jpg]

1872 yilinda bir protestan kilisesi olan St. Domingo tarafindan kuruldu “St.Domingo Football Clup”... Kriket ve futbol etkinlikleri yapiyorlardi ilk yillarinda. Kuruluşundan tam bir yil sonra, kilise dişi insanlarin da katilimiyla, bir semt adi olan Everton’un ismiyle yer değiştirdi ve “Everton FC” olarak geldi günümüze kadar.... 1888 yilinda kurulan, İngiltere tarihindeki ilk resmi ligin kurucusu kulüpler içerisinde yer aldi ve iki yil sonra da o ligin şampiyonu oldu. Bu yillarda maçlarini Anfield Road’daki çitlerle çevrili alanda yapiyordu maviler. Liverpool’da kayitli olan onlarca futbol takimi vardi ama sadece Everton binleri topluyordu o çitlerin etrafina. Erken gelen şampiyonlukla birlikte Liverpool halki iyiden iyiye sahiplendi takimlari Everton’u...

1892 yili Everton tarihi açisindan belki de en önemli yildi. Kentin ünlü bira imalatçisi ve Everton’un başkani John Houlding ayni zamanda mavilerin maç yaptiği Anfield Road’daki sahanin sahibiydi. Tamamen ticari bir zihniyete sahip olan Houlding şampiyonluktan hemen sonraki yil kulübün kullandiği sahanin kirasini artirmak isteyince, toplanan kongre bu zammi kabul etmiyor ve terk ediyordu Anfield Road’u. Bu duruma sinirlenen Houlding sahibi olduğu sahada oynatabilmek amaciyla bir takim kurmaya karar verdi. Ancak İngiltere futbol federasyonu “F.A” Everton isimli bir takimi daha kabul etmeyeceğini belirtince başka bir arayişa yöneldi Houlding... Mavilerin yakaladiği tüm başarilari ve popülariteyi yakalayacaği umuduyla Anfield’in yeni sahibini “Kizillar” yani F.C Liverpool’u sundu futbol sahnesine. İşte bu noktada, futbola ticari bakişi yüzünden o dönemde fütursuzca eleştirilen ve kenti ikiye bölmekle suçlanan Houlding’in aslinda İngiltere spor tarihine nasil bir hizmette bulunduğunun altini kalinca çizmek gerekli...
Liverpool F.C 15 Mart 1892 yilinda futbol sahnesindeki yerini resmen almiş oldu. Everton’un ayrilişi sonrasinda sadece üç oyuncu Houlding’in yaninda kalmişti dolayisiyla takimi toparlayacak oyunculara daha da önemlisi bir antrenöre ihtiyaci vardi. Bu açiğini John Mckenna ile anlaşarak kapatti ve İskoçya’dan on üç profesyonel futbolcu getirildi... İlk yillinda Lancashire ligi denilen yerel bir ligde şampiyon olan kizilllar, böylelikle ikinci profesyonel lige adim attilar. Ama birinci lige ve komşulari Everton’un yanina gidebilmek için sabirsizlardi. İkinci ligde yenilgisiz şampiyon olduklarinda artik tüm ülke Liverpool futbol takiminin ismini biliyordu...

[Resim: 2000.jpg]

1891’deki şampiyonluktan sonra evinden kovulan Everton bunun acisini çikarmak için çok uzun beklememişti. 1895 yilinda Everton’un evi Goodison Park’da tarihlerinin ilk maçini oynamak için buluştu maviler ve kizillar. Rekabet anlaminda çok ilgi çekti bu maç, Anfield’den kovulanla kovanin maçi olarak adlandirildi halk arasinda ve kovulanin 3-0 üstünlüğüyle bitti... Bu kovulma hikayesi sayesinde büyük puan toplamişti Everton. İnsanoğlunun ezileni sahiplenme içgüdüsü halkin büyük çoğunluğunu onlarin safina çekmişti...

