| Hoşgeldin, Ziyaretçi |
Sitemizden yararlanabilmek için kayıt olmalısınız.
|
| Kimler Çevrimiçi |
Şu anda 505 aktif kullanıcı var. » (0 Üye - 501 Ziyaretçi) Applebot, Baidu, Bing, Google
|
| Son Yazılanlar |
Kayserispor'lu Stefano De...
Forum: RSS Bağlantı Haberleri
Son Yorum: kayserispor.org
8 saat önce
» Yorum 0
» Okunma 5
|
Kaleci Bilal Bayazıt'ın S...
Forum: RSS Bağlantı Haberleri
Son Yorum: kayserispor.org
01.07.2026, 23:08
» Yorum 0
» Okunma 16
|
Kayserisporlu Onurcan Pir...
Forum: RSS Bağlantı Haberleri
Son Yorum: kayserispor.org
01.07.2026, 06:13
» Yorum 0
» Okunma 17
|
Onurcan Piri'den Kayseris...
Forum: RSS Bağlantı Haberleri
Son Yorum: kayserispor.org
30.06.2026, 12:48
» Yorum 0
» Okunma 23
|
Kayserispor'un 2026-2027 ...
Forum: RSS Bağlantı Haberleri
Son Yorum: kayserispor.org
29.06.2026, 10:54
» Yorum 0
» Okunma 27
|
Kayserispor'da Kombine Ge...
Forum: RSS Bağlantı Haberleri
Son Yorum: kayserispor.org
27.06.2026, 23:02
» Yorum 0
» Okunma 28
|
Kayserispor'da Kombine Ye...
Forum: RSS Bağlantı Haberleri
Son Yorum: kayserispor.org
27.06.2026, 13:35
» Yorum 0
» Okunma 32
|
Bilal Bayazıt, 5 Yılın Ar...
Forum: RSS Bağlantı Haberleri
Son Yorum: kayserispor.org
25.06.2026, 22:04
» Yorum 0
» Okunma 45
|
Kayserispor 2026-2027 Tra...
Forum: RSS Bağlantı Haberleri
Son Yorum: kayserispor.org
21.06.2026, 11:18
» Yorum 0
» Okunma 54
|
Kayserispor Teknik Direkt...
Forum: RSS Bağlantı Haberleri
Son Yorum: kayserispor.org
19.06.2026, 13:26
» Yorum 0
» Okunma 48
|
|
|
| Julius Aghahowa - Tam saha röportaji |
|
Yazar: kayserispor.org - 07.10.2008, 11:30 - Forum: Güncel Spor Haberleri
- Yorum (8)
|
 |
Yildizi parladiğinda henüz 18 yaşindaydi. Nijerya'dan ayrilip önce Tunus'ta, ardindan Ukrayna ve İngiltere'de şansini denedi. Zirveye çiktiği takim şampiyonluklar yaşadiği Shakthar'di. Henüz 26 yaşinda olmasina rağmen erken yaşta parlamanin yüzünü eskittiğini düşünenlere Kayserispor'da cevap vermek istiyor. Kayserispor tercihini "Büyümek isteyen, iyi bir takim ve güçlü bir takim ruhuna sahip. Takimla ilgili sevdiğim bir başka şey ise futbol oynamak istememiz. Doldur boşaltla karambol bir futbol oynamiyoruz. Bu çok önemli. Eğer bir üst düzeye çikacaksaniz bunu sadece oynayarak başarabilirsiniz" sözleriyle açikliyor.
Röportaj: İlker Uğur
Julius Aghahowa'ya sorulmasi gereken ilk soru şu olmali bence; Türkiye'de ne yapiyorsun?
Ben buraya futbol oynamaya geldim. Bildiğiniz gibi futbol dünyanin her yerinde oynaniyor. Ben de futbolun iyi bir şekilde oynandiği Kayseri'yi tercih ettim. Kayserispor bu sezon UEFA Kupasi'nda da mücadele edecek ve bu da kulübü tercih etme nedenlerimden birisiydi.
Ukrayna'nin ardindan İngiltere'de kisa denebilecek bir 1.5 yil geçirdikten sonra Avrupa'nin güneydoğusuna geldin. Adeta bir üçgen çizdiğin söylenebilir. Fakat bunun bir öncesi de var. En geriye, futbola başladiğin günlere dönmek ve hikâyeni bir de senin ağzindan duymak istiyorum.
Tabii. Özellikle Afrika'da çocuklar futbolla büyür. Sokakta oynamaya başlarsiniz ve orada yetenekleriniz gelişir. Futbolun kaynaği sokaklardir. Orada keşfedilirsiniz ve yeteneklerinizin gelişimi için daha iyi bir takima götürülürsünüz. Benim hikâyem de böyle gelişti. Sokakta oynarken keşfedildim ve iyi bir takima transfer oldum. Daha sonra arkasi da geldi.
İlk takimin sanirim polis karakolunun kurduğu takimdi değil mi?
Evet. O takimda oynadiktan sonra Nijerya'nin en iyi takimlarindan birisi olan Bendel Insurance'a geçtim. O takimdaki performansimla Genç Milli Takimlara gitmeye başladim ve orada oynadiğim oyunla da Tunus'un Esperance takimina transfer oldum.
İlk olarak 1999'da düzenlenen Gençler Şampiyonasi'nda parlamiştin. O dönem başardiklarin aslinda bir Afrikali çocuk olarak rüyanin gerçeğe dönüşmesi gibidir herhalde.
Evet, öyleydi gerçekten. Öyle nitelendirebiliriz.
Peki, yaşadiğin yerden tamamiyla farkli bir yere gitmek zor olmadi mi?
Zor oldu tabii ki. İlk gittiğiniz zaman tamamen farkli bir çevreye giriyorsunuz. Tamamen farkli insanlar var ve öncelikle bu çevre ve insanlari tanimaniz gerekiyor. Böyle bir çevreye ilk girdiğinizde tek hissettiğiniz şey kafa karişikliği oluyor. O kültürü, yaşam tarzini ve oyun tipini öğrenmeniz gerekiyor. Bu da biraz zaman aliyor elbette. Ama bu bir futbolcunun yaşamidir. Bir an olduğunuz yerde rahatsinizdir, bir diğer gün ise yeni bir yere gitmişinizdir ve her şeye sifirdan başlarsiniz.
Guardian'dan Jonathan Wilson senin Shakthar'a transferini "mantik evliliği" olarak nitelendirmişti. Taraftarlarini coşturmak isteyen bir takimla Avrupa futboluna adim atmak isteyen yetenekli bir futbolcunun evliliği gibi görmüştü. Ama Shakthar'da mutsuz olduğunu da söylemişti. Sen bu konuda ne düşünüyorsun?
(Gülüyor) Tabii bu onun kendi görüşü. Ben genellikle insanlarin benimle ilgili ne yazdiklarini veya ne düşündüklerini pek umursamam. Bazen söylediklerinde hakli olurlar bazen de tamamiyla haksiz. Bu sonuçta ifade özgürlüğüdür. Ben günün sonunda işimi iyi yapip yapmadiğima bakarim. Tanri'nin bana verdiği yeteneği kullanirim. Bazen işler iyi gitmeyebilir. O zamanlarda kafanizi kaldirip devam etmeniz gerekir. Ben buna inanirim.
