| Hoşgeldin, Ziyaretçi |
Sitemizden yararlanabilmek için kayıt olmalısınız.
|
| Kimler Çevrimiçi |
Şu anda 841 aktif kullanıcı var. » (0 Üye - 837 Ziyaretçi) Baidu, Bing, Facebook, Google
|
|
|
| 16 Yaş Milli Takım kadrosu belli oldu! |
|
Yazar: ÞAMPiYON KS - 07.10.2008, 21:36 - Forum: Sohbet & Serbest Konu
- Yorum (1)
|
 |
İrlanda Cumhuriyeti ile özel maçlar yapacak 16 Yaş Alti Genç Milli Futbol Takimi'nin kadrosu belli oldu.
07 Ekim 2008 , 20:15
![[Resim: futbol02.jpg]](http://www.ajansspor.com/resim/futbol02.jpg)
Bolu Atatürk Stadi'nda 12 ve 14 Ekim'de İrlanda Cumhuriyeti ile karşilaşacak milliler, 10 Ekim Cuma günü Futbol Federasyonu Beylerbeyi Atatürk Eğitim ve Araştirma Merkezi'nde toplanacak.
Kadroda şu futbolcular yer aliyor:
Emre Pehlivan, Emin Akdere, Hüseyin İbiş (Bursaspor), Artun Akçakin, Çağri Tekin, Onur Yavuz (Gençlerbirliği), Mehmet Topçu, Ömer Kandemir (Fenerbahçe), Baran Yardimci (Ankaraspor), Hasan Türk (Beşiktaş), Muhammed Alperen Uysal (Galatasaray), Furkan Selim Ünlü (Kayserispor), Eyüp Bekar (Trabzonspor), Mert Çiftçi, Süleyman Özdamar (Altay), Oğuzhan Azğar (Samsunspor), İlker Sayan (Dardanelspor), Melih Vardar (Bucaspor).
|
|
|
| Ertuğrul Sağlam İstifa etti.. |
|
Yazar: Muzaffer - 07.10.2008, 17:28 - Forum: Güncel Spor Haberleri
- Yorum (32)
|
 |
"Adam gibi geldim, adam gibi gidiyorum"
Ertuğrul Sağlam Beşiktaş Başkani ve yönetimini adeta bombardimana tuttu ve görevini birakti !.. Anlamli açiklamalar yapan, derin mesajlar veren Sağlam; Beşiktaş Yönetimi ve bir kisim medya haricinde kimseye sitem etmedi, ancak net bir şekilde "İçeriden vurulduğunu" söyledi.
|
|
|
| Ulusal Basında Aghahowa Haberleri |
|
Yazar: Freestyle - 07.10.2008, 15:43 - Forum: Güncel Spor Haberleri
- Yorum (8)
|
 |
Basinda Julius Aghahowa:
Alıntı:Saraçoğlu'nda Aghahowa depremi: 4.1
![[Resim: 33974.jpg]](http://www.haberaktuel.com/images/news/33974.jpg)
-------
Alıntı:Julius Aghahowa Kimdir?
Çok değil, bir bilgisayari bir de Championship Manager oyun cdsi olan herkes Julius Aghahowa'yi "efsanevi" Fenerbahçe-Kayserispor maçindan önce de taniyordu. Özellikle Shakhtar Donetsk'te olduğu dönemler, -gerçeğe yakinliğiyla bilinen- CM oyununda Ronaldinho ile eş değer bir futbolcuydu belki de Aghahowa.
Julius'un gerçeğe dönüşü pek de oyundaki gibi olmadi. Shakhtar'da 7 sene başarili sayilabilecek bir futbol sergilese de oyundaki performansini bir türlü -tam anlamiyla- gerçeğe dönüştüremedi.
12 şubat 1982 doğumlu Julius Aghahowa, futbola yerel polis takimi Police Machines'de başlamiş. Orada gösterdiği performansin ardindan Nijerya'nin önemli takimi Bendel Insurance FC'ye transfer olan Aghahowa, 1995'ten 1999'daki Dünya Gençler Şampiyonasi'na kadar Insurance formasini giymiş. 99 Gençler Şampiyonasi'nin öncesinde Danimarkali Herning Fremad'a transfer olan Julius, Dünya Gençler Şampiyonasi'ndaki performansindan sonra Danimarka takiminda fazla kalmadi ve Tunus'un en popüler takimi Espérance'ye transfer oldu. 1999-2000 sezonunda Tunus takiminin formasini giyen oyuncu, Espérance'deki başarili performansiyla Avrupa kapilarini bir kez daha açti.
2000-2001 sezonunun devre arasinda Shakhtar Donetsk'e transfer olan Aghahowa, Ukrayna kulübü formasi altinda 2002, 2005 ve 2006 yillarinda Ukrayna Lig Şampiyonluğu'nu kazandi. 2006 yilindaki şampiyonluk maçinda Dynamo Kiev'e karşi oynadiği futbolla "maçin adami" ünvanini kazanan Julius, ertesi sezon büyük bir gönül rahatliği içinde Premier League takimlarindan Wigan Athletic'e transfer oldu.
Wigan Athletic takiminda aradiğini bulamayan Aghahowa, ilk Premier League maçini 3 Eylül 2007 tarihinde Portsmouth F.C'ye karşi oynadi. 1.5 senelik İngiltere macerasinda gol sevinci yaşayamayan Aghahowa, 20 haziran 2008 tarihinde Kayserispor'la sözleşme imzalayarak Türkiye macerasina başladi. Türkiye'de şu ana kadar oynadiği 6 maçta 4 gol sevinci yaşayan Aghahowa, Fenerbahçe'ye karşi oynadiği futbol ve attiği üç golle Türkiye'deki yildizini -kendisini tanimayanlara karşi da- iyice parlatti.