Evet Houlding’in stad kiralama hikayesi kentin iki takimini karşi karşiya getirmişti, ama başka bir ülkede olsa rahatlikla kan davasi sayilacak, uzun yillar birbirini yoketme uğraşisi içine girecek iki düşman yaratacak, stadlari savaş alanina çevirecek “ezilmişle-ezen” olgusunu su yüzüne çikaracakti... Liverpool’da ise sadece futbol rekabeti olarak kaliyordu. Rekabeti yaratan mitlerin çikiş noktasi “Houlding” olayiyla sinirli değildi. Uzunca süre, zihinleri meşgul eden ve doğruluğu-yanlişliği tartişilan, birçok kaynakta farkli yorumlari ve sonuçlari olan bir durum vardi iki kulüp arasinda. Adanin kuzeyinde Glasgow’da vuku bulan rekabet ortaminin benzerinin Merseyside’a bulaştiği, kilisenin ve mezheplerin iki kulübü ayirdiği, ispatlanamasa da çokça konuşulan bir durumdu. Everton’un Protestan bir kilise tarafinda kurulmuş olmasi ve uzunca süre kilise papazlarinin etkisinde kalmasi, oyuncularin kiliseden olmasi onlara “Protestan Kulübü” payesini verdi... Buna karşilik F.C Liverpool’un ilk yilinda anlaştiği 13 İskoç oyuncunun tamaminin katolik olmasi da bu iddayi güçlendirdi, fakat sonraki yillarda buna benzer veya bunu destekleyen somut bir adim hiç bir zaman atilmadi. İki kulüpte hem protestan hem katolik oyunculara ve taraftarlara sahip oldu... Bu da kanitlanamamiş bir bahis olarak yerini aldi derbi sayfalarinda...

Dönelim kizillarin, o zamanin “Premier ligi” olan birinci lig macerasina. İlk yillarinda çaylakliğin verdiği çekingenlikle lige soğuk bir başlangiç yapsalar da önce 1898 yilinda Everton’dan rövanşi alip daha sonra 1901 yilinda ilk lig şampiyonluklarini kazandilar. Everton ise 1915 yilina kadar bekleyip ikinci defa şampiyonluk tacini takti. Kazandiği bu şampiyonluktan sonra, armasina kulüp felsefesi olarak kabul ettikleri Latince “Nil Satis Nisi Optimum” (Sadece en iyi yeterince iyidir) yazdirdilar ve bunu kulüp tarihleri için bir milat kabul ettiler. Mersey’in mavileri kuruluş gününden yana şehirin daha çok sevilen ve taraftar sayisi daha çok olan takimiydi. Goodison park hemen her maç dolu tribünlere ev sahipliği yapiyordu...

[Resim: 2008.jpg]

1959 yili kizillar için doğan güneşin habercisiydi... O yil antrenör olarak yeni göreve gelen kişi, kizillarin bu gün Avrupa’nin en iyi takimlari arasinda anilmasinda başrolü oynayan, tribünlerde, pankartlarda flamalarda resmi hiç eksik olmayan ve stadyumun giriş kapilarina bile ismi verilmiş efsane Bill Shankly’den başkasi değildi. Liverpool, 1959 yilinda ikinci ligin dibine demir atmişken göreve gelen Shankly, takimda adeta devrim yapti. Yirmi dört oyuncuyla yollarini ayirdi ve yepyeni bir kadro kurdu. O kadro, bir kaç yil sonra 1964’de şampiyon olarak inanilmaz bir çikiş örneği gösterdi.

[Resim: 2012.jpg]

Bu şampiyonluk bir anlamda herşeyin başlangiciydi. Liverpool uzun yillar sürecek İngiltere ve Avrupa hükümdarliğini ilan etmek üzereydi. Shankly’nin kurduğu imparatorluk, üç lig şampiyonluğu, bir Uefa kupasi, üç tane de “FA Cup” zaferi yaşadi. 1974’de yerini yardimcisi Bob Paisley’e biraktiğinda altin bir mirasi da devretmiş oldu. Paisley’de bu mirasi iyi değerlendirdi. Alti lig şampiyonluğu, bir Uefa kupasi üç Avrupa Şampiyon kulüpler kupasi daha da önemlisi yillarca unutulmayacak bir Liverpool efsanesi ekleyerek emekli oldu. Evet bütün bu başarilarin mimari efsane Bill Shankly’nin Liverpool taraftarlari tarafindan tarihlerinde en çok sevilen kişi olarak seçilmesinin sebebi taraftar ve onlarin psikolojisine olan yakinliği idi. Kendi geçmişiyle yakin ilişki kurduğundan olsa gerek sürekli taraftar çikarlarini gözetiyor, onlarla konuşuyor maç yorumlari yapiyor ve dertlerini dinliyordu. Taraftar ruhunu ve onlarin taleplerini bu kadar iyi bilen bir ikonun, ezeli rekabete değinmemesi şaşirtici olurdu. Nitekim “Liverpool kentinde iki büyük takim vardir; Biri Liverpool F.C diğerdi de Liverpool F.C yedekleri” söylemiyle kizil tribünlerde infial yaratmayi başarmiş biridir Shankly...

