| Hoşgeldin, Ziyaretçi |
Sitemizden yararlanabilmek için kayıt olmalısınız.
|
| Kimler Çevrimiçi |
Şu anda 132 aktif kullanıcı var. » (0 Üye - 131 Ziyaretçi) Baidu
|
|
|
| 1.Lig,TFF 2.Lig ve TFF 3.Lig'de 2009-10 sezonu planlaması! |
|
Yazar: BÖRTECINE 38 - 02.07.2009, 01:41 - Forum: TÜRKİYE LİGLERİ
- Yorum (2)
|
 |
İşte 2009-10 sezonu planlamasi!
Bank Asya 1.Lig, TFF 2.Lig ve TFF 3.Lig'de 2009-2010 sezon planlamasini açiklandi.. Liglerin başlangiç ve bitiş tarihleri
Bank Asya 1.Lig, TFF 2.Lig ve TFF 3.Lig'de 2009-2010 sezon planlamasi belli oldu.
Plana göre, Bank Asya 1.Lig'de yeni sezon 22 Ağustos 2009 tarihinde başlayacak, 09 Mayis 2010'da oynanacak maçlarla son erecek.
TFF 2.Lig ise 29 Ağustos'ta başlayarak 16 Mayis 2010'da tamamlanacak.
TFF 3.Lig'de 2009-2010 sezonu 29 Ağustos'ta başlayip 9 Mayis 2010'da son bulacak.
Daha önceden açiklandiği gibi Turkcell Süper Lig'de yeni sezon 9 Ağustos 2009 tarihinde başlayacak ve 16 Mayis 2010'da oynanacak maçlarla tamamlanacak. 2009-2010 Fortis Türkiye Kupasi müsabaka programi daha sonra açiklanacak.
TFF 2.Lig gruplari şu şekilde belirlendi
1.Grup
Pendikspor
Beykoz 1908 A.Ş.
Zeytinburnuspor
Güngören Belediyespor
Gebzespor
Sakaryaspor A.Ş.
Körfez Belediyespor
Yalovaspor
Bozüyükspor
Tavşanli Belediyespor
Türk Telekomspor
2.Grup
Sariyerspor
Eyüpspor
Tepecikspor A.Ş.
İstanbulspor A.Ş.
Akhisar Belediyespor
Göztepe A.Ş.
Turgutluspor
Denizli Belediyespor
Fethiyespor
Konya Şekerspor
Alanyaspor
3.Grup
Çankiri Belediyespor
Bugsaşspor
Etimesgut Şekerspor A.Ş.
Pursaklarspor A.Ş.
Çorumspor
Kirşehirspor
Tokatspor
Trabzon Karadenizspor A.Ş.
Ofspor
Akçaabat Sebatspor
Erzurumspor
Karsspor
4.Grup
Malatyaspor
Elaziğspor
Kahramanmaraşspor
Adana Demirspor
Tarsus İdmanyurdu
İskenderun D.Ç. Spor
Şanliurfaspor
Mardinspor
D.Bakir B.Ş. Bld. Diski
Belediye Vanspor
Adiyamanspor
TFF 3.Lig gruplari şu şekilde belirlendi:
1.Grup
Çerkezköy Belediyespor
Lüleburgazspor
Alibeyköyspor
Gaziosmanpaşaspor
Küçükköyspor
Bayrampaşaspor
Bandirmaspor
Nilüferspor A.Ş.
Balikesirspor
İnegölspor
Oyak Renault
2.Grup
Torbalispor
Altinordu
İzmirspor
Menemen Bld.spor
Nazilli Bld.spor
Muğlaspor
Marmaris Bld.spor
Keçiören Bld.spor
Afyonkarahisarspor
Ispartaspor
Tekirova Bld.Spor
3.Grup
Anadolu Üsküdar 1908 Spor
Beylerbeyi A.Ş.
Maltepespor
Y.Bosnaspor
Darica Gençlerbirliği
Düzcespor
Gölcükspor
Orhangazispor
Ankara Demirspor
Keçiörengücü
MKE Kirikkalespor
4.Grup
Kastamonuspor
Bafra Bld.spor
Ünyespor
Y.Yozgatspor A.Ş
Trabzon Yalispor
Sürmenespor
Araklispor
Pazarspor
Arsinspor
Bulancakspor
Gümüşhanespor
5.Grup
Bld.Bingölspor
Malatya Belediyespor
Batman Bld.spor
Batman Petrolspor
D.Bakir Kayapinar Bld.spor
Siirtspor
Şanliurfa Bld.spor
GASKİ spor
Hatayspor
Kirikhanspor
|
|
|
| Hakemliğimizin Anatomisi |
|
Yazar: Ayhan AYDIN - 30.06.2009, 12:09 - Forum: Güncel Spor Haberleri
- Yorum Yok
|
 |
<table style="background-image: url(App_Themes/TFF_Default/Images/design/gri.cizgigolge2.gif);" class="marginB altaBG" align="center" border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" width="100%"><tbody><tr><td style="padding-bottom: 8px;"> Hakemliğimizin Anatomisi
</td><td style="padding-bottom: 8px;" align="right">
</td></tr></tbody></table>
Türk hakemliğinin en önemli sorununun istikrarsizlik, en önemli eksikliğinin de deneyim ve olgunluk olduğu görülüyor. Bunlari aşmak için atilan adimlar da UEFA Referee Convention projesine dâhil olmak ve hakem sayilarini hakemlikte ileri ülkeler seviyesine çekerek deneyim ve olgunluğu artirma çabasi oldu. Dünya hakemliğinin önemli merkezlerinden sayilan Almanya ile Türk hakemliği arasinda yapilan bir kiyaslama, oldukça çarpici sonuçlari ortaya koyuyor ve hakemliğimizin 1.5 yillik dönemde geldiği noktayi gözler önüne seriyor.