Ukrayna'ya ilk transfer olduğunda ülkenin en pahali oyuncusuydun. Bu durum o dönemde üzerinde bir baski yaratmiş miydi?
Böyle bir sorun yaşamamiştim. O dönemde kendimi en pahali oyuncu olarak düşünmüyordum. O zaman öyle olduğumu bile bilmiyordum. Etrafimda "İşte en pahali transferimiz" diyerek yaratilmaya çalişilan bir ilgi olmuş da olabilir ama ben bonservisime ne kadar ödendiğini bilmiyordum. Ukrayna'ya futbol oynamaya gitmiştim. İlk kez Afrika kitasini terk ediyordum. Ben sadece futbol oynamakla ilgiliydim ve ne kadara mal olduğum çok ilgimi çekmiyordu. Oraya gittiğimde şansliydim. İlk on birde oynamaya başlamiştim ve bana güvenildiğini hissediyordum. Elbette hatalar yaptim; hem de çok. Bunu kabul ediyorum ama o dönem çok şeyler de öğrendim.
Sorun çikaran adam olmadim
Ukrayna yillarin çok iyi başlasa da bu performansin bir türlü sürekli olmadi. Zaman zaman parlasan da bir dönem taraftarla aranda sorun olduğu bile yazildi. 7 sene orada oynamiş birisi olarak o dönemden bahsedebilir misin?
Ukrayna'da oynadiğim yillar boyunca taraftarlarla hiçbir sorunum olmadi. Böyle bir şey yaşamadim. Takim için de hiçbir zaman sorun yaratan bir oyuncu olmadim. Bir takim kurulurken sonuç elde etmesi beklenir ve bu sonuç beklentisi takim üzerinde bir baski yaratir. Bu nedenle kulüp pek çok oyuncu transfer etti o dönemde. Ben de çok uzun süredir takimdaydim ve uzun süre bir takimda kalirsaniz taraftarlar sizi görmekten yorulabilir. Taraftar her zaman yeni yetenekleri ve yeni futbolculari görmek ister. Ben bunun dünyanin her yerinde ayni olduğunu düşünüyorum ve bu nedenle kariyerime farkli bir yerde devam etmek istedim. Bunun dişinda teknik direktörüm, takim arkadaşlarim veya yöneticilerle hiçbir problemim olmadi. Beni takima transfer ettikleri için, oynadiğim oyun nedeniyle gayet mutluydular. Hatta İngiltere'ye gitmeden önce üç yillik da sözleşme önermişlerdi. Ama ben ayrilmayi tercih ettim çünkü orada çok kalmiştim. Benim için yeni bir yere gitmenin daha iyi olacağini düşündüm.
Ne demek istediğini anliyorum. Taraftar her sezon yeni bir Aghahowa bekliyor kulüpten.
Evet. Her sezon yeni oyuncular görmek istiyorlar. Ben oradayken yeni birisinin gelmesi zordu. Ben de ayrilarak kulübe bu imkâni tanidim. Şu an Brandao ayni sorunla karşi karşiya. O da uzun süredir takimda ve taraftarlar yeni bir futbolcu görmek için Brandao'nun gitmesini istiyor. Bunun tek nedeni var, o da yeni yüzler görmek istemeleri.
İklim şartlari senin için bir problem teşkil etti mi?
Ukrayna'ya ilk gittiğimde problem oldu gerçekten. Kar benim için ciddi bir sorundu. Hayatimda ilk kez kar görüyordum. Daha önce sadece TV'de görmüştüm. Noel dönemi sürekli gösteriyorlardi. Ama Ukrayna'da kar gerçekten üzerime yağiyordu ve şoke olmuştum. Antrenmanin ilk iki dakikasinin ardindan parmaklarimi hissetmiyordum. Hemen antrenmani birakip saunaya koştum. Fakat zamanla aliştim soğuk havaya. Artik bir problemim yok.
Wigan yanliş tercihti
Shakthar Donetsk sonrasi yaşadiğin bir Wigan Athletic macerasi var. 1.5 sezon kaldin orada. Bugünden bakinca doğru karar verdiğini düşünüyor musun?
Ben buna ne evet ne de hayir diyebilirim. Evet diyebilirim, çünkü İngiltere'de oynamak hayallerimden birisiydi ve bunu gerçekleştirdim. Esperance'dan ayrilacağim zaman da pek çok İngiliz kulübü benimle ilgilenmişti ama o zaman gidememiştim. İçimdeki bu şiddetli arzu yüzünden gideceğim takimi çok iyi araştirmadim. Takimin benim oyun stilime uyup uymadiğini veya takimda bana yer olup olmadiğini bilmiyordum. Shakthar'dan ayrilmak istediğim için "Oraya giderim ve ortami görürüm, ona göre bakarim" diyordum. Ama bana ihtiyacim olan şanslari bir türlü vermeyen bir takima transfer olduğumu anladim ve ayrilmaya karar verdim. Ancak "Bu transferden dolayi pişmanim" demem, çünkü bu futbol ve işler her zaman istediğiniz gibi gitmez.
2000 Afrika Uluslar Kupasi'nda bir kez daha parladin ve turnuvanin gol krali oldun. O zamanlar Nijerya Milli Takimi'nin bir parçasi olmak, goller atmak, başarilar kazanmak nasildi?
Elbette bir golcü olarak oynamak ve goller atmak istersiniz. Ben futbola aslinda sağ açik olarak başlamiştim ama zamanla teknik direktörlerim forvet oynamam konusunda israrci oldu. Orada da işler iyi gitti ancak benim ilk pozisyonum sağ kanatti. Milli takimda forma giymek ve başarisina katkida bulunmak beni çok mutlu ediyordu. O zaman takimimiz da çok iyiydi ve işler iyi gidiyordu. Nijerya halkinin desteğini almak da çok güzeldi. Ancak futbolda tecrübe kazandiğiniz zaman içerisinde karşiniza daha büyük mücadeleler çikiyor. Yildizlaştiğiniz zaman sizin için özel önlemler aliniyor, rakip takim savunmalari sizi taniyor. Bu benim de başima geldi. Bunu aşmak için daha çok çalişmaniz gerekiyor.
Wigan'a transfer olduktan sonra milli takimda çok şans bulamadin ve bu dönemde kendilerini çok geliştiren Martins, Yakubu gibi oyuncular senin yerini aldi. Kayserispor'da başariya ulaşip tekrar milli takimin sürekli oyuncularindan birisi olmak gibi bir hedefin var mi? Uche ve Okocha Türkiye'den Nijerya Milli Takimi'na sürekli giden oyunculardi mesela.