[Resim: 2016.jpg]

Evet devir kizillarin devriyidi ama Everton ve sadik güruhu artik başariya aç bir şekilde ezeli rakipleri izlemekten sikilmişlardi. Howard Kendall mavilerin teknik direktörlüğünü üstlendiğinde herkes ikinci bir Shankly’nin Mersey’in diğer yakasinda vücuda geldiğine inaniyordu. Zira ezeli rakipleriyle kiyasiya bir mücadeleye giriştiler ve 1985 yilinda şampiyonluğa uzandilar. Ayni yil kazandiklari Kupa Galipleri Kupasi Everton’in ayak sesleriydi. Bu kupa sirasinda oynadiklari ve 3-1 kazandiklari Bayern München maçi Goodison Park’in tarihinde gördüğü en iyi maç olarak seçildi taraftarlari tarafindan. Efsane yaratma sirasi mavilerdeydi... Önlerinde Avrupa Şampiyon Kulüpler kupasi vardi ve kupanin en iddali takimiydi Everton. Ama hayal edilmesi bile zor bir engelin önlerine çikacağini nerden bilebilirlerdi?

[Resim: 2021.jpg]

Everton’un Kupa Galiplerini kazandiği vakitler ezeli rakipleri Liverpool, yine Şampiyon Kulüpler Finalini oynuyordu. Bu defa rakip İtalyan Juventus, mekanda Belçika’nin Heysel stadyumuydu. Bol miktarda alkol tüketen İngilizler, maçtan bir saat önce tribünde Juventus taraftarlariyla kendilerini ayiran güvenlik boşluğuna toplu halde bir hamle yaptilar, henüz ne olduğu anlaşilmadan Juvelilerin bulunduğu tribüne doğru hizla hareket eden İngilizler demir telleri yikarak yan tarafa ulaştilar, kendilerini korumak için kaçmaya çalişan Juventus taraftarlari kalabaliğin içinde bir anda izdihama sebep oldu, yüzlerce insan birbirini ezerek kaçişmaya çalişiyordu, aslinda faciaya koşuyorlardi... Sonuç: Çoğunluğu Juventus taraftari otuz dokuz kişinin ölümü ve İngiliz futbol kulüplerinin UEFA tarafindan beş yil Avrupa Kupasi müsabakalarindan men edilmesi...

Bu netice tahmin eldileceği gibi hemen tüm İngiltere’yi kedere boğdu ama en çok da Everton ahalisini... Tam sira kendilerine gelmişken ve en formda dönemlerini Avrupa başarilariyla süslemek üzerelerken daha da önemlisi yillarca ezeli rakiplerinin gölgesinde kalip tam onlari yakalama ivmesine ulaşmişken yine onlarin yüzünden Avrupa’dan men edilemeleri üzüntüyü kisa zamanda öfkeye çevirdi mavilerin adina. Rekabet yüz yillik tarihine ulaşmişken en gergin günlerini yaşamaya başlamişti. Kente hakim olan bu nefret duygusuna ilk başlarda hiç alişamadi Liverpool halki. Ayni Londra derbilerinde olduğu gibi futbolun kirli yüzü olan kavga ve şiddet kent caddelerini esir almişti... Artik eskisi gibi mavi ve kizil formalar bir arada stayum yolunda yada Stanley Park’da gezemiyor gerginlik her an her yerde patlak verebiliyordu...