Merkez Hakem Kurulu Başkani Oğuz Sarvan
Türkiye ligleri tarihinin en çekişmeli sezonlarindan biri geride kaldi. MHK olarak hakemlik açisindan sağlikli bir değerlendirme yapmamiz gerekirse şu sorulari sormamiz gerekir:
· Yola hangi ilkelerle çiktik?
· Uygulamalarimiz ilkelerimizle ne kadar bağdaşti?
· Yolun neresindeyiz?
· Rotamizda yapmamiz gereken düzeltmeler var mi?
İlkelerimizi belirleyen sorular
1- Dünya Kupasi, Avrupa Şampiyonasi ve Şampiyonlar Ligi'nde niçin Türk hakemi yok?
Takip edenler hatirlayacaklardir; ilkelerimizin belirlerken bazi sorular sormuştuk. Örneğin, "Dünya Kupasi, Avrupa Şampiyonasi ve Şampiyonlar Ligi'nde niçin Türk hakemi yok ?"
Bu sorunun klasik cevabi, "Sayin Şenes Erzik yeteri çabayi göstermiyor, uluslararasi yetkililere isim fisildamiyor"du. Bizim cevabimiz ise "Türk hakemliğinde güvenilir, istikrarli bir yapi ve yeteri kadar diş ilişki yoktur" şeklindeydi.
Kendi verdiğimiz cevabi kabul ederek yola çiktiğimizda attiğimiz ilk adim, UEFA'nin tüm Avrupa'da hakem eğitiminde ve yapilanmasinda standart sağlamayi amaçlayan, "Referee Convention" ismiyle anilan projesine katilmak için başvuruda bulunmak oldu.
Bu konudaki bazi önemli detaylari kamuoyu ile paylaşmak istiyorum.
Bu konuyla ilgili olarak 24 Haziran 2008 tarihinde yapilan ilk toplantidan sonra çok önemli gelişmeler sağlandi. Hatta ilerlemeler o kadar hizli oldu ki, UEFA Hakem Sorumlusu Yvan Cornu, 19 Mayis 2009 günü İstanbul'da yapilan toplantida, "Bu kadar hizli ilerleme karşinda kuşkuya düştüm. Ancak bizzat yakindan incelediğimde bu üyelik için gerçekten hazir olduğunuzu gördüm" ifadesini kullandi. Bu sözlerin önemini anlatmak için İspanya ve Polonya gibi ülkelerin önünde çok daha uzun bir yol olduğunu belirtmek isterim.
UEFA'ya göre bu konudaki tek engel "Gözlemcilerin hakem kurulu sorumluluğunda olmamasi"ydi. Bu konuyla ilgili TFF'nin 12 Haziran 2009 tarihli Genel Kurulu'nda UEFA'nin istediği değişiklikler yapilarak üyelik için sorun yaratacak bir durumun kalmamasi sağlandi.
"UEFA Referee Convention Projesi" güvenilir, istikrarli bir yapi oluşturacaktir ve yeteri kadar diş ilişkiyi şimdiden sağlamaktadir. UEFA'nin bu ay yapacaği toplantida bu projeye dâhil olacağimizi umuyoruz. Bu adimin, Türk hakemlik tarihindeki en önemli gelişme olduğunu söyleyebilirim.
2- Futbolun ana unsuru hakem mi?
İlke belirlerken sorduğumuz bir başka temel soru, "Hakemlerin var oluş nedeni nedir? Futbolun ana unsuru kim?" oldu. Bu sorunun cevabina göre popülist davranarak hakem toplumunu hoşnut etmekle, radikal kararlar alip onlarin gözünde sevimsiz olmak arasinda bir tercih yapmak gerekiyordu.
Bizim cevabimiz, "hakemliğin önemli ama ana unsur olmadiği" şeklindeydi. Bunun sonucu olarak, klasmandaki hakem sayisi 917'den 646'ya indirildi ve MHK hakemlerin gözünde sevimsiz oldu. Peki, bu sayi indiriminin nedeni neydi?
İyi hakemin temel unsurlari deneyim ve kişilik
Bilindiği gibi, iyi hakemlikte en önemli unsurlardan 2 tanesi "deneyim" ve "kişilik"tir. Deneyim, hakemin yönettiği maç sayisiyla, kişilik ise hakemin (insanin) yaşi ile ilişkilidir. Hakem sayisinin azalmasi, her bir hakem için sezon içinde yöneteceği maç sayisinin artmasi, dolayisiyla deneyiminin artmasi anlamina gelmektedir. Bu konuda ölçülebilir değerler vardir ve nerede olduğumuzu takip edebiliyoruz.
Futbol hakemliğinde dünyanin en ileri ülkelerinden biri olan Almanya'yi ölçü alarak bir kiyaslama yapmak mümkün.
2007-2008 sezonundan 2009-2010 sezonu başina kadar olan listeleri karşilaştirdiğimizda dikkat çekici bazi noktalari şöyle özetleyebiliriz:
· 2007-08 sezonunda sadece Turkcell Süper Lig için açiklanan kadro 35 kişidir. Şimdiki adi Bank Asya 1. Ligi olan lig için de 36 kişilik ayri bir kadro açiklanmiştir. Dolayisiyla, her iki lig için açiklanan kadro 71 kişi iken, Almanya Bundesliga 1 ve Bundesliga 2 için açiklanan kadroda 42 hakem vardir. Bunlarin 19 tanesi Bundesliga 1'de maç yöneten hakemlerdir.