--------
Alıntı:
Fener'i mahveden taklaci Aghahowa
![[Resim: 4629cf3ed0_b.jpg]](http://www.porttakal.com/haberimg/7/136007/4629cf3ed0_b.jpg)
Turkcell Süper Lig'in 6. haftasinda deplasmanda şampiyonluk adaylarindan Fenerbahçe'yi 4-1 yenerek dikkatleri üzerine çeken Kayserispor'da maça damgasini vuran isim hiç kuşkusuz 3 gol birden atarak hat-trick yapan Nijeryali oyuncu Julius Aghahowa'ydi.
1.78 metre boyunda ve 77 kilogram ağirliğinda olan Julius Aghahowa, 12 Şubat 1982 Nijerya, Benin City'de dünyaya geldi. futbol kariyerine yerel bir takim olan Police Machines'de başlayan Aghahowa, daha sonra bir başka yerel takim olan Bendel Insurance FC'ye transfer oldu. Yurt dişi kariyerine ise Danimarka Ligi'nin alt küme takimlarindan Herning Fremad takimina transfer olarak başlayan Aghahowa, 1999 Afrika Gençlik Kupasi'nda gösterdiği performansin ardindan daha büyük bir takimda forma giymeye karar verdi ve sonunda Tunus Ligi Şampiyonu Esperence'yle anlaşti.
Aghahowa, 2000-2001 sezonunun ortalarinda ise Ukrayna Ligi'nin köklü takimlarindan Shakthar Donetsk'e transfer olarak dikkatleri üzerine çekti. Takimiyla birlikte kisa bir süre sonra ilk lig şampiyonluğunu yaşadi. Nijeryali golcü, meşhur taklalariyla da ilk kez Ukraynali taraftarlarin önünde şov yapti. Aghahowa, yaklaşik 7 yil formasini giydiği Shakthar Donetsk takimiyla en unutulmaz anini ise 2006 yilinda yaşadi. Nijeryali oyuncu takiminin Dinamo Kiev'e karşi Ukrayna Şampiyonluğu kazandiği maçta uzatma dakikalarinda attiği kafa golüyle maçin adami seçildi. Aghahowa'nin lakabi bu maçtan sonra 'kurtarici' olarak anildi. Ancak Nijeryali oyuncu uzun süren Ukrayna macerasini noktaladi ve İngiltere Premier Lig ekiplerinden Wigan Athletic'e transfer oldu.
Aghahowa çalişma izni aldiktan sonra 30 Ocak 2007'de Wigan'la sözleşme imzaladi. İlk Premier Lig maçin Portsmouth karşisinda 3 Şubat 2007'de oynadi. Ancak Nijeryali futbolcu, bir buçuk yila yakin bir süre formasini giydiği Wigan'da gol kaydetme başarisi gösteremedi ve 20 Haziran 2008'de Kayserispor'a transfer oldu. Gökhan Ünal'in Trabzonspor'a gidişinin ardindan büyük umutlarla transfer edilen Aghahowa, Kayserispor Başkani Recep Mamur'un taraftarlarina yildiz futbolcu transferi sözünün ürünü olarak dikkat çekmişti. Süper Lig'de bu sezon sadece Eskişehirspor'a karşi fileleri havalandiran Aghahowa, Şükrü Saracoğlu Stadyumu'nda Fenerbahçe'ye karşi oynadiklari ve 4-1 gibi dikkat çekici bir sonuçla kazandiklari karşilaşmada hat-trick yaparak takimini galibiyete taşimişti. Attiği gollerin yani sira Fenerbahçe savunmasini yipratici futboluyla da dikkatleri üzerine çeken Aghahowa, gollerden sonra yaptiği takla şovuyla da taraftarlari büyülemişti.
MİLLİ TAKIM KARİYERİ
Milli takim kariyerine 2000 yili Şubat ayinda Fas'la oynadiklari bir karşilaşmada başlayan Aghahowa, Nijerya Milli Takimi formasini 32 maçta giydi ve 14 gole imza atti. 2002 Dünya Kupasi Finalleri'nde Nijerya Milli Takimi'nin turnuvadaki tek golünün sahibiydi. 2002 Afrika Uluslar Kupasi'nda Nijerya Milli Takimi'nin en golcü ismi olan Aghahowa, 2000 yilindaki Sidney Olimpiyat oyunlari'nda milli formayi giydi. Aghahowa, 2006 yilinda Misir'da yapilan Afrika Uluslar Kupasi'nda milli takimiyla birlikte yari final oynama başarisi da gösterdi.
Kaynak: Star
Tarih: 10:46:30 06.10.2008
--------
Alıntı:Feneri yikan isim Aghahowa
DÜN akşam sahada öyle biri isim vardi ki topu ayağina aldiği zaman sari-lacivertli taraftarlarin yüreğini ağzina getiren ve F.Bahçe savunmasini hallaç pamuğu gibi atan biri... Evet o Kayserispor’un sezon başinda İngiltere Premier Ligi ekiplerinden Wigan’dan transfer ettiği Julius Aghahowa... Nijeryali oyuncu dün akşam attiği 3 golle takimini sirtladi. Oyunuyla tarafli tarafsiz herkes tarafindan beğeni kazanan siyahi oyuncuyu Fenerli taraftarlar da alkişladi.