[Resim: 2028.jpg]

Merseyside’in bu denli kinle dolup taşmasi fazla uzun sürmeyecekti, ama barişin sağlanma sebebi yine üzücü bir olay ve İngiltere tarihinde başka bir kara leke olan “Hillsborough faciasi” olmasi sevinilecek çok fazla yan bulunmamasina neden oldu. Sheffield’in sahasinda oynanan F.A Cup yari finali için orada bulunan Liverpool tarfatarlarinin bulunduğu tribün, haddinden fazla dolunca, oluşan izdiham ve sikişmadan dolayi tam doksan alti Liverpool taraftari hayatini kaybetti. İngiltere spor tarihinin en kötü günlerinden biri zapta geçiyordu... Liverpool halki derin bir hüzünle, yaşadiği faciayi unutmaya çalişti. Stanley Park’da düzenlenen anma toplantilarindan birine ellerinde mumlarla gelen mavi formali bir grup, mumlarin aleviyle koca bir buz dağini eritti... Anfield Road’da ki ilk maça birlikte yürüdüler , tribünde birlikte saygi duruşunda bulundular ve birlikte söylediler en hüzünlü şarkilari...

Heysel faciasiyla yeterince antipati toplayan Liverpool, Hillsborough ile eski popüleritesine yeniden kavuştu. Sayisiz ülkede sayisiz hayrani olan kulüp Beatles’dan sonra Liverpool kentini Dünya’ya tanitan ikinci olguydu. Ama bir farkla, Liverpool F.C ölümsüzdü!.. Öyle ki, her hafta yüzlerce hayrani onlari izlemeye geliyordu Anfield Road’a... Kizil formali bir denizin içinde yer alip Stanley Park’i geçtikten sonra gelinen “Shankly Gates” ve stada giriş... Futbol mümini her insana fersah fersah sevap kazandiracak bu ibadet şekli stada girdiğinizde size neden kutsal olduğunu ispatlayacak güzelliğe sahiptir... Muhtemelen çiktiğiniz tribünün karşisinda yer alan “Spion Kop” kirmizi-yeşil ve beyaz bayraklarla karşilar sizi. Bir kaç dakika sonra da bir“Liverpool ritüeli” başlar; firtinada başini dik tutanlarin, karanliktan korkmayanlarin ve “asla yalniz yürümeyenlerin” türküsü Anfield semalarini doldururken siz çoktan futbol cennetinin düşlerini yaşamaya başlamişsinizdir...

[Resim: 2032.jpg]

Bu kadar kizil güzellikten bahsetmişken, çok önemli bir gerçeği ortaya koymak gerekir. O da Everton’un şehirde daha popüler bir takim olduğudur. Evet bu durum başta, şehire ve Britanya’ya uzak insanlar tarafindan kabul görmez ama Everton daha köklü tarihi vede 110 yil önce evinden kovulduğunda peşine taktiği güruhun torunlariyla her zaman daha kalabaliktir kizillardan... Stanley Park’in diğer yakasi belki ezeli rakibi kadar başarili olamamiştir ama hiç bir zaman da onlardan aşaği kalmamiştir, tam silkeleneceği dönemlerde önüne çikan engeller başariyi sindirmiş olsa da onlar Liverpool’un mavileridir ve kentin birinci takimidir...

Bunun için kizillarin efsane futbolcusu Greame Souness’e kulak vermek gerekir; ”Everton kesinlikle Liverpool’dan daha fazla taraftara sahiptir. Liverpool'da nereye giderseniz gidin karşiniza Everton formali biri çikar”. Bu sözler belki anlatilanlarin kaniti olabilir ama daha da çarpici bir örnek, yillarca kizil forma içinde alkişlanan ve o formayla özdeşleşen oyuncularin geçmişlerine gidildiğinde karşilaşilan gerçeklerdir. Michael Owen, Ian Rush, Steve Mc Manaman, Robbie Fowler gibi, Liverpool klasiği oyuncular da bir çok Liverpool genci gibi mavi formanin aşkiyla büyümüşlerdir.