· Sezon başinda, deneyimi ifade eden kendi liginde yönettikleri maç ortalamalari dikkate alindiğinda, Bundesliga 1'deki 93.5 maç ortalamasina karşilik, Turkcell Süper Lig'de 29.1 ortalama görülüyor. Bu ortalamalar, Bundesliga 1 hakemlerinin Turkcell Super Lig hakemlerine oranla (93.5/29.1=) 3.2 kat daha deneyimli olduğunu gösteriyor.
· Ayni tablolardaki yaş ortalamalari karşilaştirildiğinda, Bundesliga 1 hakemlerinin Turkcell Süper Lig hakemlerine oranla (38-33=) 5 yaş daha olgun olduğu gözleniyor.
· 2008-09 sezonunda Turkcell Süper Lig ve Bank Asya 1. Ligi'nde toplam 34 hakem görev aldi (Almanya'da toplam 42). Bu 34 hakemden 25 tanesi Turkcell Süper Lig'de görev yapti.
· 2009-2010 sezonu için tahmin yapabilmek amaciyla bu sezonun sonundaki tablolari karşilaştirmak yaniltici olmaz. 2008-2009 sezonu sonundaki tablolar incelendiğinde deneyim oranlari ve olgunluk farkinin azaldiği görülecektir. İki sezon önce 3.2 olan deneyim orani ve 5 olan olgunluk farki, önümüzdeki sezon için (102.7/45.7=) 2.2 ve (39-35=) 4 olarak tahmin edilebilir.
· Deneyim ve olgunluk ortalamalarinin istikrarla yükseldiği ve belirli bir noktadan sonra artamayacaği çok açik olarak görülmektedir. Almanya'nin bugün geldiği noktanin yillar süren istikrar sonucunda olduğu düşünülürse, oradaki ortalamalarin nihai hedef olarak kabul edilmesi gerekir.
· Bundesliga 1 hakem kadrosunun 2 yillik tablolari incelendiğinde bir hakemin (Markus Merk) yaş haddinden hakemliği biraktiği, 2 sezonda sadece 2 hakemin (Deniz Aytekin ve Guido Winkmann) kadroya katildiği dikkat çekmektedir.
· Turkcell Süper Ligi'nde deneyim ortalamasi bir sezonda (45.7-33.5=) 12.2 maç artmiştir.
İlke-uygulama ilişkisi
Buraya kadar olanlari özetlersek, Türk hakemliğinin en önemli sorununun istikrarsizlik, en önemli eksikliğinin de deneyim ve olgunluk olduğu görülüyor. Bunlari aşmak için atilan adimlar da UEFA Referee Convention projesine dâhil olmak ve hakem sayilarini hakemlikte ileri ülkeler seviyesine çekerek deneyim ve olgunluğu artirma çabasi olmuştur.
Çok basit bir hesapla, istikrar konusunda ödün vermemek koşuluyla, 4 yil sonra Turkcell Süper Lig hakemleri Bundesliga 1 hakemlerini yakalamiş olur. Hesabin temeli de şuna dayaniyor; her yil deneyim ortalamasi 12.2 maç artarsa, 4 yil sonra 4x12.2=48.8 maç artmiş olacak. Bu artiş miktarini bu günkü ortalamaya ilave edersek 45.7+48.8=94.5 maç ortalamasi ve 39 yaş ortalamasi elde ederiz ki, bu konudaki hedefimize ulaşmiş oluruz.
Bu hedefe ulaşabilmek için futbol ailemizin tek yapmasi gereken, istikrar konusunda destek olmaktir.
Rotamizda yapmamiz gereken düzeltmeler
* Türk hakemliğinin yeni rotasini belirleyen etkenlerin başinda UEFA gelmektedir. UEFA'nin hakemlikteki temel anlayişi "sadece karar veren kişi"den "oyunu yöneten kişi"ye doğru yönelmiştir. Türk hakemliğinin de yeni anlayişi "oyunu yöneten kişi" olmalidir. 2009-2010 sezonuna hazirlik seminerlerinde ve önümüzdeki dönemde tüm eğitim çalişmalari bu yönde olacaktir.
* Hakemlikte ileri ülkeler incelendiğinde, yapilanmanin küçük bölgelere ayrildiği görülmektedir. TFF de 15 yönetim bölgesine ayrilmiş olmasina rağmen, hakemlik alaninda bu yapilanma 9 bölge üzerinden sürdürülmektedir. Bu yapilanmanin da diğer birimlerde olduğu gibi daha küçük alanlara ayrilmasi gerekmektedir.
* İvedilikle el atilmasi gereken bir başka konu, hakem talimatlari ve yönetmelikleridir. TFF Hukuk Kurulu tarafindan UEFA ve belli başli ülkelerin hakem talimatlari tercüme edilmiş ve incelenmiştir. İncelenen tüm talimatlarin ortak tarafi kisa, öz olmalari ve özellikle klasman belirleme ve hakem atamalarinda yetkiyi tamamen hakem kurullarinin sorumluluğunda birakmalaridir. Bir başka deyişle, "klasmanlari ve atamalari hakem kurullari yapar, bundan dolayi kimsenin Tahkim Kurulu'na itiraz hakki yoktur".
* Ülkemizde hakemlikle ilgili yaşanan en önemli sorunlardan bir tanesi "amatör kümelerden profesyonel liglere yükselme"deki yetersiz denetim ve uygulamalardir. Bölgesel Hakem Kurullari bu yetersizliği ortadan kaldirmak üzere tasarlanmişti. Ancak, yöresel sorunlar nedeniyle bu uygulamanin önümüzdeki dönemde merkezden yapilmasi daha uygun görülmektedir.