Evet, Türkiye'de oynamiş birçok Nijeryali futbolcu vardi. Bunlarin bir kismi milli takimda da oynadi. Milli takima seçilmek için kulüp takiminda oynamaniz şarttir. Martins ve Yakubu'nun milli takimda yer almalarinin sebebi kendi takimlarinda sürekli şans bulmalari. Gol atip atmamalari çok önemli değil. Oynadiklari sürece milli takim kadrosunda olacaklardir. Ben milli takima girdiğim zamanda takimlarinda oynamayan oyuncular kenarda bekliyorlardi; şimdi de ben bekliyorum. Ama Nijerya Milli Takimi'nda bir yenilenme çalişmasi da var. Yeni bir jenerasyon yaratmaya uğraşiyorlar ve ben Milli Takim'da sekiz senedir oynadiğim için yerime başkasinin gelmesi gerektiği düşünülüyor. Shakthar'da yaşadiğim problemin bir benzeri diyebilirim. Nijerya taraftarlari da yeni oyuncular görmek istiyor milli takimda. Bu da futbolun bir gerçeği bence.
Çok genç bir yaşta zirve yaptin ve yüzün yaşlandi adeta. Oysa hâlâ 26 yaşindasin ve futbola verebileceğin çok şey var bence. Ancak en büyük problem yüzünün eskimesi galiba.
Evet (Gülüyor). İnsanlar sürekli seni görünce izlemekten sikiliyor. Bu genelde 10-15 sene oynayan futbolcularin başina gelir ama ben 8 sene oynamama rağmen böyle bir sorunla karşilaştim. İlk parladiğimda çok kisa bir zamanda çok büyük bir etki yaptim. İnsanlar belki bu yüzden benim çok uzun süredir oynadiğimi ve yaşlandiğimi düşünüyor ama aslinda böyle değil.
Bu durum Harry Kewell için de geçerli sanirim?
Evet, evet. O da 8 sene önce zirve yapti ve hâlâ iyi bir yaşta olmasina rağmen insanlar onu yaşli zannediyor. Ben bunun Cristiano Ronaldo, Fabregas, Messi ve benzeri diğer oyuncular için de geçerli olacağini düşünüyorum.
Sen bu tip genç oyuncularin öncülüydün.
Evet ve ben bu sorunla genç yaşimda karşi karşiya kaldim. Son döneme bakarsaniz çok kisa sürede yildiz mertebesine yükselen futbolcular görürsünüz. Bu futbolcularin yillar boyu beklentileri karşilamalarinin zor olduğunu düşünüyorum. İnsanlar bir süre sonra bu oyunculardan sikilabilir.
Oynayacağin takima gitmelisin
Nijerya Milli Takimi'nin kadrosunda eskiden Avrupa'nin büyük takimlarinda oynayan yildizlar olurdu. Finidi George, Kanu, Oliseh, Amokachi, West gibi oyuncular üst düzey takimlarda oynarlardi. Şimdi baktiğimizda ise milli takim oyunculariniz Portsmouth, Newcastle United gibi takimlarda top koşturuyor. Bu durum ülke futbolunda bir düşüşün sinyali mi sence?
Bunun nedenini bilmiyorum ama oyuncularin bilinçlendiğini söyleyebilirim. Oyuncular artik seçimlerini sadece büyük takimlardan yana kullanmiyor. Kendilerine uyan takimlari daha çok tercih eden oyuncularimiz var. Baktiğiniz zaman Chelsea'de oynayan oyuncumuz da var. Ama çok şans bulamiyor ve istediği etkiyi de yaratamiyor. Onun oynayabileceği bir takima gitmesi bence çok daha önemli. Avrupa'nin her yerinde oynayan oyuncularimiz var ama bir önceki jenerasyonun yaptiği etkiyi yaratmiyor olabilirler. Ancak çok daha bilinçliler. Gelişebilecekleri takimlari tercih ediyorlar. Ayrica büyük takim dediğiniz zaman bu yaninda baskiyi da getirir. Orada beklentiler çok daha büyür. Yeni gelen oyuncu olarak istediğiniz performansi da sergileyemezseniz işler iyi gitmeyebilir. Ortalama bir takimda kendinizi geliştirmeniz çok daha mümkün olur.
John Obi Mikkel, Manchester United yerine Chelsea'ye gittiği zaman bunu menajerine bağlamişlardi. Afrika futbolunda menajerler bu kadar etkili mi gerçekten?
Ben bunun öyle olduğunu düşünmüyorum. Mikkel konusunda tercih bence oyuncuya aitti. Mikkel istemedikten sonra hiçbir menajer onu Chelsea'ye götüremez. Elbette ikna etmeye çalişmiştir ve bu konuyu tartişmişlardir ama sonuçta karar futbolcunundur.
Tunus yerine Danimarka'ya gitseydin ben çok şeyin daha farkli olacağini düşünüyorum.
Evet, belki öyle ama hayat koca bir bilinmezlik ve ileriyi göremiyoruz. Ben Esperance'i tercih ederken oynayacağim ve kendimi geliştireceğim bir takim olarak görmüştüm. Şu an o tercihe baktiğimda kararimdan pişman değilim. Sonuçta başardiklarim az şeyler değil. Ukrayna'da şampiyonluklar kazandim, milli takimima katki yaptim, iyi yerlere geldim. Ama Danimarka'ya gitseydim ne olacağini bilemeyiz.
Türkiye'ye dönersek, buraya gelmeden önce neleri biliyordun?
Avrupa'da yaşiyorsaniz Türk futboluna kayitsiz kalmaniz zordur. Takimlariniz Avrupa'da sürekli oynuyor ve göz önündeler. Milli Takim'in Avrupa Şampiyonasi'ndaki performansi da çok etkileyiciydi. Ayrica burada oynamiş çok sayida futbolcu arkadaşim var ve onlardan duyduklarim da vardi. Shorunmu'yla buraya gelmeden önce konuştum ve o da çok olumlu şeyler söyledi. Bu yüzden şansimi burada denemeye karar verdim.
Büyümek isteyen bir takimdayim
Kayserispor takimi hakkinda ne düşünüyorsun?
Takim oldukça iyi bence. Büyümek isteyen, iyi bir takim ve güçlü bir takim ruhuna sahip. Takima yeni oyuncular katiliyor ve bu tip durumlarda takimin birbirine alişmasi genellikle zaman alir. Bu dönemde o zorluklari aşmaya çalişiyorum. Teknik direktörümüz eski bir futbolcu ve futbolun ne olduğunu çok iyi biliyor. En üst düzeyde futbol oynamiş bir insan. Ayrica oldukça disiplinli. Takimla ilgili sevdiğim bir başka şey ise futbol oynamak istememiz. Doldur boşaltla karambol bir futbol oynamiyoruz. Bu çok önemli. Eğer bir üst düzeye çikacaksaniz bunu sadece oynayarak başarabilirsiniz. Bu şekilde geçen seneki başarinin üstüne çikmayi hedefliyoruz.
Kayseri sosyal yaşamiyla ön plana çikmiş bir şehir değil. Bu senin için problem olacak mi?
