 |
Fan-Etik'in bu haftaki konusu, Anadolu takimlarinin şampiyonluk mücadelesinide taraftarin kulüplere desteği....
1.8.2008
Anadolu’dan bir takimin 4 büyükleri zorlamasindan keyif almayan futbolseverle çok az karşilaştik. Sivas’in geçen seneki performansi, Yiğido’lari herkesin ikinci takimi yapmamiş miydi?
Türkiye’deki futbolun geçmişi, gelir dağilimdaki eşitsizlik, win win sonucu başarili olan kulüplerin Anadolu’da taraftar sayisini o şehrin takim taraftarlarindan ileriye taşimadi mi?
Yapilan araştirmalar Trabzon dişinda hiçbir ilde o şehir takiminin taraftar sayisinin büyüklerden fazla olmadiğini ortaya koyuyor... Böylelikle merchandaizing geliri de büyükler lehine arti bir fayda sağlamaya devam ediyor.
Rekabet etmek için bilinç gerekiyor, gücün varsa kulübe katki da gerekiyor ama önce futbolu sevmek gerek!
Futbolla ilgileniyoruz ama futbolu sevmiyoruz...
Saygideğer bir takim
Kayserispor Başkani Recep Mamur nihayet saygideğer bir takim yapmayi başardi. Kadroda da, başarida da bir istikrar sağladi. Takim ligi 2 sene üst üste ilk beşte tamamlarken, geçen sene de tarihinde ilk kez Türkiye Kupasi’ni kazandi...
Mamur’un plani, bu sene olmazsa önümüzdeki sene zirveye oynayan bir takim yaratmakti. 2 yildizini direnerek 2 sene satmadi. Gökhan’i satiş sebebi de para değil, gol krali yaptiklari futbolcunun ayrilma konusundaki israriydi.
Yildizlari satmiyorlar
Ellerinde bir yildiz daha var. Mehmet Topuz. Bugün “satiyorum” derse 10 milyon Euro’nun üstünde bir parayi kulübün kasasina koyar, sonra da keyfine bakar. Yalniz Topuz mu?
Mehmet Eren, Aydin, Saidou, Toledo’yu da satmadilar. Hatta sakat olan Cangele’yi de satmadilar. İngiltere’den 2, Arjantin’den 1, Portekiz’den 1 toplam 4 yabanci ve gelecek vaadeden 10 tane de genç oyuncu aldilar. Ne için, kim için?
Satmiyor, şehri için. Aliyor, kulübün hem bugünü hem geleceği için... 15 bin kapasiteli kale arkasi 50 YTL’den, 10000 kapasiteli maraton 200 YTL’den, 1000 tane de 5000 YTL’den koltuk var...
Sanayi kentine yakişmiyor
Kayseri Anadolu’nun göbeğindeki sanayi kenti... 1100 fabrikasi, kent merkezinde 1 milyon 200 bin nüfusu, ülke ortalamasinin üstünde kişi başina düşen gelire sahip.
Kombinelerini satişa çikarttilar. 183 tane maratondan, 242 kale arkasindan toplam 425 kombine satilmiş...
Kale arkasi ve maraton tribünlerinin sezonluk fiyati tam 50 YTL... Üstelik 3 taksit!
Firsatin farkinda değiller
10 paket sigara ücretine bir sezon boyu Sari-Kirmizilar’in Kayseri’deki tüm maçlarini seyretme firsati...
Satilan bilet sayisi 425...
Stadin en güzel yerlerinin sezonluk fiyati 5 bin YTL. 1000 tane kombinenin biri satilmamiş. 1 tanesi bile.. Bin 100 başariyla çalişan fabrika var, pahali kabul edilebilecek yerden satilan kombine sayisi 0!
Hadi pahali kombineleri birakalim bir kenara.
50 YTL’ye Fenerbahçe’yi, Galatasaray’i, Beşiktaş’i, Trabzonspor’u, Kayserispor’un yenebileceği ligdeki diğer 13 takimi, UEFA ve Türkiye Kupasi maçlarini seyretme firsati var, Kayseri gibi büyük bir sanayi kentinde satilan kombine bilet sayisi 425!