---------
|
|
|
| İlkleri yaşatıyoruz |
|
Yazar: 4-4-2 - 07.10.2008, 15:27 - Forum: Güncel Spor Haberleri
- Yorum (4)
|
 |
İlkleri yaşatiyoruz
OKTAY ENSARİ - KAYSERİ / DHA 7 Ekim 2008
Kayserispor'un genç ve hirsli teknik direktörü Tolunay Kafkas, farkli Fenerbahçe galibiyeti sonrasi yaptiği açiklamada Kayserispor'a ilkleri yaşattiklarini, oyunculari arasinda ayirim yapmadiğini ve sari-kirmizili kadrodaki tüm oyuncularin milli takimlarda oynayabileceğini öne sürdü.
Kafkas, "Fenerbahçe maçini kazanmak için sahaya çiktik ve sonuçta kazandik. Zira, biz takim oyunu oynuyoruz. Kayserispor'da sen-ben yok. Biz var "dedi.
Fransa'da UEFA Kupasi 1.Tur maçinda Paris Saint Germain'e şanssiz bir şekilde elendiklerini, bunun kendisini ve oyuncularini hirslandirdiğini, sakatliktan kurtulan bazi oyuncularin da devreye girmesiyle iyi futbol oynadiklarini anlatan Tolunay Kafkas, DHA'ya özel açiklamalarda bulundu.
Fenerbahçe maçi öncesi tüm rakiplerle olduğu gibi çalişma yaptiklarini belirten Kafkas, "Fenerbahçe maçiyla ilgili elbette analiz yaptik. Ama, takimimin gücünü ve bu maçi mutlaka kazanacaklarini biliyordum. Sonuç, skor açisindan belki süpriz oldu ama 3 puan açisindan asla" şeklinde konuştu.
Kayserispor'a geldiği günden bu yana yönetim ve futbolcularin gayretleriyle hep ilkleri yaşattiklarini ifade eden Tolunay Kafkas, "Kayserispor, kuruluşundan bu yana tarihinde ilk kez Türkiye Kupasi'ni kazandi. İlk kez deplasmanda Fenerbahçe'yi böyle farkli bir skorla yendi. Bunlar bizi çok mutlu ediyor" şeklinde konuştu.
"KAYSERİSPOR'UN HER OYUNCUSU MİLLİ TAKIMDA OYNAR"
Kayserispor'a iki yil önce ümit milli takimindan koparak gelen ve kulüp antrenörlüğünün ilk yilinda Türkiye Kupasi gibi bir başariya imza atan genç teknik direktör Tolunay Kafkas, genç ve ümit milli takimda top koşturanmadan direkt olarak
A milli takim aday kadrosuna alinanan Turgay Bahadir'in A milli takima çağrilmasinin süpriz olmadiğini söyledi. Kafkas, " Herkes Turgay'i Fenerbahçe'ye gol attiği için milli takima çağrildiğini saniyor. Ama öyle değil. Turgay A milli teknik direktörü Fatih Terim ve ekibi tarafindan uzun zamandir izleniyor. Paris'deki PSG maçinda ortaya koyduğu futbol, gösterdiği performans, gençliği, fiziği ona milli takim yolunu açti"diyerek, şöyle konuştu:
"BEN DEĞİL BİZ VARIZ "
"Bakin, örneği ortada. Turgay Bahadir,Kayserispor'a geleli iki yil oldu. Şimdi A milli takimda. Biz Turgay'i Kayseri'ye Avusturya'dan getirken, bilinçli olarak, geleceğin yildizi olacak diye renklerimize kattik. Spor camiasi, taraftar, medya biraz sabirli olursa bir çok isim, milli takim formasini giyer. Ben, Kayserispor'da tüm oyuncularimin milli takim formasini giyecek kapasitede ve yetenekte görüyorum. Bunun en son örneği A milli takima kaptanimiz Mehmet Topuz ile Turgay Bahadir'i, Ümit milli takima ise, Abdullah Durak,Eren Güngör ve Umut Koçin'in de çağrilmasidir. Kayserispor olarak transferde geleceği yatirim yaptik. Bu çocuklarin hepsi birer yildiz hepsi birer görev adami. Oyuncularim arasinda ayirim yapmiyorum. Zira, biz de (ben) yok ( biz) var. "
hürriyet
|
|
|
| Julius Aghahowa - Tam saha röportaji |
|
Yazar: kayserispor.org - 07.10.2008, 11:30 - Forum: Güncel Spor Haberleri
- Yorum (8)
|
 |
Yildizi parladiğinda henüz 18 yaşindaydi. Nijerya'dan ayrilip önce Tunus'ta, ardindan Ukrayna ve İngiltere'de şansini denedi. Zirveye çiktiği takim şampiyonluklar yaşadiği Shakthar'di. Henüz 26 yaşinda olmasina rağmen erken yaşta parlamanin yüzünü eskittiğini düşünenlere Kayserispor'da cevap vermek istiyor. Kayserispor tercihini "Büyümek isteyen, iyi bir takim ve güçlü bir takim ruhuna sahip. Takimla ilgili sevdiğim bir başka şey ise futbol oynamak istememiz. Doldur boşaltla karambol bir futbol oynamiyoruz. Bu çok önemli. Eğer bir üst düzeye çikacaksaniz bunu sadece oynayarak başarabilirsiniz" sözleriyle açikliyor.