* 2008-09 sezonunda HiF hakemliği uygulamasi başlamiş ve oldukça fazla bir yol kat edilmiştir. Profesyonel liglerde görev yapacak hakemleri daha kisa yoldan yetiştirmek için faydalanilmasi gereken yerlerden en önemlisi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokullaridir. Fiziksel şartlari hazir olan bu öğrencilerden uygun olanlarina hakemlik bursu verilmesi ve teşvik edilmesi, denenmesi gereken yollardan biridir.
Yurtdişi ilişkilerimiz
Onursal başkanimiz Sayin Şenes Erzik'e yillardir yapilan haksiz bir eleştiri var. Sanki hakemliğimizde her şey düzgün gidiyor da eksik olan tek şey Sayin Erzik'in UEFA'da yetkili kişilere isim fisildamasi.
Gerçekte Sayin Erzik, Türk futbolunun her birimi için çok değerli bir potansiyel. Hakemlikle ilgili tüm önemli konularda ve özellikle yurtdişi ilişkilerde bu değerli büyüğümüzün bilgisine başvurulmuş ve onayi alinmiştir. Son 1 yil içerisinde UEFA yetkilileri tarafindan ülkemize pek çok ziyaret yapilmiştir. Bunlardan en sonuncusuna burada özellikle yer vermek istiyorum.
2008-09 sezonunun son haftasinda UEFA Hakem Komitesi'nin önemli isimlerinden biri olan Jaap Uilenberg ülkemize gelerek Silivri kampina katilmiş ve son hafta görev yapacak hakemlere sunum yapmiştir. Ayni kampta, Haziran 2009'da İsveç'te yapilacak olan U21 finallerinde görev alacak olan Cüneyt Çakir'a tavsiyelerde bulunmuştur. Daha sonra, Galatasaray-Sivasspor maçinda Cüneyt Çakir'i izleyerek ertesi gün kendisiyle birlikte görüntülü maç analizini yapmiştir.
Bu olayi, Türk hakemliğine yapilan en faydali katkilardan biri olarak değerlendiriyorum.
TFF Başkan ve Yönetim Kurulu'nun Sayin Onursal Başkanimizla birlikte Türk hakemliğine verdikleri büyük desteğe bu vesileyle bir kez daha teşekkür etmek istiyorum. Türk hakemleri de bu çabalarin karşiliğini yakin gelecekte uluslararasi alanda vereceklerdir.
2008-09 sezon değerlendirmesi
2008-09 sezonunun en objektif değerlendirmesinin gözlemci raporlarina göre yapilabileceğini düşünüyorum. Bu raporlar, kamuoyunun değerlendirmeleri ile de paralellik göstermektedir. Örneğin, ilk yarinin son bölümlerinde kamuoyunda hakem hatalari gündeme gelirken, bu durumun gözlemci raporlarina da yansidiğini söyleyebiliriz.
2008-09 sezonunun gözlemci raporlarina göre grafikleri aşağidadir. Değerlendirmeyi bunlar üzerinden yapabiliriz.
Gözlemci notu grafikleri izlendiğinde;
· İstisnasiz olarak her ligde bitişe doğru hakem performanslari yükselmiştir,
· Liglere göre en yüksek not ortalamasi Bank Asya 1. Lig'dedir,
· Turkcell Süper Lig'de notlar 20. haftadan sonra sadece 1 kez (26. Hafta) ortalamanin (8.118) altinda kalmiştir.
· Sezonun son haftalarinda oynanan, amatör kümelerden 3. Lig'e terfi maçlarinin finalleri dâhil tüm play-off maçlarini üst klasman hakemleri yönetmiştir.
![[Resim: Resim-5.jpg]](http://www.tff.org/Resources/TFF/Images/0002009/TFF/Resim-5.jpg)
tff.org
|
|
|
| Ömer Şişmanoğlu: "Golcünün gözü iyi olmalı" |
|
Yazar: Ayhan AYDIN - 30.06.2009, 12:04 - Forum: Güncel Spor Haberleri
- Yorum (8)
|
 |
<table style="background-image: url(App_Themes/TFF_Default/Images/design/gri.cizgigolge2.gif);" class="marginB altaBG" border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" width="100%"><tbody><tr><td style="padding-bottom: 8px;"> Ömer Şişmanoğlu: "Golcünün gözü iyi olmali"
</td> <td style="padding-bottom: 8px;" align="right">
</td> </tr> </tbody></table>
Ömer Şişmanoğlu, Almanya'da doğan ve başari merdivenlerini hizla çikarak St. Pauli'nin A takiminda oynama başlayan bir oyuncu. Ayni dönemde Genç Milli Takimlarin ardindan Ümit Milli Takimimizin formasini giymeye başladi ve U21 Avrupa Şampiyonasi elemelerindeki ilk İrlanda Cumhuriyeti maçinda golle tanişip ardindan Kayserispor'a transfer oldu. Bir golcünün en önemli özelliğinin oyunu iyi görebilmek olduğunu söylerken kendini eleştirmeyi de biliyor ve gelişmeye açik bir kimlik sergiliyor.
Röportaj: Nihat Özten / TamSaha
Hem Kayserispor'un hem de Türk Milli Takimlarinin gelecekte çok şey beklediği yildiz adaylarindan birisin. Seni biraz daha yakindan tanimak adina "Ömer Şişmanoğlu kimdir?" diye sorarak başlayalim.
Almanya'nin Hamburg kentinde 1 Ağustos 1989 tarihinde doğdum. Babamin adi Hasan, annemin adi Nimet. 3 kardeşiz. Kiz kardeşim Selma 12, erkek kardeşim Yasin ise 13 yaşinda.