425 taraftar, ya da 425 futbolsever!
4 büyükleri tutanlar için de firsat
Kayseri’de yaşayip da 4 büyük olarak adlandirilan kulüp sempatizanlari için bile kaçirilmayacak bir firsat.
Senede minumum bir kez takimin gelecek. Bilet fiyati o müsabakada en az 100 YTL olacak. Mesela bir Fenerbahçeli Guiza, Alex, Lugano, Gökhan ve diğer tüm futbolcularini en az bir kere seyredecek. Futbolsever ise Arda, Servet, Ümit, Lincoln, Kewell, Bobo, Tello, Delgado, Holosko, Cisse, Gökhan Ünal, Selçuk, Hüseyin, Colman, Umut ve diğerlerini de...
Kaçirilmayacak 20 maç
Yenseler de, yenilseler de çok zevkli 20 maç için 10 paket sigara parasi ayirmayan Kayseri kentinde futbol sevilen bir oyun olabilir mi?
Mamur, Mehmet Topuz’u satmiyor. Kim için, ne için?
Kayserispor zirveyi hedefliyor. Kimle?
Futbolu sevmeyen, şehrinin gururu olan, tanitimina büyük katki sağlayan kulüplerine sahip çikmayan, aidiyet duygusunu geliştirmemiş taraftarla mi?
Olur!
Anadolu’da örnekleri çok
Kayserispor çok önemli bir örnek. İlk aklimiza gelen Bursaspor, Ankaragücü, Eskişehirspor, Göztepe ve Karşiyaka dişinda kulübüne güç katan, rakipler üzerinde saygi uyandiran Anadolu takimini hatirlamakta da zorlaniyoruz.
Biliyoruz ki durum en önemli heyecani hafta sonunda oynanan maçlar olan Denizli’de de, Sivas’ta da, 4 Ankara kulübünde de, Gaziantep’te de, Antalya’da da diğer yerlerde de, Bank Asya ve diğer liglerde de Kayseri örneğindeki gibi. “Taraftarlar” sezon için 50 YTL vererek kulübüne değil ancak takimina sahip çikar. Ve bunun için taraftar olmaya bile gerek yok, futbolsever olmak yeter.
Bu nasil bir iddia!
Çağdaş ve başarili kulüpler dünyanin her yerinde bilet gelirlerini toplam bütçenin yüzde 25’ine kadar taşiyabilmişken, Fenerbahçe 28, Galatasaray 11, Trabzonspor 16 bin kombine bilet satmişken, yayin gelir dağiliminda yari yariya gerideyken, ürün satişinda büyüklere göre yüzde 10’larda, 5’lerde, 3’lerde kalmişken Kayserispor’un şampiyonlukta iddiasi ya da devamliliği söz konusu olabilir mi?
Taraftarsiz olur mu?
Mamur, Mehmet Topuz’u satmiyor. Kim için, ne için?
Kayserispor zirveyi hedefliyor.
Kimle?
(Anadolu’da benzer koşullarda kulübüne destek olmaktan kaçinan diğer takim taraftarlari da kendine sorsun. “Ben futbolsever miyim? Ben kulübümü seviyor muyum? Asil ben bu kulübe layik bir taraftar miyim?”
Hukuk tikandi
Hukuğun işlemediği bir düzende huzurdan bahsedilebilir mi?
Yaklaşik 300 dosya, 300 insan karar bekliyor.
Fan-etik sayfamizda senelerdir, “Kötü yönetim şiddettir” der dururuz... Çünkü öyle!
Bir de klişe vardir; “Geciken adalet, adalet değildir” diye. O da doğru.
Aklimizin bir kenarinda takilmiş kalmiş ve takibi yapilmamiş sorular vardi. Cevabini öğrenmeye çalişirken tahmin ettiğimizden de vahim bir tabloyla karşilaştik...
Olaylari kişiler temelinde değil sistem temelinde ele aldiğimiz için yalnizca olaylari yazacağiz...