Röportaj: İlker Uğur
Julius Aghahowa'ya sorulmasi gereken ilk soru şu olmali bence; Türkiye'de ne yapiyorsun?
Ben buraya futbol oynamaya geldim. Bildiğiniz gibi futbol dünyanin her yerinde oynaniyor. Ben de futbolun iyi bir şekilde oynandiği Kayseri'yi tercih ettim. Kayserispor bu sezon UEFA Kupasi'nda da mücadele edecek ve bu da kulübü tercih etme nedenlerimden birisiydi.
Ukrayna'nin ardindan İngiltere'de kisa denebilecek bir 1.5 yil geçirdikten sonra Avrupa'nin güneydoğusuna geldin. Adeta bir üçgen çizdiğin söylenebilir. Fakat bunun bir öncesi de var. En geriye, futbola başladiğin günlere dönmek ve hikâyeni bir de senin ağzindan duymak istiyorum.
Tabii. Özellikle Afrika'da çocuklar futbolla büyür. Sokakta oynamaya başlarsiniz ve orada yetenekleriniz gelişir. Futbolun kaynaği sokaklardir. Orada keşfedilirsiniz ve yeteneklerinizin gelişimi için daha iyi bir takima götürülürsünüz. Benim hikâyem de böyle gelişti. Sokakta oynarken keşfedildim ve iyi bir takima transfer oldum. Daha sonra arkasi da geldi.
İlk takimin sanirim polis karakolunun kurduğu takimdi değil mi?
Evet. O takimda oynadiktan sonra Nijerya'nin en iyi takimlarindan birisi olan Bendel Insurance'a geçtim. O takimdaki performansimla Genç Milli Takimlara gitmeye başladim ve orada oynadiğim oyunla da Tunus'un Esperance takimina transfer oldum.
İlk olarak 1999'da düzenlenen Gençler Şampiyonasi'nda parlamiştin. O dönem başardiklarin aslinda bir Afrikali çocuk olarak rüyanin gerçeğe dönüşmesi gibidir herhalde.
Evet, öyleydi gerçekten. Öyle nitelendirebiliriz.
Peki, yaşadiğin yerden tamamiyla farkli bir yere gitmek zor olmadi mi?
Zor oldu tabii ki. İlk gittiğiniz zaman tamamen farkli bir çevreye giriyorsunuz. Tamamen farkli insanlar var ve öncelikle bu çevre ve insanlari tanimaniz gerekiyor. Böyle bir çevreye ilk girdiğinizde tek hissettiğiniz şey kafa karişikliği oluyor. O kültürü, yaşam tarzini ve oyun tipini öğrenmeniz gerekiyor. Bu da biraz zaman aliyor elbette. Ama bu bir futbolcunun yaşamidir. Bir an olduğunuz yerde rahatsinizdir, bir diğer gün ise yeni bir yere gitmişinizdir ve her şeye sifirdan başlarsiniz.
Guardian'dan Jonathan Wilson senin Shakthar'a transferini "mantik evliliği" olarak nitelendirmişti. Taraftarlarini coşturmak isteyen bir takimla Avrupa futboluna adim atmak isteyen yetenekli bir futbolcunun evliliği gibi görmüştü. Ama Shakthar'da mutsuz olduğunu da söylemişti. Sen bu konuda ne düşünüyorsun?
(Gülüyor) Tabii bu onun kendi görüşü. Ben genellikle insanlarin benimle ilgili ne yazdiklarini veya ne düşündüklerini pek umursamam. Bazen söylediklerinde hakli olurlar bazen de tamamiyla haksiz. Bu sonuçta ifade özgürlüğüdür. Ben günün sonunda işimi iyi yapip yapmadiğima bakarim. Tanri'nin bana verdiği yeteneği kullanirim. Bazen işler iyi gitmeyebilir. O zamanlarda kafanizi kaldirip devam etmeniz gerekir. Ben buna inanirim.
Ukrayna'ya ilk transfer olduğunda ülkenin en pahali oyuncusuydun. Bu durum o dönemde üzerinde bir baski yaratmiş miydi?
Böyle bir sorun yaşamamiştim. O dönemde kendimi en pahali oyuncu olarak düşünmüyordum. O zaman öyle olduğumu bile bilmiyordum. Etrafimda "İşte en pahali transferimiz" diyerek yaratilmaya çalişilan bir ilgi olmuş da olabilir ama ben bonservisime ne kadar ödendiğini bilmiyordum. Ukrayna'ya futbol oynamaya gitmiştim. İlk kez Afrika kitasini terk ediyordum. Ben sadece futbol oynamakla ilgiliydim ve ne kadara mal olduğum çok ilgimi çekmiyordu. Oraya gittiğimde şansliydim. İlk on birde oynamaya başlamiştim ve bana güvenildiğini hissediyordum. Elbette hatalar yaptim; hem de çok. Bunu kabul ediyorum ama o dönem çok şeyler de öğrendim.
Sorun çikaran adam olmadim
Ukrayna yillarin çok iyi başlasa da bu performansin bir türlü sürekli olmadi. Zaman zaman parlasan da bir dönem taraftarla aranda sorun olduğu bile yazildi. 7 sene orada oynamiş birisi olarak o dönemden bahsedebilir misin?