Ben çok sosyal bir insan değilim ama ayni yerde bir süre sonra sikilirsiniz. Ben izin günlerimde çok dişari çikmayi planlamiyorum. Bilgisayarim, cep telefonum var. Dünyanin her yeriyle iletişimde olabilirim. Ayrica önceleri çok sosyaldim ama yeni takimima alişmak için bunlari bir kenara birakip odaklanmam lâzim. Şu an önceliğim oynamak ve takima adapte olmak. Ayrica İstanbul ve Antalya gibi şehirler uçakla bir saat sürüyor. Oralara da gidebilirim istediğim zaman.
Bilgisayar oyunlari veya benzeri şeyler oynuyor musun?
Yok, hayir oynamiyorum.
Nasil olur, sen futbol oyunlarinin efsanelerindensin.
Evet biliyorum. Bana bunu çok sayida kişi söyledi. Ben oyunda onlarin oyuncusuymuşum galiba ama ben hiç oynamadim. Bazen sizi bu şekilde takdir eden oyuncularla karşilaşmak çok iyi olabiliyor.
Kayserispor'da şu ana kadar oynadiğin maçlardaki performansini nasil değerlendiriyorsun?
Türkiye'deki futbolun çok fiziksel olduğunu gördüm. Savunma oyunculari topa değil, adama gidiyorlar. Ama zamanla buna alişacağim. Şu an önemli olan takim arkadaşlarimin nasil oynadiklarini öğrenmem ve onlarin da benim nasil oynadiğimi görmeleri. Ben takimda çok iyi yetenekler olduğunu düşünüyorum ve iyi bir şekilde karişirsak çok iyi yerlere gelebiliriz. Teknik direktörümüz de sürekli bizi cesaretlendirmeye çalişiyor ve destekliyor.
Julius Aghahowa'nin bundan sonraki hedefi ne?
İlk hedefim burada oynamak ve takima katki yapmak. Bu oldukça önemli benim için. Buradaki başarima ve takimin başarisina göre kalabilirim veya gidebilirim ama bunu zaman gösterecek.
Milli takima geri dönmek senin için önemli mi?
İlk önceliğim değil. Geçmişe bakarsak milli takimla her turnuvada oynadim. Olimpiyatlar, Dünya Kupasi, Afrika Uluslar Kupasi gibi organizasyonlarda goller attim. Bunun üstüne bir şey koyacağimi düşünmüyorum milli takim maçlari açisindan. Ama milli takimla kupalar kazanmak isterim. O önemli olur. Fakat bu da şu an zor gözüküyor. Ben milli takimda oynarken hatalarimdan öğreniyordum. Böyle bir yerdi. Şimdi ise sürekli teknik direktör değiştiren bir takim olduk. Sürekli yeni oyuncular araniyor. Benim katkimi isterlerse seve seve giderim ama istemezlerse de sorun değil. Hayat böyle.
Tam Saha Dergisinde Eylül-2008 yayinlanmiştir.
Devami...
|
|
|
| "İbretlik " bir köşe yazısı... |
|
Yazar: kayserispor.org - 07.10.2008, 11:10 - Forum: Güncel Spor Haberleri
- Yorum Yok
|
 |
( Sayin Hakki Yalçin'dan alintidir )
Değerli site dostlari :
Fotomaç gazetesinin " Sari Kanarya" yani Fenerbahçe hayrani ve destekçisi görünümünü her zaman için yazilarinda açik-seçik yansitan köşe yazari Hakki Yalçin'in temsilcimiz Kayserispor'un deplasmanda oynayip 4-1 kazandiği ve bizim açimizdan "gerçek bir zafer " , ev sahibi açisindan da bir "hezimet " olan karşilaşma sonrasinda kaleme aldiği yaziyi ( okuyamayanlar için ) noktasina-virgülüne dokunmadan buraya aktarmakta yarar görüyorum. Bu yazi, Kayserispor'umuzun gerek güzel oyunuyla gerekse ortaya koyduğu başarili mücadeleyle anli-şanli ve de bol parali rakibini "mat" ettiğinin ve 3 puani anasinin ak sütü gibi hak ettiğinin tescil belgelerinden biri olarak hatirlanacaktir…
Burada değerli köşe yazari Hakki Yalçin'a şunu sormak isterim :
"Maçi Fenerbahçe ayni skorla kazansaydi, acaba neler yazardiniz ? "
Yine de köşe yazinizda hakki "hak" edene teslim ettiğiniz için teşekkürler…
Bekir DEMİRAĞ
PARAMPARÇA
Hakki YALÇIN
Dün gece Şükrü Saracoğlu'nda sükseli siluetler vardi.
Sessiz bahçenin kuşlari vardi.
Kale önünde her türlü resimler vardi, gol resimleri yoktu.
Pozisyonlara sarkintilik edenler vardi,iş bitiren yoktu.
Geçen yil yankilanan Fenerbahçe'nin sesi … Bu yil yanik bir ses oldu.
* * *
Tribünlerde "Hep destek, tam destek" konulu limitsiz bir pankart desteği vardi ama…
O desteğe layik olmayan içler acisi bir Fenerbahçe'de, sahanin ortasindaydi.
Kademesiz ve yüreksiz bir defans anlayişi. Kanatlar kirik.
Orta alanin ciğerleri su toplamiş.
Yaşli bir görüntüsü var takimin.
"Herhalde" dedim. " Bunlar kendilerini Aragones'le ayni kuşağin temsilcisi sayiyorlar."
* * *
Kazim, kendine de geç kaliyor, pozisyonlara da. Güiza'nin ne ayaklari yakin pozisyonlara, ne yüreği.
Alex'in yokluğunun fena halde hissedildiği dakikalarda , oyun kurma görevi Emre'ye verilmişti.
Emre, sezon başindan beri izlediğiniz Emre.. Pozisyon yatalaği…
Maldonado ve Selçuk'u sormayin bile. Birileri bu ikilinin takimda var olma sebeplerini açiklasin bana ?
* * *
İlk çeyrekte , pozisyonlara uzaktan kumanda eden Roberto Carlos'un, yenilen golden sonra sol kanattan oyun kurucu rolüne soyunmasi , yapay bir gösteri.
Buna karşilik ; Aghahowa'nin attiği gol, kademesi olmayan bir defansin " Gel de at " diye buyur ettiği bir pozisyon, Volkan'in çikişi da gole yaldizli davetiye…
İlk yarinin sonlarinda yine benzer bir gol daha.
* * *
Kayserispor üç pasla rakip alanda ve hatta Volkan'la karşi karşiya…
Fenerbahçe 20 pasla pozisyon geveliyor. Takimda herkes birbirinin etrafinda uydu olmuş dönüyor.
Kayserispor koşarken, Fenerbahçe yoruluyor sanki.
Bir takim , yardimlaşmayi , sadakati ve bütünlüğünü yitirmişse, hatalar kaçinilmaz.
Üstelik alişkanliğa dönüşen hatalar.
* * *
İkinci yarida sahte bir Fenerbahçe saldirisi izledik.
Carlos'un penaltisinin değiştirmesi de mümkün değildi ve Kayserispor istediği kadar gol atti.