Everton’un yalniz yürümeyenlere inat efsane tribün şarkilari da vardir. Glasgow’un Parkhead tribünlerinden aşirilmiş olsa da iyi bir düzenlemeyle, dillere düşen “Grand Old Team” Everton efsanesi olarak “Gwladys Street” çocuklari tarafindan, her maç tribünlerde söylenir. Bir bölümü de kizillara ithaf edilerek!

[Resim: 2038.jpg]

Bu konuyu yazdır

  Şota'nın raporuyla transferlere yön verilecek
Yazar: RSA - 13.05.2010, 21:42 - Forum: Güncel Spor Haberleri - Yorum (4)

Kayserispor, prensipte anlaştiği Şota'nin raporuyla transferlere yön verecek

Kayserispor, Tolunay Kafkas ile sezon sonu yollarini ayiracak olmasi nedeniyle yeni teknik direktör arayişinda sona doğru yaklaşti.

Yaklaşik bir aydir görüşme yaptiği Trabzonspor'un eski futbolcusu Şota ile de anlaşmaya vardi. Kayseri'ye gelen Şota, takim oyuncularini yakindan izleme şansi buldu. Yönetimle de birkaç konuda yaşanan pürüzlerime aşan Şota, prensipte anlaşmaya vardi. Kulüp ise, Şota'nin vereceği rapor doğrultusunda iç ve diş transfer çalişmalarini yapacak.

Kayserispor Basin Sözcüsü Oğuz Ortaköylüoğlu, geçen hafta sonu Kayseri'ye gelen Şota ile prensipte anlaşmaya vardiklarini söyledi. Oğuz Ortaköylüoğlu, Şota'nin Kayseri'ye gelişinde özellikle çocuklarinin okul durumu ile ilgili sorunun ön plana çiktiğini animsatarak, "Şota ile maddi anlamda bir pürüz yaşamadik. Bu konuda da zaten sorun yok. Ancak birkaç noktada pürüzler vardi. Bunlarin yüz yüze görüşmekle mümkün olacakti. Sonuçta da öyle oldu. Özellikle iki çocuğunun okul durumu söz konusu idi. Şimdi çocuklarinin İstanbul yada Ankara'daki okullarda eğitim görmesi söz konusu. Diğer transfer veya takimin hedefleri ile ilgili de görüşmelerimiz oldu. Orada da bir sorun kalmadi. Kendisiyle prensipte anlaştik. Sezon sonunda kendisi takimin başinda olacak." dedi.

Şuan için yapilan transferlerden Şota'nin bilgisi olduğunu anlatan Ortaköylüoğlu, takimla ilgili yeni teknik adamin vereceği raporu beklediklerini belirtti. Şota'nin, Kayserisporlu oyunculari maç kasetlerinde izlediğini ve İstanbul maçinda da yakindan takip etme şansi bulduğunu belirtti. Oğuz Ortaköylüoğlu, bu doğrultuda Şota'nin rapor hazirladiğini ve yönetime sunacağini aktararak, "Takimla ilgili gerek iç gerekse diş transferler rapor doğrultusunda şekillenecek. Gelecek sezon için başari elde edebilecek bir kadro oluşturulacak. Yakin bir zamanda kendisiylede sözleşmeye imza atacağiz." diye konuştu.


KADİR HAS STADI ETKİLİYOR

Kayserispor'un geçmişte önemli isimleri kadrosuna dahil etmede ciddi anlamda sorunlar yaşiyordu. Oğuz Ortaköylüoğlu, bu sorunu kulüp tesislerinin yani sira Avrupa ülkelerindeki statlari aratmayacak özelliklere sahip Kadir Has Stadi'nin ortadan kaldirdiğini belirtti.

Ortaköylüoğlu, Şota'nin bile Kadir Has Stadindan etkilendiğini ve Kayseri'yi çok farkli bulduğuna işaret ederek, "Artik kadromuza dahil etmek istediğimiz önemli isimlerin şehrimize gelmesi, takimimizda futbol hayatini sürdürmesi adina bir sebepleri var. Belli şehirler dişindaki illeri gelişmemiş olarak değerlendiren sporcularin ön yargilari artik yikiliyor. Biz kadromuza dahil etmeyi düşündüğümüz ve görüşmeler yaptiğimiz kişilerin şehrimize gelerek tesisleri görmesini de istiyoruz. Kararini ondan sonra vermesi yönünde telkinimiz oluyor. Şuanda prensipte anlaşmaya vardiğimiz Bolton Wanderers de forma giyene Danny Shittu ile transfer dönemi başladiğinda sözleşme imzalayacağiz. Bu oyuncu Kayseri'ye geldikten sonra buradaki tesisleri gördükten sonra Kayserispor'dea forma giymesi noktasinda karar almasina etkili oldu." diye konuştu.