Ukrayna'da oynadiğim yillar boyunca taraftarlarla hiçbir sorunum olmadi. Böyle bir şey yaşamadim. Takim için de hiçbir zaman sorun yaratan bir oyuncu olmadim. Bir takim kurulurken sonuç elde etmesi beklenir ve bu sonuç beklentisi takim üzerinde bir baski yaratir. Bu nedenle kulüp pek çok oyuncu transfer etti o dönemde. Ben de çok uzun süredir takimdaydim ve uzun süre bir takimda kalirsaniz taraftarlar sizi görmekten yorulabilir. Taraftar her zaman yeni yetenekleri ve yeni futbolculari görmek ister. Ben bunun dünyanin her yerinde ayni olduğunu düşünüyorum ve bu nedenle kariyerime farkli bir yerde devam etmek istedim. Bunun dişinda teknik direktörüm, takim arkadaşlarim veya yöneticilerle hiçbir problemim olmadi. Beni takima transfer ettikleri için, oynadiğim oyun nedeniyle gayet mutluydular. Hatta İngiltere'ye gitmeden önce üç yillik da sözleşme önermişlerdi. Ama ben ayrilmayi tercih ettim çünkü orada çok kalmiştim. Benim için yeni bir yere gitmenin daha iyi olacağini düşündüm.
Ne demek istediğini anliyorum. Taraftar her sezon yeni bir Aghahowa bekliyor kulüpten.
Evet. Her sezon yeni oyuncular görmek istiyorlar. Ben oradayken yeni birisinin gelmesi zordu. Ben de ayrilarak kulübe bu imkâni tanidim. Şu an Brandao ayni sorunla karşi karşiya. O da uzun süredir takimda ve taraftarlar yeni bir futbolcu görmek için Brandao'nun gitmesini istiyor. Bunun tek nedeni var, o da yeni yüzler görmek istemeleri.
İklim şartlari senin için bir problem teşkil etti mi?
Ukrayna'ya ilk gittiğimde problem oldu gerçekten. Kar benim için ciddi bir sorundu. Hayatimda ilk kez kar görüyordum. Daha önce sadece TV'de görmüştüm. Noel dönemi sürekli gösteriyorlardi. Ama Ukrayna'da kar gerçekten üzerime yağiyordu ve şoke olmuştum. Antrenmanin ilk iki dakikasinin ardindan parmaklarimi hissetmiyordum. Hemen antrenmani birakip saunaya koştum. Fakat zamanla aliştim soğuk havaya. Artik bir problemim yok.
Wigan yanliş tercihti
Shakthar Donetsk sonrasi yaşadiğin bir Wigan Athletic macerasi var. 1.5 sezon kaldin orada. Bugünden bakinca doğru karar verdiğini düşünüyor musun?
Ben buna ne evet ne de hayir diyebilirim. Evet diyebilirim, çünkü İngiltere'de oynamak hayallerimden birisiydi ve bunu gerçekleştirdim. Esperance'dan ayrilacağim zaman da pek çok İngiliz kulübü benimle ilgilenmişti ama o zaman gidememiştim. İçimdeki bu şiddetli arzu yüzünden gideceğim takimi çok iyi araştirmadim. Takimin benim oyun stilime uyup uymadiğini veya takimda bana yer olup olmadiğini bilmiyordum. Shakthar'dan ayrilmak istediğim için "Oraya giderim ve ortami görürüm, ona göre bakarim" diyordum. Ama bana ihtiyacim olan şanslari bir türlü vermeyen bir takima transfer olduğumu anladim ve ayrilmaya karar verdim. Ancak "Bu transferden dolayi pişmanim" demem, çünkü bu futbol ve işler her zaman istediğiniz gibi gitmez.
2000 Afrika Uluslar Kupasi'nda bir kez daha parladin ve turnuvanin gol krali oldun. O zamanlar Nijerya Milli Takimi'nin bir parçasi olmak, goller atmak, başarilar kazanmak nasildi?
Elbette bir golcü olarak oynamak ve goller atmak istersiniz. Ben futbola aslinda sağ açik olarak başlamiştim ama zamanla teknik direktörlerim forvet oynamam konusunda israrci oldu. Orada da işler iyi gitti ancak benim ilk pozisyonum sağ kanatti. Milli takimda forma giymek ve başarisina katkida bulunmak beni çok mutlu ediyordu. O zaman takimimiz da çok iyiydi ve işler iyi gidiyordu. Nijerya halkinin desteğini almak da çok güzeldi. Ancak futbolda tecrübe kazandiğiniz zaman içerisinde karşiniza daha büyük mücadeleler çikiyor. Yildizlaştiğiniz zaman sizin için özel önlemler aliniyor, rakip takim savunmalari sizi taniyor. Bu benim de başima geldi. Bunu aşmak için daha çok çalişmaniz gerekiyor.
Wigan'a transfer olduktan sonra milli takimda çok şans bulamadin ve bu dönemde kendilerini çok geliştiren Martins, Yakubu gibi oyuncular senin yerini aldi. Kayserispor'da başariya ulaşip tekrar milli takimin sürekli oyuncularindan birisi olmak gibi bir hedefin var mi? Uche ve Okocha Türkiye'den Nijerya Milli Takimi'na sürekli giden oyunculardi mesela.