Ailen ne zamandan beri Almanya'da yaşiyor?
Babam sanirim 20 yildir Almanya'da yaşiyor. Aslen Kastamonuluyuz. Babam Kastamonu'da doğmuş ama İstanbul'da büyümüş. Daha önce Almanya'ya gelen amcam onu da yanina getirmiş. Babam uzun yillar haberleşme üzerine çalişti ve emekli oldu.
![[Resim: Omer-2.jpg]](http://www.tff.org/Resources/TFF/Images/0002009/TamSaha/Temmuz/Omer-2.jpg)
Antrenörlüğümü babam yapti
Ailende senin dişinda futbolla ilgilenen kimse var mi?
Tabii var. Babam zaten uzunca bir süre benim antrenörlüğümü yapti. Benim futbolcu olmami sağlayan kişi babamdir. Her zaman bana destek oldu. Ayrica kardeşim Yasin de futbolu çok seviyor. Şu anda Türkiyemspor'da oynuyor.
Baban St. Pauli'de antrenör mü?
Şimdi birakti ama St. Pauli'ye geldiğim ilk dönemde benim antrenörlüğümü yapmişti. Zaten önce de Vatangücü'nde antrenörümdü. Sonra ben takimda üst kategorilere çikmaya başlayinca o da antrenörlüğü birakti.
Biraz daha başa, futbola başlangiç hikâyene dönelim istersen.
Futbola 4 yaşinda başladim. Bir kuzenim vardi. O futbola başlamişti ve ben de onun sayesinde heveslendim. Onu izledikten sonra babama "Ben de oynamak istiyorum" dedim. Babam da antrenörle konuşup çalişma saatlerini öğrendikten sonra beni kulübe götürdü. Ama ben ilk antrenmanda çok komik bir şey yaptim. (Gülüyor)
İlk golü kendi kaleme attim
Ne yaptin?
Daha önce hiç futbol oynamamiştim. Sadece topun kaleye atilacağini biliyordum. Maç sirasinda top bana geldiği zaman kaleyi boş görünce gol attim ve sevinmeye başladim. Ama gol attiğim kale bizim kalemizmiş. Sonra babam bana futbolun öyle bir şey olmadiğini öğretti. Kitaplardan falan oyunun nasil oynanacağini, kurallarini, antrenmanin nasil yapilacağini anlatti. Yaklaşik 1 yil sonra nasil oynanacağini öğrenmiş olarak futbol oynamaya başladim. Sonrasinda da iyi oynadim, goller attim ve St. Pauli'ye gittim.
St. Pauli'ye gittiğinde kaç yaşindaydin?
10 yaşindaydim. Daha önce Vatangücü'nde oynuyordum. St. Pauli beni istedi. Ben de "Eğer babam da gelirse olur" diye şart koştum. Onlar da bunu kabul etti ve babamla birlikte St. Pauli'ye gittim. Babam 1 yil St. Paulie'de antrenörlüğümü yapti.
Futbola başladiğin günden beri forvet oyuncusu musun yok daha sonra mi bu bölgede görev almaya başladin?
Ben her yerde oynadim. Kalecilik de yaptim, defansta, orta sahada da oynadim. Ama forvet oynamayi ve gol atmayi çok sevdim.
Her bölgede oynamiş bir oyuncu olarak, sence bir forvetin diğer bölgelerde oynayan oyunculara göre ayirt edici özelliği nedir?
Bence bir forvet oyuncusunun öncelikle gözü olmasi lâzim. Yani oyunu iyi görebilmeli. Zeki olmali, oyunu iyi okumali ve gücünü akillica, ekonomik kullanmayi bilmeli. Her yere deli gibi koşmanin bir anlami olmuyor. Ayrica hizli olmali. Bir forvet oyuncusu için hiz çok önemli. Tabii arkadaşlarina yardim etmeli ve onlarla top alişverişi yapmali. Bir de şut çekebilmeli.
Taktik yönüm biraz zayif
Sen bir forvet oyuncusu olarak kendinde hangi yönlerinin eksik ya da iyi olduğunu düşünüyorsun?
Benim taktik yönüm biraz zayif. Bu yönümü geliştirmem gerekiyor. Zaten St. Pauli'deki hocamiz bana bu konuda özel olarak yardim ediyor. Sol ayağim, sağa göre pek iyi değil. Onun için de özel olarak çalişiyorum. Biraz da kafa toplarinda zayif olduğumu söyleyebilirim. Ayrica fiziğimi de geliştirmem lâzim. Kendimde gördüğüm bu eksiklikler için tabii ki antrenmanlardan önce ve sonra ekstra çalişmalar yapiyorum. Ama hizim ve şutlarim fena sayilmaz. Tabii onlari da geliştirmem gerektiğini biliyorum.
Dünyanin en ilginç kulüplerinden biri olan St. Pauli'de oynuyorsun. St. Pauli, Almanya'nin dişindan neredeyse dünyanin her yerinde taraftari olan, değişik özelliklere sahip bir takim. Bize St. Pauli'yi anlatir misin?
Gerçekten de St. Pauli diğer bütün takimlardan çok farkli. Bir kulüp değil de bir aile gibiyiz. Taraftarlarimiz çok önemli. Onlar için bazi şeyler yenmek ve yenilmekten daha önce geliyor. Bize her konuda çok yardim ediyorlar. Mesela dişari çiktiğimiz zaman hiç tanimadiğimiz taraftarlarla oturur bir şeyler içer, sohbet eder, birlikte zaman geçiririz. Bu tarz şeyler orada çok normaldir. Yani takimla taraftar iç içe. Ayrica St. Pauli'de hiçbir ayrim yok. Orada eğer iyi futbolcuysaniz oynarsiniz. Alman, Türk veya Afrikali olmanin herhangi bir farki bulunmaz.