Aragones'le Tolunay Kafkas arasindaki fark, mücadeleyi karşi tepelerden izleyen komutanla, sahanin içine ruhunu süren komutan farkiydi.
O fark da , skor tabelasina yansidi zaten.
Aghahowa tek başina bir imha timiydi ama Kayserispor'da Turgay'a bayildim.
Ayaklari harika, boş alan yaratmadaki ustaliğina tam puan…
Kendine güveni de , tüm haşmetiyle ortadayken… Gecenin yildiziydi.
* * *
Dün gece Fenerbahçe'de yalanlar sustu, gerçekler bütün heybetiyle sahanin ortasindaydi.
Herhalde, sorumluluğu üzerlerine alan birileri çikacaktir.
Maça uyku tulumuyla çikan futbolculara da " Hep destek, tam destek" adina bir teşekkür ilani vermek gerek.
"Teşekkür ederiz çocuklar !
Taraftarlarin geçen yilki altin yaldizli düşlerini…
Pasli bir tenekeye çevirdiğiniz için."
|
|
|
| Ümitler: Türkiye - Beyaz Rusya |
|
Yazar: Sniper38 - 07.10.2008, 10:34 - Forum: Ümit Milli Futbol Takımımız
- Yorum (15)
|
 |
Ümitler Avrupa Sampiyonasi Eleme Turu, 1. Mac
-
Türkiye - Beyaz Rusya
[SIZE="3"]Tarih:10-10-2008, Cuma
Saat:19:30
Hakem: Peter Sippel (Almanya)[/SIZE]
Kadro:
Kaleciler: Volkan Babacan (Fenerbahçe), Ufuk Ceylan (Manisaspor), Onur Recep Kivrak (Trabzonspor)
Defans: Ahmet Ari (Gaziantepspor), Serkan Kurtuluş, Alparslan Erdem (Galatasaray), Muhammet Aykut Demir (Excelsior), Eren Güngör (Kayserispor), Emre Özkan (Beşiktaş), Orhan Şam (Hacettepe), Ferhat Öztorun (Manisaspor)
Orta Saha: Bariş Memiş (Trabzonspor), Serdar Özkan, Aydin Karabulut (Beşiktaş), Abdullah Durak, Umut Koçin (Kayserispor), Mehmet Güven (Galatasaray), Özer Hurmaci (Ankaraspor), Jem Paul Karacan (Reading)
Forvet: Mehmet Batdal (Bucaspor), Mustafa Pektemek (Gençlerbirliği), Sercan Yildirim (Bursaspor)
|
|
|
| [Kafkas] Şehir, takıma sahip çıkarsa şampiyonluktan söz ederim |
|
Yazar: 3838 - 07.10.2008, 09:50 - Forum: Güncel Spor Haberleri
- Yorum (48)
|
 |
Şehir, takima sahip çikarsa şampiyonluktan söz ederim
F.Bahçe'yi 4-1 mağlup eden Kayserispor'un teknik direktörü Tolunay Kafkas, "Bu maçin özel bir stratejisi yoktu." diyor. Kafkas'a göre, şampiyonluk Kayseri için bir ütopya. Çünkü şehir, takima yeterince ilgi göstermiyor. Başarili hoca, kulübe para kazandirabilecek sayisiz yildizlara sahip olduklarini vurguluyor.
Alti önemli oyuncusundan mahrumdu. Buna rağmen Kadiköy'de adeta sistem ve strateji dersi vererek F.Bahçe'yi dize getirmeyi başardi. Bir bakima cesaretinin karşiliğini aldi. Aragones, tek forvetle takimini sahaya sürerken, o rakibin gücüne bakmadan 'çift forvet' alişkanliğini sürdürdü.
Farkli galibiyet öyle başini filan döndürmüş değil. "İyi şeyler yapiyoruz." demekle yetiniyor. Kendisine "Ne zaman şampiyonluktan söz edeceksiniz?" diye sorduğumuzda, "Bu çok zor. Çünkü şehir, takima sahip çikmiyor." serzenişini dile getiriyor. Ve Tolunay hocaya göre F.Bahçe'ye 3 gol atan Aghahowa'nin yani sira kadroda Kayserispor'a büyük paralar kazandiracak çok oyuncu var.
F.Bahçe'yi geçtiğimiz sezon olduğu gibi savunmanin arkasina atilan toplarla yendiniz. Rakibin zaaflarini dikkate alarak mi bu stratejiyi uyguladiniz?
Hayir, genel oyun tarzimizda bu var bizim. Bu maçta daha da dikkat ettik. Rakip kim olursa olsun savunma arkasina atilan toplarla gol ariyoruz.
Kayserispor'un göze çok hoş gelen bir yayilişi vardi sahaya. 6 eksiğiniz olduğu hiç hissedilmedi. Sistem olarak bu noktaya gelmeyi nasil başardiniz?
Bizim bir sistemimiz var. Oyuncular kisa sürede buna adapte oluyorlar. Bu yüzden farkli kadrolarla çikiyor olmak oyun tarzimizi bozmuyor. Bu, bizim 1,5 yildan beri Kayserispor'da oturttuğumuz bir anlayiş.
Sistemi belirlerken neyi önceliyorsunuz?
Elimdeki oyuncu profiline göre sistemimi belirliyorum. Rakipler karşisinda önce kendi oyun felsefemizi uygulamaya çalişiyoruz. Maça veya rakibe göre değişmiyor bu. F.Bahçe karşisina bu anlayişla çiktik, sahada istediklerimizi yaptik.
F.Bahçe tek forvetle oynarken, siz sahaya çift forvetle çiktiniz. Rakibinizin gücünden ve Kadiköy gerçeğinden çekinmediniz mi?
Forvetlerimizin sakatliğindan dolayi bazi maçlarda tek golcü ile oynadik. Onun dişinda bütün maçlara çift forvetle çikiyoruz. Rakibin kim olduğu hiç önemli değil. Paris'te de çift forvetle oynamiştik, Kadiköy'de de öyle oynadik.
F.Bahçe'ye 3 gol atan Aghahowa, Premier Lig'den geldi. Bu oyuncunun transferi nasil gerçekleşti?
Aghahowa, Wigan'da mutlu değildi. Birakilacağini duyunca temasa geçtik. Bonservis de vermedik. O da bir çikiş ariyordu. Böyle devam ederse çok büyük işler yapar.
Yattara örneğinde olduğu gibi bu oyuncu Kayserispor'a büyük paralar kazandirabilir mi?
Sadece o değil, Kayserispor'a büyük paralar kazandiracak çok oyuncu var. Mehmet Topuz, stoper Eren, Abdullah var. Cangele, Tevfik, Ragip, Turgay Bahadir... Hepsi de çok yetenekli.
Peki 5 maçta sadece iki gol atabilen Kayserispor, F.Bahçe maçina 4 gol siğdirmayi nasil başardi?
Daha önceki maçlarda da çok pozisyona girdik. Sivas maçinda çok pozisyonumuz vardi. G.Saray maçinda rakipten iki fazla pozisyona girdik. Diğer maçlarda da öyleydi. F.Bahçe maçinin farki şu oldu: Girdiğimiz pozisyonlari değerlendirdik. Bir de benim için önemli olan kazanmaktir. 1-0 olmuş, 4-1 olmuş hiç fark etmez.