Evet, Türkiye'de oynamiş birçok Nijeryali futbolcu vardi. Bunlarin bir kismi milli takimda da oynadi. Milli takima seçilmek için kulüp takiminda oynamaniz şarttir. Martins ve Yakubu'nun milli takimda yer almalarinin sebebi kendi takimlarinda sürekli şans bulmalari. Gol atip atmamalari çok önemli değil. Oynadiklari sürece milli takim kadrosunda olacaklardir. Ben milli takima girdiğim zamanda takimlarinda oynamayan oyuncular kenarda bekliyorlardi; şimdi de ben bekliyorum. Ama Nijerya Milli Takimi'nda bir yenilenme çalişmasi da var. Yeni bir jenerasyon yaratmaya uğraşiyorlar ve ben Milli Takim'da sekiz senedir oynadiğim için yerime başkasinin gelmesi gerektiği düşünülüyor. Shakthar'da yaşadiğim problemin bir benzeri diyebilirim. Nijerya taraftarlari da yeni oyuncular görmek istiyor milli takimda. Bu da futbolun bir gerçeği bence.
Çok genç bir yaşta zirve yaptin ve yüzün yaşlandi adeta. Oysa hâlâ 26 yaşindasin ve futbola verebileceğin çok şey var bence. Ancak en büyük problem yüzünün eskimesi galiba.
Evet (Gülüyor). İnsanlar sürekli seni görünce izlemekten sikiliyor. Bu genelde 10-15 sene oynayan futbolcularin başina gelir ama ben 8 sene oynamama rağmen böyle bir sorunla karşilaştim. İlk parladiğimda çok kisa bir zamanda çok büyük bir etki yaptim. İnsanlar belki bu yüzden benim çok uzun süredir oynadiğimi ve yaşlandiğimi düşünüyor ama aslinda böyle değil.
Bu durum Harry Kewell için de geçerli sanirim?
Evet, evet. O da 8 sene önce zirve yapti ve hâlâ iyi bir yaşta olmasina rağmen insanlar onu yaşli zannediyor. Ben bunun Cristiano Ronaldo, Fabregas, Messi ve benzeri diğer oyuncular için de geçerli olacağini düşünüyorum.
Sen bu tip genç oyuncularin öncülüydün.
Evet ve ben bu sorunla genç yaşimda karşi karşiya kaldim. Son döneme bakarsaniz çok kisa sürede yildiz mertebesine yükselen futbolcular görürsünüz. Bu futbolcularin yillar boyu beklentileri karşilamalarinin zor olduğunu düşünüyorum. İnsanlar bir süre sonra bu oyunculardan sikilabilir.
Oynayacağin takima gitmelisin
Nijerya Milli Takimi'nin kadrosunda eskiden Avrupa'nin büyük takimlarinda oynayan yildizlar olurdu. Finidi George, Kanu, Oliseh, Amokachi, West gibi oyuncular üst düzey takimlarda oynarlardi. Şimdi baktiğimizda ise milli takim oyunculariniz Portsmouth, Newcastle United gibi takimlarda top koşturuyor. Bu durum ülke futbolunda bir düşüşün sinyali mi sence?
Bunun nedenini bilmiyorum ama oyuncularin bilinçlendiğini söyleyebilirim. Oyuncular artik seçimlerini sadece büyük takimlardan yana kullanmiyor. Kendilerine uyan takimlari daha çok tercih eden oyuncularimiz var. Baktiğiniz zaman Chelsea'de oynayan oyuncumuz da var. Ama çok şans bulamiyor ve istediği etkiyi de yaratamiyor. Onun oynayabileceği bir takima gitmesi bence çok daha önemli. Avrupa'nin her yerinde oynayan oyuncularimiz var ama bir önceki jenerasyonun yaptiği etkiyi yaratmiyor olabilirler. Ancak çok daha bilinçliler. Gelişebilecekleri takimlari tercih ediyorlar. Ayrica büyük takim dediğiniz zaman bu yaninda baskiyi da getirir. Orada beklentiler çok daha büyür. Yeni gelen oyuncu olarak istediğiniz performansi da sergileyemezseniz işler iyi gitmeyebilir. Ortalama bir takimda kendinizi geliştirmeniz çok daha mümkün olur.
John Obi Mikkel, Manchester United yerine Chelsea'ye gittiği zaman bunu menajerine bağlamişlardi. Afrika futbolunda menajerler bu kadar etkili mi gerçekten?
Ben bunun öyle olduğunu düşünmüyorum. Mikkel konusunda tercih bence oyuncuya aitti. Mikkel istemedikten sonra hiçbir menajer onu Chelsea'ye götüremez. Elbette ikna etmeye çalişmiştir ve bu konuyu tartişmişlardir ama sonuçta karar futbolcunundur.
Tunus yerine Danimarka'ya gitseydin ben çok şeyin daha farkli olacağini düşünüyorum.
Evet, belki öyle ama hayat koca bir bilinmezlik ve ileriyi göremiyoruz. Ben Esperance'i tercih ederken oynayacağim ve kendimi geliştireceğim bir takim olarak görmüştüm. Şu an o tercihe baktiğimda kararimdan pişman değilim. Sonuçta başardiklarim az şeyler değil. Ukrayna'da şampiyonluklar kazandim, milli takimima katki yaptim, iyi yerlere geldim. Ama Danimarka'ya gitseydim ne olacağini bilemeyiz.
Türkiye'ye dönersek, buraya gelmeden önce neleri biliyordun?
Avrupa'da yaşiyorsaniz Türk futboluna kayitsiz kalmaniz zordur. Takimlariniz Avrupa'da sürekli oynuyor ve göz önündeler. Milli Takim'in Avrupa Şampiyonasi'ndaki performansi da çok etkileyiciydi. Ayrica burada oynamiş çok sayida futbolcu arkadaşim var ve onlardan duyduklarim da vardi. Shorunmu'yla buraya gelmeden önce konuştum ve o da çok olumlu şeyler söyledi. Bu yüzden şansimi burada denemeye karar verdim.