Peki, St. Pauli'nin her sezon başinda Küba'da kampa girdiği ve Küba Milli Takimi ile her yil bir maç yaptiği doğru mu?
Öyle bir şey yok. Daha önce Küba'da sezon öncesi hazirlik kampi yapilmiş olabilir ama mesela geçen sezon İsviçre'de kamp yaptik. Ama Küba Milli Takimi ile maç yaptiğimiz doğru. Nasil diyeyim, onlar bizim beraber çaliştiğimiz kardeş takimimiz. Bizim başkanimiz ile Küba'nin başkani iyi arkadaş. O yüzden takimlar da birbirine destek oluyor ve iyi anlaşiyor.
![[Resim: Omer-3.jpg]](http://www.tff.org/Resources/TFF/Images/0002009/TamSaha/Temmuz/Omer-3.jpg)
Fenerbahçeli Deniz Bariş ve Beşiktaşli Uğur İnceman da St. Pauli'den yetişme oyuncular. Onlarla tanişikliğin var mi?
Tanişikliğim yok. Onlar hakkinda çok şey bilmiyorum ama kulübün kitaplarindan St Pauli'de oynadiklarini okumuştum.
Ne zamandir St. Pauli A takiminda oynuyorsun?
2008 yilinda profesyonel sözleşme imzaladim. O zamandan beri de A takimda oynuyorum.
İlk maçina ne zaman çiktin? Nasil bir duyguydu?
2008 yilinda ilk maçimi Mainz'e karşi oynadim. Gerçi çok az oynamiştim, sadece 1 dakika. Ama yine de a takim formasi ile sahaya çikmak çok güzel ve heyecan vericiydi. O havayi koklamak benim için güzel bir duyguydu.
Şimdi durum nedir? İlk on birde oynama şansi bulabiliyor musun?
Evet. Özellikle son maçlarda direkt oynadim. İlk on birde çiktiğim ilk maçimi da ilginç bir tesadüfle yine Mainz'e karşi oynamiştim. Maçi 2-0 kazanmiştik. Ben de oldukça iyi bir performans göstermiştim. Benim için gerçekten çok önemliydi.
Hayalim Barcelona
Peki, bundan sonrasi için kendini St. Pauli'nin neresine koyuyorsun? Oradaki geleceğinle ilgili neler düşüyorsun?
Daha yaşim çok genç. Henüz 19 yaşindayim. Öncelikle St. Pauli ile birlikte 2. Lig'den Bundesliga'ya çikmayi çok istiyorum. Bundesliga'daki maçlara ilk on birde çikip St. Pauli ile 2-3 yil boyunca kendimi göstermek istiyorum. Kendimi kanitladiktan sonra da her futbolcunun hayalinde olduğu gibi Avrupa'nin büyük takimlarindan birinde, mesela Barcelona'da oynamayi isterim. Tabi bunun çok zor bir şey olduğunu ve çok fazla çalişma gerektirdiğini de
biliyorum.
U18 Takimi ile 2007 yilinda başlayan bir Genç Milli Takim kariyerin var. Genç Milli Takimlara çağrilman ilk nasil oldu? Seni kim keşfetti?
Bir arkadaşimin babasi olan Hakki ağabey ve Hamburg'da Ercan Demir isimli bir ağabeyimiz beni izlemişlerdi. Onlarin Milli Takim hocalari ile de kontaklari vardi sanirim. Denenmek için Türkiye'ye gelmemi sağladilar. Abdullah Ercan yönetimindeki U18 Milli Takimi ile Güneydoğu Avrupa Oyunlari'na katildim. Oradaki ilk maçta, Romanya karşisinda ilk defa Milli Takim formasi giydim ve o turnuvada şampiyon olduk. Benim için çok büyük bir mutluluktu. İlk defa Türk Milli Takimi formasi ile bir turnuvaya katilmiş ve kupa kazanmiştim.
Ondan sonra sürekli olarak çağirildin mi?
Yok, hayir. Güneydoğu Avrupa Oyunlari'ndan sonra 1 yil kadar hiç Milli Takim'a davet edilmedim. Sonra Hami Mandirali beni Riva'daki hazirlik kampina davet etti. İşte o kamptan sonra devamli Ümit Milli Takim'a gelmeye başladim.
Peki aradaki 1 yillik süreç içerisinde ya da öncesinde Almanya'dan bir teklif aldin mi?
Evet aldim. 1 yil boyunca çağirilmadim zaman içinde Almanya U19 Milli Takimi'ndan çağirildim ve onlarla birlikte bir kampa katildim. Sonra Ercan Demir beni aradi ve bana "Belki bir süre Milli Takimlara çağirilmadin ama Türkiye'nin seninle ilgili düşünceleri var. Tekrardan Türkiye'ye çağirilacaksin. Almanya ile bir daha kamplara katilma" dedi. Ben de zaten Türkiye'de oynamak istediğim için beklemeye başladim ve hemen sonrasinda da Ümit Milli Takim'a davet edildim.
2011 Avrupa Şampiyonasi Elemeleri 2. Grup'ta mücadele eden Ümit Milli Takimimiz, senin de gol attiğin ilk grup maçinda İrlanda Cumhuriyeti'ni 3-0 mağlup etmişti. İkinci maçimizda ise Ermenistan'i 5-2 yendik. İsviçre, Gürcistan ve Estonya'nin da yer aldiği gruptaki şansimizi nasil değerlendiriyorsun?