Maçtan sonraki açiklamanizda Aragones için 'büyük hoca' dediniz. Gerçekten böyle mi düşüyorsunuz, yoksa nezaket gereği miydi bu ifadeniz?
Gerçekten böyle düşünüyorum. Kesinlikle nezaket gereği konuşmam. Kariyerine başarilarina baktiğimizda Aragones için başka ne düşünebilirim ki?
Geçen yilki F.Bahçe maçindan sonra hakemle ilgili eleştirileriniz konusunda, 'Bana yakişmadi. Öyle konuşmamaliydim.' diye özeleştiride bulundunuz. Takimin aleyhine çok ciddi bir hakem hatasiyla karşilaşirsaniniz konuşmamayi başarabilecek misininiz?
Zor... Bunu başarabileceğimi sanmiyorum.
F.Bahçe karşisindaki oyun, "Bu takim Paris Saint Germain'i eleyemez miydi?" sorusunu da getirdi akillara. Bu konuda ne söyleyeceksiniz?
Elendiğimiz için çok üzgünüz. Ama Paris Saint Germain büyük takim. Şayet başka bir takimla oynasaydik şansimiz yüksek olurdu. Biz ilk maçta kaybettik. İçeride iki gol yiyince bunu telafi etmek kolay değildi. Maalesef başaramadik.
Şampiyonluk Kayseri için ütopik bir hedef mi?
Şampiyonluk Kayseri için ütopik bir hedef. Bu, şehrin yapisiyla ilgili durum. Maalesef şehir, takima sahip çikmiyor. Maçlara gelmiyorlar. Şayet şehir bu takima sahip çiksa o zaman şampiyonluktan söz ederim. Ama bu durumda değil.
Tolunay Kafkas, hedeflerinin neresinde koşuyor?
Ben, 5-6 yildan beri antrenörlük yapiyorum. İdeallerim doğrultusunda çok çalişiyorum. İnşallah Türk futboluna daha çok şey vereceğim.
Hayri Beşer
http://www.zaman.com.tr
|
|
|
| Aktütün’de kaybolan 2 asker şehit olmuş |
|
Yazar: Adem Dolgun - 07.10.2008, 00:51 - Forum: Teröre Lanet
- Yorum Yok
|
 |
Kayip 2 asker bulundu 6 Ekim 2008
Genelkurmay Başkanliği, daha önce kayip olduğu bildirilen şehit Uzman Jandarma II. Kad. Çvş. Nurullah Oymak ve şehit Uzman Jandarma II. Kad. Çvş. M. Bahattin Erturhan'in bulunduğunu bildirdi.
Genelkurmay Başkanliğinin internet sitesinde yer alan basin açiklamasinda, şunlar kaydedildi:
“Daha önce kayip olduğu bildirilen şehit Uzman Jandarma II. Kad. Çvş. Nurullah Oymak ve şehit Uzman Jandarma II. Kad. Çvş. M. Bahattin Erturhan bugün güvenlik kuvvetlerimizce bulunmuştur.
Şehitlerimize Allah'tan rahmet, değerli ailesi ve yüce milletimize başsağliği dileriz.”
Şehit sayisi 17'ye yükseldi.
SİVAS'TA BÜYÜK ÜZÜNTÜ
Hakkari'nin Şemdinli ilçesindeki Aktütün Jandarma Sinir Karakolu'na terör örgütü üyelerince düzenlenen saldirida kaybolduğu bildirilen Jandarma Uzman Çavuş M. Bahattin Erturhan'in ölü olarak bulunduğu haberi, Sivas'taki baba evini üzüntüye boğdu.
Saldirinin ardindan önce şehit düştüğü bildirilen, ancak daha sonra Genelkurmay Başkanliğinin açikladiği şehit listesinde adi yer almayan ve kaybolduğu duyurulan şehit Uzman Çavuş Bahattin Erturhan'in ölü olarak bulunduğu haberi, Kilavuz mahallesindeki babaevine, Sivas İl Jandarma Komutani J. Kur. Kid. Alb. Hakan Doğan tarafindan verildi.
Acili haberi Doğan'dan alan şehidin babasi Mehmet Erturhan, gözyaşlari içinde “Vatan sağolsun. Yavrum, gezmedik dağ birakmadi” dedi.
Haberin ardindan şehidin annesi İsmihan, üvey annesi Emine, kardeşleri Fadime ve Ahmet Erturhan, Ayşe Arslan ile yakinlari üzüntüye boğuldu.
Şehidin hamile olan kizkardeşi Ayşe Arslan, diğer kardeşi Fadime Erturhan ile kimi yakinlari sinir krizi geçirdi. Fenalaşan aile üyelerine, evin önünde bekleyen sağlik ekiplerince müdahale edildi.
5 kardeş olduğu öğrenilen şehidin akrabalari ve komşulari da acili aileye taziye ziyaretinde bulunarak, destek oldu. Mahalledeki kimi evlere Türk bayraği asildiği görüldü. Şehidin babaevinde toplanan vatandaşlar da terörü lanetledi.
Şehit Erturhan'in, Ankara'da yaşadiği, sağlik görevlisi olan eşi Fatma Erturhan'in da bu ilde bulunduğu öğrenildi.
Şehidin 2.5 yaşinda Silanur adinda bir kizinin bulunduğunu aktaran yakinlari, eşinin 5 aylik hamile olduğunu söylediler.
Sehitlerimize cenabi ALLAH´tan Rahmet, yakinlarinada bassagligi diliyorum mekanlari cennet olsun
Kaynak: www.hurriyet.com.tr
|
|
|
| Eren Güngör Röportajı |
|
Yazar: kayserispor.org - 07.10.2008, 00:00 - Forum: Güncel Spor Haberleri
- Yorum Yok
|
 |
15 yaşindan itibaren formasini giydiği Altay altyapisinin en başarili ürünlerinden biri. Ümit Milli Takim'daki performansi onu bu sezon başinda, henüz 20 yaşinda Süper Lig takimlarindan Kayserispor'a taşidi. Geçtiğimiz ay hem Ümit Milli Takim hem de Kayserispor adina attiği gollerle bir stoperin skora etkileri konusunda adeta ders verdi. Sadece kesiciliğiyle değil, topu kullanirken gösterdiği beceri ve soğukkanlilikla da Türk futbolunun önemli kazançlarindan biri olarak parildiyor.
Röportaj: İlker Uğur
Gerçeği söylemek gerekirse seni çok iyi tanimiyoruz. Genç ve Ümit milliliklerin var ama Türkiye'nin bir gerçeği olarak, oynadiğin iki Galatasaray maçinda parladin. Bize biraz kendinden bahsedebilir misin?