Bu konuyu yazdır

  Tolunay Kafkas'a sert tepki
Yazar: Aykut38 - 13.05.2010, 17:39 - Forum: Güncel Spor Haberleri - Yorum (13)

Kayserispor ile sezon sonunda yollarini ayiracak olan Teknik Direktör Tolunay Hakki Kafkas, tribündeki taraftara sitem dolu sözler sarfederken canli yayinda sarfettiği bir cümle neticesinde büyük tepki topladi. Kafkas’in açikmasina ilk tepki Kayseri Grup 38 Taraftarlar Derneği’nden geldi.
“Özür dilesin”
Dernek Başkani Hasan Yaldizli, Kayserispor teknik direktörü Tolunay Kafkas’in “Ulan Allahsiz Kitapsizlar...” şeklinde kullandiği cümlenin kesinlikle kabul edilemez olduğunu ifade ederek özür beklediklerini söyledi.
Dernek Başkani Yaldizli, “Kurulduğumuz günden bu tarafa Tolunay hoca aleyhinde hiçbir faaliyet ve demecimiz olmamiştir. Ancak hakaret edilen kim olursa olsun Kayserispor taraftarinin haklarini korumak derneğimizin görevidir. Geldiği günden bu yana Kayseri camiasindan destek gören Tolunay hoca giderayak taraftara el sağlikliği olarak bu kelimeleri kullanmamaliydi. Eğer hocanin ciddi anlamda bir tepkisi varsa adres Kayserispor yönetim kurulu olmaliydi” dedi.
Mahkeme yolu..
Dernek Başkani Yaldizli, “İstediği transferleri yaptiramayan ve yönetim karşisinda hiç sesini çikaramayan bir adamin bir daha taraftar önüne çikmayacağini hesap ederek bu cümleleri kurduğunu düşünüyoruz. Kayserili yapilan iyiliği ve hakareti asla unutmaz. Nasil olsa bir gün Tolunay hoca ile yollarimiz kesişir. Kayserisporu yönetenlerin derhal Tolunay Kafkas’a taraftardan özür dilemesi konusunda tavsiye de bulunmasini istiyoruz. Bugüne kadar her dediğimizi yapan Kafkas bunu da yapacaktir. Bursa maçindan sonra “Herkesin her istediğini aldiği ve engel olamadiğim şeyler var. Kendimden nefret ediyorum” şeklinde açiklama yapip daha sonra basin mensuplarini yanliş anlamakla suçlayan bir insanin bu sözlerden sonra kesinlikle taraftarlardan özür dilemesini bekliyoruz. Özür dilemediği takdirde yargi yolu dahil taraftarlarimizin tüm haklarini arayacağiz” diye konuştu.
Kaynak: Kayseri Tempo Gazetesi

Bu konuyu yazdır

  Kayserispor umduğunu bulamadı
Yazar: Emreg38 - 13.05.2010, 13:20 - Forum: Güncel Spor Haberleri - Yorum Yok

Kayserispor umduğunu bulamadi

Kayserispor, Turkcell Süper Lig'de ilk yarida 34 puan toplarken ikinci yaridaki 16 maçta hanesine sadece 17 puan yazdirabildi.



Sezona iddiali başlayan Kayserispor, ligin ilk yarisinda oynadiği 17 maçta 10 galibiyet, 3 mağlubiyet ve 4 beraberlik alarak 34 puan toplamayi başardi. Beşiktaş'i deplasmanda yenip, Fenerbahçe ile sahasinda berabere kalan sari-kirmizililar, ilk yarida 28 gol atip, kalesinde 13 gol gördü.