Bence ilk maçimizda karşilaştiğimiz İrlanda Cumhuriyeti en kritik rakiplerimizden birisiydi. O maçta çok iyi ve disiplinli bir oyun ortaya koyarak deplasmanda 3-0 kazandik. Ermenistan maçinda da 5-2 gibi çok başarili bir skor elde ettik. Bizi grupta en fazla zorlayacak takimin ise İsviçre olacağini düşünüyorum.
![[Resim: Omer-1.jpg]](http://www.tff.org/Resources/TFF/Images/0002009/TamSaha/Temmuz/Omer-1.jpg)
Kayserispor ile 4 yillik sözleşme imzaladin. İmza konusunda seni ikna eden ne oldu?
Kayserispor ile uzun zamandir menajerim araciği ile devam eden bir görüşmemiz vardi ve beni ciddi bir şekilde istiyorlardi. Tolunay Kafkas ile birebir görüşmem de imza atmam konusunda oldukça etkili oldu. Ayrica en önemli tercih sebeplerimden birisi de Kayserispor'da genç oyunculara verilen şans. Tolunay Hoca genç oyunculara oldukça önem veriyor ve bu benim gibi genç oyuncular için çok önemli. Ben de Kayserispor'da forma giyerek Turkcell Süper Ligi önemli bir ligde kendimi geliştirme şansi bulacağim ve daha iyi bir oyuncu olacağim.
Transferin esnasinda eski kulübün St. Pauli ile problem yaşadin mi?
St. Pauli beni pek birakmak istemedi. Benimle ilgili başka planlari vardi ancak ben Kayserispor'a gelme konusunda israrci olunca onlar da yardimci oldu.
Önümüzdeki sezon Kayserispor ile Turkcell Süper Lig'de mücadele edeceksin. İlk sezonundaki hedefin nedir? Sezon sonunda hangi noktada olmak senin için başari sayilabilir?
Ailemin yanindan ilk defa ayrilacağim. İlk başlarda belki biraz uyum sorunu olabilir ama o süreyi kisaltmak için elimden geleni yapacağim. St. Pauli'de olduğu gibi Kayserispor'daki hedefim de takimimin oynadiği her maçta sahaya ilk on birde çikmak ve elimden gelenin en iyisini yaparak takima faydali olmak.
Ömer Şişmanoğlu futbol dişinda kalan zamanlarinda neler yapar?
Dans etmeyi çok seviyorum. Hip-hop yapiyorum. Arkadaşlarimla firsat bulduğumuzda basketbol sahasinda olsun, başka yerlerde olsun dans ediyorum. Ayrica sinema da çok hoşuma gidiyor. Arkadaşlarimla sinemaya gitmek, onlarla gezmek, eğlenmekten çok zevk aliyorum. Ayrica yüzmeyi, masa tenisi oynamayi seviyorum. Kardeşlerimle yüzüyor, babamla masa tenisi oynuyorum.
http://www.tff.org/default.aspx?pageID=286&ftxtID=7408
|
|
|
| Aghahowa gitmiş |
|
Yazar: mesgur - 30.06.2009, 11:38 - Forum: Güncel Spor Haberleri
- Yorum (42)
|
 |
Kayserispor’da 26 yaşindaki forvet oyuncusu Nijeryali Julis Agahowa’da sürpriz bir gelişme yaşandi. Geçen sezon Kayserispor’a transfer olan ve 4 gol atan Agahowa’nin isteği doğrultusunda sözleşmeler karşilikli olarak feshedildi.
Kayserispor Teknik Direktörü Tolunay Kafkas, konu hakkinda yaptiği açiklamada, İngiltere Premier ligi takimi Wigan Athletic takimindan geçen sezon transfer ettikleri 26 yaşindaki forvet oyuncusu Nijeryali Julis Agahowa’nin bonservis bedelini ödeyerek Kayseri’den ayrildiğini söyledi.
Kafkas, Agahowa’nin İngiltere’de bir takim ile görüştüğünü ve Kayseri’den ayrildiğini belirterek, “Eğer bir futbolcu gitmek isterse zorla tutmayiz. Kim olursa olsun tutmayiz. Agahowa’da gitmek istediğini söyledi ve şartlari kabul etti. Bonservis bedelini ödedi ve kulübümüz iyi bir gelir elde etti. Artik yapilacak bir şey yok. Yeni yabancilar peşinde olacağiz” dedi.
26 yaşindaki forvet oyuncusu Nijeryali Julis Agahowa, her golden sonra attiği taklalarla ve Fenerbahçe’ye attiği 3 gol ile dikkatleri üzerine çekmişti.
Faruk Aydemir/Kayseri
Doğru mu acaba?
|
|
|
| Kayseri'de Kim Hangi Takımı Tutuyor? |
|
Yazar: Ayhan BAYNAL - 30.06.2009, 11:10 - Forum: Güncel Spor Haberleri
- Yorum (92)
|
 |
Biliyorsunuz, geçtiğimiz aylarda gazeteci ağabeyimiz Bekir Demirağ’in sitemizde yayinlanan bir yazida Galatasaray taraftari oluşunun dile getirilmesi büyük yanki yapmiş, sitedeki yorumcu üyelerimizden epeyce tepki almişti.
Ancak Bekir abi Galatasaray sempatizani olduğunu gizlememiş ve “ Ben Galatasaray sevdalisi olduğum zamanlarda Kayserispor henüz kurulmamişti. Zaten Kayserispor kurulduktan sonra A takimindan Z takimina kadar takip ettim. Yeri geldi tribünlere çikip taraftarliğini yaptim. Karda-kişta, yağmurda - sicakta gereken tribün desteğini verdim. Bunun canli şahitleri olan arkadaşlarim ve dostlarim halen hayattadir.” diyerek çok sayida isim vermişti.