1988 İzmir Bergama doğumluyum. 1993'te babamin işi nedeniyle İzmir'e yerleştik. Futbola yedi yaşinda amatör lig takimlarindan Çamdibi Gücü'nde başladim. 1998'de lisansim çikti. Çamdibi Gücü'nde yedi sezon oynadim. 15 yaşindayken altyapi antrenörlerinin beğenmesi sonucu Altay'a geçtim. 1.5 sene Altay altyapisinda oynadim. Bu dönemde A Genç kategorisinde Türkiye üçüncüsü olduk. O takimin çaliştiricisi Ercan Ertemçöz'dü. Tam bu başarili dönemde Altay A takiminin Teknik Direktörü ayrilinca Ercan Hoca A takimin başina geçti. Altyapidan 12 futbolcuyu da A takima çikardilar. Bir tek ben kaldim. Önceki takimimla sorun yaşamamak için bir sene erteleyip, yaşimin dolmasini bekleme karari aldilar sanirim. Lig böyle başladi. Ama ikinci hafta Cuma günü takimin üç stoperi de sakatti. Bunlarin arasinda Metin Depe ve Ali Eren de vardi. Beni Cuma günü apar topar profesyonel yaptilar ve o gün takimla İstanbul'a gittim. Yedek olarak gittiğimi düşünüyordum ve oynayacağimi hiç sanmiyordum. Hoca kadroyu açikladiğinda ismimi görünce bir anda dizlerimin baği çözüldü.
Maç hangi takima karşiydi?
Büyükşehir Belediyespor'la oynuyorduk ve 2-1 kazandik. Oldukça iyi oynadim. Teknik Direktörüm bana güvendi, ben de onu mahcup etmedim. O sezon 10 maça çiktim. 17 yaşimda 10 maç oynadim ve bu benim için mucize gibi bir şeydi. Belki bir sene bekleseydik ben hiç profesyonel olamayabilirdim. Teknik direktör farkli olabilirdi. Beni profesyonel yapmayabilirlerdi. O sezon iki tane de gol attim. Futbolculuk maceram böyle olayli başladi.
Sonraki sezonda neler oldu?
Bir sonraki sezon çok ağir bir sakatlik geçirdim. Kasiğimdan sakatlandim ve tedavisinin olmadiği söyleniyordu. İğne tedavisi öneriliyordu ama bunun yanliş olduğunu söyleyenler de vardi. Kimseye güvenemiyordum bu sakatlikla ilgili.
Ne sakatliğiydi bu tam olarak?
Oestetis Pubis diye bir sakatlik. Çoğu futbolcuda olan bir şey aslinda. Ama beni yaklaşik bir sene futboldan uzak tuttu. Dönüşümde 15 maç oynadim, birkaç tane de gol atinca dikkat çektim. O sayede Ümit Milli Takim'a yükseldim. Orada oynadiğim ilk maçta da gol atinca iyice ön plana çiktim ve bu gelişmeler beni Kayserispor'a kadar getirdi.
Bir anda siçrama yaptin yani.
Evet evet. Her şey bir anda gelişti hayatimda. Profesyonel olmam bir anda oldu. Yaptiğim çikiş da bir anda. Belki benim profesyonel olmami kimse beklemiyordu takimda. Ama ben kendime güvendim hep. Bana güvenenleri de mahcup etmedim. Şunu söyleyebilirim; basamaklari birer birer değil, ikişer ikişer çiktim.
Kayserispor'a gelişin nasil oldu?
Altay'da sözleşmemin bitmesine 6 ay varken yöneticilerle görüştüm. Kalmak isteyip istemediğimi sordular. "Benim de şartlarim olacak ama neden Altay'da kalmak istemeyeyim ki?" dedim. Sonuçta Altay'dan yetiştim sayilir. O zaman bana "Sen ne dersen onu yapacağiz, 10 milyon dolar da verseler seni satmayiz" dediler. Benim düşüncem hep şartlar oluşursa kalirim şeklindeydi. Konu benim için kapanmişti. Toulon Turnuvasi'nda Ümit Milli Takim formasi giydim. O turnuva ve kamp dönemi yaklaşik 20 gün sürdü. Dönüşte de tatile gittim. O dönemde benimle ilgilenen kulüpler ortaya çikti. En ciddi teklifle Kayserispor'un geldiğini biliyordum. Ama yöneticilerle konuşmuştum ve şartlarimin kabul edileceğini düşünüyordum. Ancak herhalde kulübün maddi durumu çok iyi olmadiğindan beni gözden çikarttiklarini ve satmak istediklerini gördüm. Kayserispor'u tercih etmemin birinci sebebi Tolunay Kafkas'in orada olmasiydi. Tolunay Hoca ayni zamanda Ümit Milli Takim'da da teknik direktörümdü. Onunla telefonla konuştuk. Bana "Sen boş adam değilsin. Kayseri seni çok büyük paralar vererek aliyor. Bu kulüp, bu yaştaki hiçbir futbolcuya bu kadar para vermez. Burada ayrica ben varim" dedi. Bana o güveni sonuna kadar gösterdi ve bunun üzerine hiç düşünmeden imza attim.
Kayseri futbol için mükemmel
İzmir'den sonra Kayseri'de yaşam biraz daha zordur herhalde.
Evet, biraz öyle. İzmir çok güzel bir şehir ve tam yaşanilacak bir yer. Kayseri'ye ilk geldiğimde biraz sikildim. İzmir'de boş zamanlarda gidilecek çok yer varken Kayseri'de birkaç yerle sinirlisiniz. Başta sikinti oldu ama aliştim. Futbola kendimi vermek için Kayseri'nin mükemmel bir yer olduğuna inaniyorum. Harcayacak çok yer olmadiği için para biriktirmek açisindan da çok iyi bir şehir. İzmir o açidan kötüydü. Para harcamak için çok yer var ve dişari çiktiğinda kesin harciyorsun ama Kayseri öyle değil.
İzmir'de hangi lisede okudun?
Çamdibi'ndeki Sidika Rodop Lisesi'nde. Çamdibi farkli bir yerdir. Arabayla caddeden geçerken yolda yürüyen insanlar istiflerini hiç bozmaz. Yolun ortasindan çekilmelerini istediğiniz zaman da kizarlar. Çok ters bir yerdir. Aslinda merkezî bir yer, her yere çok yakin ama fena yani.
Futbolculuktan başkasini düşünmedim
İki-üç sene öncesine kadar futbolcu olma hayali kuran bir lise öğrencisiydin ve bunun olma ihtimali vardi sadece. Başka ideallerin, planlarin da var miydi?
Ailede futbolculuk var aslinda. Babam köy takiminda oynuyormuş. Amcami zamaninda Manisaspor çok istemiş. Dedemler "Sen gidersen bu tarlayi kim sürecek?" demişler ve birakmamişlar. Ben okula başladiğimdan beri futbolu hep ön plana koydum. Ders 13.00'te başliyorsa ben 11.00'de okulda olur ve ders başlayana kadar maç yapardim. Öğretmen olmak, doktor olmak gibi hayallerim olmadi hiç. Hep futbolculuktu hayalim. Hâlâ bu hayali gerçekleştiriyorum. Daha tam oldum diyemiyorum çünkü.