Ligin 15. haftasinda Bursaspor'u 3-0 yenerek, tarihinde ilk kez liderlik koltuğuna oturan Kayserispor, 2 hafta sürdürdüğü liderliği evinde Antalyaspor'a yenilerek, Fenerbahçe'ye birakti ve devreyi 34 puanla 4. sirada tamamladi.

İkinci devre bazi futbolculariyla sorun yaşayan ve sakatliklar yüzünden ideal 11'i bir türlü oluşturamayan sari-kirmizili ekip, geride kalan 16 maçta 4 galibiyet, 5 beraberlik ve 7 mağlubiyetle sadece 17 puan toplayabildi. Kayseri ekibi, 16 maçta 17 gol atip, kalesinde 20 gol gördü.

Antalyaspor ile deplasmanda oynayacaği maçla ligi noktalayacak olan Kayserispor, 51 puanla 8. sirada yer aliyor.

Bu konuyu yazdır

  Kayseri'de harekat sürüyor
Yazar: Emreg38 - 13.05.2010, 13:12 - Forum: Güncel Spor Haberleri - Yorum (11)

Kayseri'de harekat sürüyor

Bu sezonu hedefsiz kapatan Kayserispor gelecek yil iddiali bir kadro hazirlamak için kollari sivadi.


[Resim: fft1mm992678.jpg]
Daha önce İngiltere Premier Lig takimlarindan Bolton Wanderers’ta forma giyen Danny Shittu ve Alman Alemannia Aachen’da oynayan golcü Abdulkadir Özgen’i transfer eden Sari-Kirmizililar’in yeni isimler için harekete geçtiği öğrenildi. Transfer çalişmalarini genel menacer Süleyman Hurma’nin yürüttüğü ifade edildi.




Kaynak : http://fanatik.ekolay.net/Kayseride-hare...176198.htm

Bu konuyu yazdır

  Aydin da mi gidiyor?
Yazar: MuratKS38 - 13.05.2010, 11:35 - Forum: Güncel Spor Haberleri - Yorum (42)

Kayseri'de kaptanlik laneti!

Kayserispor'da son 6 sezondur kaptan olanin takimdan kopmasiyla ilgili gelenek bozulmadi. Ali Turan'in Galatasaray'a gitmek üzere takimdan kopmasinin ardindan pazubanti koluna takan Aydin Toscali da, yönetimin mukavele imzalamaya yanaşmamasi yüzünden Antalyaspor maçi sonrasi sari kirmizili ekiple yollarini ayiracak.
Kayserispor'da 2004 yilindan bu yana kaptanlik pazubandi takan futbolcular, ya kendi isteğiyle ayrildi ya da gönderildi. Son 6 yilda Kayserispor'da kaptanlik yapanlardan Bülent Bölükbaşi ve kaptan yardimcisi Ragip Başdağ sözleşmesi yenilenmediği, Mehmet Topuz üç büyüklerde oynamak istediğinden, yarim sezonluk kaptan Ali Turan ise, sözleşmesini yenilemeyip Galatasaray'a gitmek istediği için takimdan kopan isimler oldu.

Kayserispor'da, 2004-2010 sezonu arasinda 5 oyuncu kaptanlik pazubandini koluna takti. Bunlardan Gaziantespor'dan Diyarbakirspor'a kiralik olarak giden oradan da 2004 yilinda Kayserispor'a gelerek kaptanlik görevini üstlenen halen Giresunspor'da top koşturan Bülent Bölükbaşi, 3 sezon sari kirmizili ekipte oynadiktan sonra 2006-2007 sezonunda, 2 topuğundan ameliyat olduğu için sezonu erken kapatti. Kayserispor Kulübü, tecrübeli oyuncunun sözleşmesini uzatmadi. Yönetim bu göreve 2. kaptan olan Mehmet Topuz'u getirdi.

2007-2008, 2008-2009 sezonlarinda takim kaptanliğini üstlenen Mehmet Topuz, Beşiktaş'a gitmek isterken, kendini Fenerbahçe'de bulup, pazubandini geçici olarak Ragip Başdağ'a verdi. Mehmet Topuz'un sakatlik döneminde kaptanliğa vekalet eden Ragip Başdağ'in da yönetim 2008-2009 sezonu bitmeden, sözleşmesini uzatmadi ve 6 hafta önce serbest birakti.