Büyümek isteyen bir takimdayim
Kayserispor takimi hakkinda ne düşünüyorsun?
Takim oldukça iyi bence. Büyümek isteyen, iyi bir takim ve güçlü bir takim ruhuna sahip. Takima yeni oyuncular katiliyor ve bu tip durumlarda takimin birbirine alişmasi genellikle zaman alir. Bu dönemde o zorluklari aşmaya çalişiyorum. Teknik direktörümüz eski bir futbolcu ve futbolun ne olduğunu çok iyi biliyor. En üst düzeyde futbol oynamiş bir insan. Ayrica oldukça disiplinli. Takimla ilgili sevdiğim bir başka şey ise futbol oynamak istememiz. Doldur boşaltla karambol bir futbol oynamiyoruz. Bu çok önemli. Eğer bir üst düzeye çikacaksaniz bunu sadece oynayarak başarabilirsiniz. Bu şekilde geçen seneki başarinin üstüne çikmayi hedefliyoruz.
Kayseri sosyal yaşamiyla ön plana çikmiş bir şehir değil. Bu senin için problem olacak mi?
Ben çok sosyal bir insan değilim ama ayni yerde bir süre sonra sikilirsiniz. Ben izin günlerimde çok dişari çikmayi planlamiyorum. Bilgisayarim, cep telefonum var. Dünyanin her yeriyle iletişimde olabilirim. Ayrica önceleri çok sosyaldim ama yeni takimima alişmak için bunlari bir kenara birakip odaklanmam lâzim. Şu an önceliğim oynamak ve takima adapte olmak. Ayrica İstanbul ve Antalya gibi şehirler uçakla bir saat sürüyor. Oralara da gidebilirim istediğim zaman.
Bilgisayar oyunlari veya benzeri şeyler oynuyor musun?
Yok, hayir oynamiyorum.
Nasil olur, sen futbol oyunlarinin efsanelerindensin.
Evet biliyorum. Bana bunu çok sayida kişi söyledi. Ben oyunda onlarin oyuncusuymuşum galiba ama ben hiç oynamadim. Bazen sizi bu şekilde takdir eden oyuncularla karşilaşmak çok iyi olabiliyor.
Kayserispor'da şu ana kadar oynadiğin maçlardaki performansini nasil değerlendiriyorsun?
Türkiye'deki futbolun çok fiziksel olduğunu gördüm. Savunma oyunculari topa değil, adama gidiyorlar. Ama zamanla buna alişacağim. Şu an önemli olan takim arkadaşlarimin nasil oynadiklarini öğrenmem ve onlarin da benim nasil oynadiğimi görmeleri. Ben takimda çok iyi yetenekler olduğunu düşünüyorum ve iyi bir şekilde karişirsak çok iyi yerlere gelebiliriz. Teknik direktörümüz de sürekli bizi cesaretlendirmeye çalişiyor ve destekliyor.
Julius Aghahowa'nin bundan sonraki hedefi ne?
İlk hedefim burada oynamak ve takima katki yapmak. Bu oldukça önemli benim için. Buradaki başarima ve takimin başarisina göre kalabilirim veya gidebilirim ama bunu zaman gösterecek.
Milli takima geri dönmek senin için önemli mi?
İlk önceliğim değil. Geçmişe bakarsak milli takimla her turnuvada oynadim. Olimpiyatlar, Dünya Kupasi, Afrika Uluslar Kupasi gibi organizasyonlarda goller attim. Bunun üstüne bir şey koyacağimi düşünmüyorum milli takim maçlari açisindan. Ama milli takimla kupalar kazanmak isterim. O önemli olur. Fakat bu da şu an zor gözüküyor. Ben milli takimda oynarken hatalarimdan öğreniyordum. Böyle bir yerdi. Şimdi ise sürekli teknik direktör değiştiren bir takim olduk. Sürekli yeni oyuncular araniyor. Benim katkimi isterlerse seve seve giderim ama istemezlerse de sorun değil. Hayat böyle.
Tam Saha Dergisinde Eylül-2008 yayinlanmiştir.
Devami...
|
|
|
| "İbretlik " bir köşe yazısı... |
|
Yazar: kayserispor.org - 07.10.2008, 11:10 - Forum: Güncel Spor Haberleri
- Yorum Yok
|
 |
( Sayin Hakki Yalçin'dan alintidir )
Değerli site dostlari :
Fotomaç gazetesinin " Sari Kanarya" yani Fenerbahçe hayrani ve destekçisi görünümünü her zaman için yazilarinda açik-seçik yansitan köşe yazari Hakki Yalçin'in temsilcimiz Kayserispor'un deplasmanda oynayip 4-1 kazandiği ve bizim açimizdan "gerçek bir zafer " , ev sahibi açisindan da bir "hezimet " olan karşilaşma sonrasinda kaleme aldiği yaziyi ( okuyamayanlar için ) noktasina-virgülüne dokunmadan buraya aktarmakta yarar görüyorum. Bu yazi, Kayserispor'umuzun gerek güzel oyunuyla gerekse ortaya koyduğu başarili mücadeleyle anli-şanli ve de bol parali rakibini "mat" ettiğinin ve 3 puani anasinin ak sütü gibi hak ettiğinin tescil belgelerinden biri olarak hatirlanacaktir…
Burada değerli köşe yazari Hakki Yalçin'a şunu sormak isterim :
"Maçi Fenerbahçe ayni skorla kazansaydi, acaba neler yazardiniz ? "
Yine de köşe yazinizda hakki "hak" edene teslim ettiğiniz için teşekkürler…
Bekir DEMİRAĞ
PARAMPARÇA
Hakki YALÇIN
Dün gece Şükrü Saracoğlu'nda sükseli siluetler vardi.