Hep öyle bir durum var. Bir olmamişlik hali. Bu durumda bir B planiniz da oluyor herhalde.
Evet tabii. Erciyes Üniversitesi'ni kazandim. Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu öğrencisiyim. Üniversitede okumayi çok istiyordum ve Kayseri'de bir yandan eğitimimi de yürütecek olmam beni çok mutlu ediyor.
Futbolculuk hayati senin açindan nasil bir hayat?
Futbolculuk, dişaridan herkese kolay gözüken bir iş. Bir saat koşup dünyanin paralarini götürüyoruz gibi bir izlenim var. Ama öyle değil. İlk planda ben Kayseri'de ailemden uzak yaşiyorum. Kamplar uzun ve bu sizi yakin çevrenizden uzaklaştiriyor. Takiminiz aileniz oluyor. Saate vurduğunuzda futbol en çok kazandiran mesleklerden ama bu paralari kazanacak noktaya gelene kadar harcadiğiniz emek de parayla ölçülemez. Her şeyden fedakârlik ediyorsunuz.
Futbolcu olamayanin trajedisi büyük
Altyapida beraber oynadiğin ama futbolcu olamamiş çok yetenekli arkadaşlarin vardir herhalde.
Öyle çok arkadaşim var. Futbolu biraktiklarini duyuyorum. Çok yetenekli pek çok arkadaşimin şansi dönmedi bir türlü ve eşiği geçemediler. Bunlarin bazilari tinerci olmuş, bazilari esrarkeş. Futbol, oynayani kötü alişkanliklardan uzaklaştirsa da futbolcu olamayanlarin trajedisi gerçekten çok büyük.
Bu önemli bir konu gerçekten de. Sen ne yapardin böyle bir durumda?
Ben her zaman gelişime inanirim. Benim için futbol olmasa öğretmenlik olur, marangozluk olur ama mutlaka bir şey olurdu. Futbolcu olamiyorum diye hayati birakmam ve mutlaka bir meslek edinirdim.
Boş zamanlarinda neler yapiyorsun?
Kayseri'de bazen sinemaya gidiyoruz. Yemek yemeye, kahve içmeye çikiyoruz. Çoğunlukla internette vakit geçiriyorum. Oyun oynuyorum. PES oynarim. Football Manager oynardim.
Takim arkadaşin Aghahowa o oyunun yildizlarindandi.
Evet. Yorumlari okuyorum bazen. Herkes FM'deki başarisiyla ilgili yorumlar yapmiş. Ben Aghahowa'yi Playstation'dan biliyorum. Zaten yöneticilerle konuşurken Aghahowa'yi sordum onlara. Onlar da bana nereden tanidiğimi sordu. Ben de "Tanimaz miyim, PES Master League'deki ilk transferimdir hep" demiştim.
Mehmet Topuz beni şaşirtiyor
Kayserispor'un hedefleri olan bir kulüp olduğunu belirttin. Takim yapiniz konusunda ne düşünüyorsun?
Kaptanimiz Mehmet Topuz tam bir lider. Bize ağabeylik, kaptanlik yapiyor. Bir ihtiyacimiz olduğunda ona söyleriz ve hemen halleder. Çok da iyi bir futbolcu. İdmanlardaki hirsi beni şaşirtiyor. Bu kadar göz önünde olan bir futbolcu kendini sikmaz dersiniz ama Mehmet ağabey idmanlari da maç gibi yapiyor. Takimdaki arkadaşlik mükemmel. Herkes birbiriyle kardeş gibi.
Aghahowa Kayserispor'un futbol oynamak isteyen bir takim olduğunu söylemişti. Sen de katiliyor musun?
Evet. Antrenmanlarimiz hep pas üzerinedir. Puroviç'in sakatliği bizi etkiledi başlangiçta. Aghahowa yalniz kaldi forvette. Ama şu an işler yolunda. Pasa dayali bir oyun yapimiz var ve asla doldur boşalt oynamiyoruz.
Önceleri savunma oyuncularinin fiziğine ve rakibi durdurma yeteneklerine bakilirdi.
En iyi stoper en uzağa vuran stoperdir. (Gülüyor)
Evet. Şimdilerde ise oyun kurma yetenekleri çok ön plana çikti. Kimse sadece iyi adam tutuyor diye savunma oyuncusu almiyor. Sen bu noktada kendini nasil görüyorsun?
Biraz oyun zekâsina sahip birisiyim aslinda. Benim maçlarima bakarsaniz çok fazla uzun top vurduğumu görmezsiniz. Hep çevremi kontrol ederim ve topu nereye oynayacağimi bilirim.
Tecrübe eksikliği seni etkiliyor mu?
Bir olay anlatayim. Aydin ağabey Süper Kupa maçindan önce sakatlandi. Ben oturdum odada, kendimi oynarken düşünüyorum ve şaka gibi geliyor. Hep TV'den gördüğüm Hasan Şaş, Nonda gibi oyuncularla oynayacağim. Bunu bir firsat olarak gördüm. Tecrübe çok önemli gerçekten ve şu an yaşadiğim her şey benim için tecrübe.
Kendine örnek aldiğin savunma oyunculari var mi?
Rio Ferdinand'i kendime örnek aliyorum. Benim için stoper eşittir Ferdinand. Aydin ağabey de çok akilli bir stoper. Çok çabuk değil belki ama oyun zekâsi müthiş. Ayrica çok da iyi oyun kuruyor.
Bank Asya Birinci Lig'den gelmiş bir oyuncu olarak Turkcell Süper Lig'le aradaki farklari anlatabilir misin?
İkinci Lig'de herkes topa basar. Bir adama üç kişi pres yapar örneğin. Mücadele çok fazladir. Takimlar birbirine daha denktir, son siradaki takim lideri yener. Geçen sezon İstanbulspor küme düşmesi kesinken gidip Sakaryaspor'u deplasmanda yendi ve Süper Lig'den etti. Süper Lig oyun ve taktiksel anlamda çok daha üst düzeyde bir yer. Bir de takimlarin güç dengesi daha farkli.
Ümit Milli Takim'da çok iyi bir performans sergiliyorsun. Takim da play-off'a kaldi ve Beyaz Rusya ile oynayacak. Bu konuda ne düşünüyorsun?
Şu ana kadar 9 kez Ümit Milli Takim'da forma giydim. Ümit Milli Takim'daki ortam belki hiçbir yerde yok. Ayni yaş grubu oyunculariyiz ve çok eğleniyoruz. Yaş nedeniyle herkes birbirini çok daha iyi anliyor. Avrupa'nin farkli yerlerinden oyuncular geliyor ve herkes birbirinden çok şey öğreniyor. Ümit ve Genç Milli Takimlar futbolcu olma yolunda çok ciddi motivasyon bence. A Milli Takim'a en yakin yerdeyiz ve burasi çok önemli bir vitrin. Play-off'a gelince, son Çek Cumhuriyeti ve Ermenistan maçlarindaki gibi oynarsak Avrupa Şampiyonasi vizesini alacağimiza inaniyorum.
Tamsaha Dergisi.
Devami...
|
|
|
|