Ragip, daha sonra Eskişehirspor'la anlaşti. Sözleşmesi 2009-2010 sezonun ilk yarisinda sona eren Ali Turan ise, yönetimin tüm baskisina karşin sözleşmesini uzatmayip, Kayserispor'un kadro dişi birakma kararina uyup, sezon sonuna kadar tek başina antrenman yapmayi kabul etti. Daha sonra Futbol Federasyonu'na başvuran ve Uyuşmazlik Çözüm Kurulu (UÇK) karari ile serbest kalan bu oyuncunun biraktiği kaptanlik pazubandi Aydin Toscali'ya verildi.

Aydin da yönetimin istediği rakamin ancak yarisini vermesi üzerine, pazar günü Antalya'da oynanacak 2009-2010 sezonunun son karşilaşmasinin ardindan Kayseri'den kopacak. Böylece, Kayserispor son 6 sezonda 5 kaptanla yollarini ayirmiş olacak.

BASIN SÖZCÜLERİ DE ÖYLE

Öte yandan, Kayserispor'da ayni dönemde basin sözcüleri Mehmet Büyükbaş, Emre Ayan, İsmail Tamer, Hilmi Derinel, Necmi Yildiz, Ergün Bilen de istifa veya yönetimde yeniden görev almadiklari için sari kirmizili kulüpten kopan isimler olarak dikkati çekti. Halen, Kayserispor'da basin sözcülüğü görevini Yücel Şahin, Oğuz Ortaköylüoglu ve Rifat Pehlivan olmak üzere üç isim birlikte yürütüyor.

Kaynak : Sporx.com

Vallaha sezonun ikinci yarisinda aydin dagildi..bi kac maci onun yüzünden kaybettik..ama adam bu kadar cabuk silinir mi?

Bu konuyu yazdır

  2010 Afrika Kadroları
Yazar: avşar - 12.05.2010, 23:55 - Forum: DİĞER - Yorum Yok

Haziran ayinda Güney Afrika'da oynanacak olan Dünya Kupasi finalleri için 32 takim kadrolarini yavaş lavaş açikliyor. İşte finallerin kadrolari...

http://www.tumspor.com/haber/20100512/20...-ULKE.php#

Bu konuyu yazdır

  2010 Dünya Kupası Kamerun Kadrosu
Yazar: avşar - 12.05.2010, 23:50 - Forum: DİĞER - Yorum Yok

2010 Dünya Kupasi Kamerun Kadrosu - World Cup 2010 Kamerun Milli Takimi Kadrosu
Kaleciler: Hamidou Souleymanou (Kayserispor), Idriss Carlos Kameni (Espanyol), Guy Roland Ndy Assembe (Valenciennes), Amour Patrick Tignyemb (Bloemfontein Celtic)

Savunma oyunculari: Jean Patrick Abouna Ndzana (Astres de Douala), Benoit Assou-Ekotto (Tottenham), Sebastien Bassong (Tottenham), Gaetan Bong (Valenciennes), Aurelien Chedjou (Lille), Geremi Njitap (Ankaragucu), Stephane Mbia (Marseille), Makadji Boukar (Al Nahdha), Nicolas Nkoulou (Monaco), Rigobert Song (Trabzonspur)

Orta saha oyunculari: Marcel Ndjeng (Augsburg), Enoh Eyong Tarkang (Ajax), Jean II Makoun (Lyon), Georges Mandjeck (Kaiserslautern), Joel Matip (Schalke), Patrick Mevoungou (Canon Sportif de Yaounde), Landry Nguemo (Celtic), Alexandre Song (Arsenal)

Forvetler: Vincent Aboubakar (Coton Sport), Eric Choupo-Moting (Nuremberg), Achille Emana (Betis), Samuel Eto'o (Inter Milan), Mohamadou Idrissou (Freiburg), Rostand Dorge Kouemaha (Brugges), Achille Webo (Mallorca), Jacques Zoua (FC Basel)

Bu konuyu yazdır