Bu gelişmeler sonrasinda Kayseri’de kapsamli bir araştirmaya giriştim ve gerek Medyamizda, gerekse şehrin çeşitli kademelerinde görev yapan bir çok kişinin aslinda hangi takima sevdali olduğunu en sağlam kaynaklardan tespit ettim.
Bu listeyi burada açiklarken asla birilerini hedef göstermek niyetinde olmadiğimin da bilinmesini isterim. Sitemizin köşe yazan Bekir Demirağ’i ilerleyen yaşina rağmen “ Galatasaray taraftari olduğu için eleştiren ve hatta ya sev ya terk et “ diye yorum yapanlarin, aşağidaki isimleri öğrendiklerinde nasil bir tepki vereceklerini doğrusu çok merak ediyorum.
Üye arkadaşlarim tabii ki bu konuda yorum yapmakta hür. Ancak yorum ve eleştiriler asla hakaret ve aşağilama boyutuna varmamali.
Not: Listenin Yanliş olduğunun düşünenler varsa kendilerinden özür diler ve düzeltirim.
Tabiki birazda hoş görülerine siğinarak bir liste hazirladim.
ÜST DÜZEY YÖNETİCİ ve İŞ ADAMLARI :
Vali Mevlüt Bilici : Fenerbahçe
Büyükşehir Belediye Başkani Mehmet Özhaseki : Galatasaray
Şadi Büyükkeçeci : Beşiktaş
Dr. Erol Bedir : Beşiktaş
Ahmet Demircioğlu : Fenerbahçe
H.Bekir Kuzucu : Fenerbahçe
Vedat Ali Özişik : Beşiktaş
Haci Boydak : Fenerbahçe
Mustafa Gülsoy : Galatasaray
Foto Mustafa : Beşiktaş
Gökhan Color : Beşiktaş
ESKİ FUTBOLCULAR - TEKNİK ADAMLAR ve YÖNETİCİLER :
Mehmet Gümüşsoy ( Cicom ) : Fenerbahçe
Ridvan Çeçen : Fenerbahçe
Mehmet Bulut : Fenerbahçe
Mustafa Uğur : Galatasaray
Samet Aybaba : Beşiktaş
Hikmet Karaman : Galatasaray
Ertuğrul Sağlam : Beşiktaş
Mustafa Altindağ : Galatasaray
Münir Yildirim : Fenerbahçe
Mehmet Dalgali : Galatasaray
Özcan Senem : Galatasaray
Ertuğrul Seçme : Galatasaray
Mehmet Karabacak : Fenerbahçe
Öztürk Tanribilir : Beşiktaş
Azmi Şahin : Fenerbahçe
GAZETECİLER :
Oktay Ensari : Fenerbahçe
Salih Balci : Galatasaray
Metin Kösedağ : Fenerbahçe
Süleyman Keskin : Galatasaray
Demet Öztürk : Fenerbahçe
Hakan Çiftçi : Galatasaray
Canan Bayram : Beşiktaş
Celal Kösedağ : Fenerbahçe
Doğan Havur : Galatasaray
Mustafa Gürbüz : Galatasaray
Yüksel Yikilmaz : Galatasaray
Ahmet Çinar : Fenerbahçe
Mehmet S. Kösedağ : Fenerbahçe
Güven Karaoğlan : Fenerbahçe
Deniz Çağan : Fenerbahçe
Dursun Açikyürek : Galatasaray
Mehmet Uğurlu : Fenerbahçe
Yavuz Yikilmaz : Galatasaray
Faruk Aydemir : Fenerbahçe
Bekir Demirağ : Galatasaray
Cengiz Taştan : Fenerbahçe
Mustafa Duran : Fenerbahçe
Yavuz Navruz : Galatasaray
Erhan Kan : Galatasaray
Metin Sönmez : Beşiktaş
Mustafa Cengiz : Fenerbahçe
|
|
|
| TFF'den UEFA'ya 7 stat sözü |
|
Yazar: ibrahim.onur38 - 29.06.2009, 16:55 - Forum: Güncel Spor Haberleri
- Yorum (5)
|
 |
Türkiye Futbol Federasyonu, UEFA temsilcileriyle yaptiği toplantida 7 yeni stat yapimi için söz verdi.
2016 Avrupa Futbol Şampiyonasi Organizasyonu'na aday ülkeler içinde yer alan Türkiye'de 60 bin, 50 bin ve 40 bin seyirci kapasiteli 3 satat ile 30 bin seyirci kapasiteli 4 stat yapilacak.
Bu statlarin nerelerde yapalacaği konusunda önümüzdeki günlerde Spordan Sorumlu Devlet Bakanliği, Gençlik Spor Genel Müdürlüğü ve Futbol Federasyonu Yönetimi biraraya gelecekler.
DHA
|
|
|
| Maçlar 21:30'da! |
|
Yazar: haso - 29.06.2009, 16:00 - Forum: Güncel Spor Haberleri
- Yorum (6)
|
 |
[B]Maçlar 21:30'da![/B]
Futbol Federasyonu, 2009-2010 Süper Lig maçlarinin Ağustos ayi başlama saatinin 21.30 olarak belirledi.
9 Ağustos 2009 tarihinde stat alacak Süper Lig'de geçen yil olduğu gibi Ağustos ayi maçlari saat 21.30'da oynanacak.
Bu arada 2010 Dünya Kupasi nedeniyle takvimin dolu olduğunu belirten federasyon yetkilileri, 5 takimimizin Avrupa Kupalari'nda mücadele edeceğini bu nedenle hafta arasi maçi oynatmanin zor olduğunu vurguladilar.
29.06.2009
Kaynak : sporx
|
|
|
|