Sessiz bahçenin kuşlari vardi.
Kale önünde her türlü resimler vardi, gol resimleri yoktu.
Pozisyonlara sarkintilik edenler vardi,iş bitiren yoktu.
Geçen yil yankilanan Fenerbahçe'nin sesi … Bu yil yanik bir ses oldu.
* * *
Tribünlerde "Hep destek, tam destek" konulu limitsiz bir pankart desteği vardi ama…
O desteğe layik olmayan içler acisi bir Fenerbahçe'de, sahanin ortasindaydi.
Kademesiz ve yüreksiz bir defans anlayişi. Kanatlar kirik.
Orta alanin ciğerleri su toplamiş.
Yaşli bir görüntüsü var takimin.
"Herhalde" dedim. " Bunlar kendilerini Aragones'le ayni kuşağin temsilcisi sayiyorlar."
* * *
Kazim, kendine de geç kaliyor, pozisyonlara da. Güiza'nin ne ayaklari yakin pozisyonlara, ne yüreği.
Alex'in yokluğunun fena halde hissedildiği dakikalarda , oyun kurma görevi Emre'ye verilmişti.
Emre, sezon başindan beri izlediğiniz Emre.. Pozisyon yatalaği…
Maldonado ve Selçuk'u sormayin bile. Birileri bu ikilinin takimda var olma sebeplerini açiklasin bana ?
* * *
İlk çeyrekte , pozisyonlara uzaktan kumanda eden Roberto Carlos'un, yenilen golden sonra sol kanattan oyun kurucu rolüne soyunmasi , yapay bir gösteri.
Buna karşilik ; Aghahowa'nin attiği gol, kademesi olmayan bir defansin " Gel de at " diye buyur ettiği bir pozisyon, Volkan'in çikişi da gole yaldizli davetiye…
İlk yarinin sonlarinda yine benzer bir gol daha.
* * *
Kayserispor üç pasla rakip alanda ve hatta Volkan'la karşi karşiya…
Fenerbahçe 20 pasla pozisyon geveliyor. Takimda herkes birbirinin etrafinda uydu olmuş dönüyor.
Kayserispor koşarken, Fenerbahçe yoruluyor sanki.
Bir takim , yardimlaşmayi , sadakati ve bütünlüğünü yitirmişse, hatalar kaçinilmaz.
Üstelik alişkanliğa dönüşen hatalar.
* * *
İkinci yarida sahte bir Fenerbahçe saldirisi izledik.
Carlos'un penaltisinin değiştirmesi de mümkün değildi ve Kayserispor istediği kadar gol atti.
Aragones'le Tolunay Kafkas arasindaki fark, mücadeleyi karşi tepelerden izleyen komutanla, sahanin içine ruhunu süren komutan farkiydi.
O fark da , skor tabelasina yansidi zaten.
Aghahowa tek başina bir imha timiydi ama Kayserispor'da Turgay'a bayildim.
Ayaklari harika, boş alan yaratmadaki ustaliğina tam puan…
Kendine güveni de , tüm haşmetiyle ortadayken… Gecenin yildiziydi.
* * *
Dün gece Fenerbahçe'de yalanlar sustu, gerçekler bütün heybetiyle sahanin ortasindaydi.
Herhalde, sorumluluğu üzerlerine alan birileri çikacaktir.
Maça uyku tulumuyla çikan futbolculara da " Hep destek, tam destek" adina bir teşekkür ilani vermek gerek.
"Teşekkür ederiz çocuklar !
Taraftarlarin geçen yilki altin yaldizli düşlerini…
Pasli bir tenekeye çevirdiğiniz için."
|
|
|
| Ümitler: Türkiye - Beyaz Rusya |
|
Yazar: Sniper38 - 07.10.2008, 10:34 - Forum: Ümit Milli Futbol Takımımız
- Yorum (15)
|
 |
Ümitler Avrupa Sampiyonasi Eleme Turu, 1. Mac
-
Türkiye - Beyaz Rusya
[SIZE="3"]Tarih:10-10-2008, Cuma
Saat:19:30
Hakem: Peter Sippel (Almanya)[/SIZE]
Kadro:
Kaleciler: Volkan Babacan (Fenerbahçe), Ufuk Ceylan (Manisaspor), Onur Recep Kivrak (Trabzonspor)
Defans: Ahmet Ari (Gaziantepspor), Serkan Kurtuluş, Alparslan Erdem (Galatasaray), Muhammet Aykut Demir (Excelsior), Eren Güngör (Kayserispor), Emre Özkan (Beşiktaş), Orhan Şam (Hacettepe), Ferhat Öztorun (Manisaspor)
Orta Saha: Bariş Memiş (Trabzonspor), Serdar Özkan, Aydin Karabulut (Beşiktaş), Abdullah Durak, Umut Koçin (Kayserispor), Mehmet Güven (Galatasaray), Özer Hurmaci (Ankaraspor), Jem Paul Karacan (Reading)
Forvet: Mehmet Batdal (Bucaspor), Mustafa Pektemek (Gençlerbirliği), Sercan Yildirim (Bursaspor)
|
|
|
|