X kulübünde çalişan (adi da Ali olsun) teknik direktör alacaklarini tahsil edemediği için sözleşmesini tek tarafli fesheder. Dosya yeni kurallar gereği şubatta kurulan ‘Uyuşmazlik Çözüm Kurulu’na gider. Karar teknik direktör lehine çikar. Konu hala Tahkim’de. Muhtemelen Ali orada da kazanacak ama parasini en erken, o da alacakli olduğu kulüp ara transferde transfer yapmaya kalkarsa ocak ayinda alacak!
Kimin için sistem!
Futbol ailesine (futbolcu, teknik adam vs) borcu olan kulüplere transfer yasaği var. Yersek!
X kulübü transferini bitirdi. Yani ati alan Üsküdar’i geçti... Sistem yavaş ve çoğunlukla kulüpler (oy verenler) lehine çaliştiği için Ali bekleyecek!
Ya da bir başkasi. Veli... Tam tersi ve ender rastlanan örneklerden biri! Veli yüksek bir peşinat aldiktan sonra kendisi açisindan hakli bir sebeple fesih işlemini yapiyor. Kulüp itiraz ediyor. Peşinatini geri istiyor. Hukuk Veli’yi tazminat ödemeye mahkum ediyor.
Ve en son yasaya eklenen bir karardan yararlanarak konu CAS’a taşiniyor. Tahkimimizi olmasi gerektiği gibi yapilandirip yabanci futbolcu ve kulüp problemlerini de Türkiye’de çözmek varken, bir Türk çalişan ile bir Türk kulübün probleminde son karar CAS’a birakiliyor!
Karar Veli’nin aleyhine çiksa, Veli borcunu ödeyene kadar çalişamayacak. Çalişiyor. Çünkü ortada kesin karar yok. Belki de kulüp mağdur!
“Neden bitmiyor, ne kadar yavaş çalişiyorsunuz” diye sorduk. “Bu düzende bundan fazlasi olamaz” dediler.
Öğrendik ki; 2006/07 yilindan kalmiş, daha kapaği kaldirilmamiş 300’e yakin dosya varmiş. “Yok” dedik, olamaz. “Doğru” dediler.
300 futbolcu, aileleriyle birlikte bin 200 kişi, 100 kulüp karar bekliyor. Kapaklari açilmamiş, kararlari yazilmamiş, duruşmalari, tebligatlari yapilmamiş, karara bağlanmamiş 300 dosya...
UÇK (Uyuşmazlik Çözüm Kurulu) öncesi, dosyalar hukuk kurulunda incelenir, yönetim kurulunda karara bağlanir, tahkimde sonuçlanirdi. O dönemde bakilmayan dosyalar şimdi hukuk kurulu tarafindan özetle UÇK’ya gönderiliyor, dosyaya hakim olamayan UÇK üyeleri tarafindan karara bağlaniyor, tekrar hukuk kuruluna gönderiliyor. Oradan yönetime, oradan gerekirse tahkime vs...
Geçen yönetim de, bu yönetim de belli ki, kulüpleri kollamiş, kolluyor.
Hukuk kurulu dosyaya ve şikayete boğulmuş, insanlarsa karar bekliyor!
Milyonlarca, belki de 10 milyonlarca dolarlik kararlar, personel organizasyon yetersizliğinden bekliyor, suistimal yapanlar yapmaya devam ediyor.
Türkiye’de futbol şahane yönetiliyor!
Bu dosyalarin tüm gün mesaiyle, 7-8 kişilik futbol hukukunda uzman bir avukat kadrosuyla, mümkünse yazişmalari azaltip taraflar arasinda uzlaşma sağlayarak ancak sezon sonuna kadar bitebileceği söyleniyor.
Ayrica UÇK’ya da onlarca yeni dosya yağiyor. Haftada maksimum 2 gün toplanan, huzur hakki olarak yalnizca 300 YTL alan, kendi ofislerinde bunun en ez 10-20 katini kazanan kişiler günde kaç dosya karara bağlayabilirler?
Takipçisi olacağiz
Federasyonu yönetenler kulüplerin menfaatleriyle birlikte, futbolcularin haklarini da korumak zorunda. Seçimi beklemeden!
Kötü yönetim şiddettir.
Bir tek futbolcu, hakki yenilmiş, hakki teslim edilmemiş bir tek futbolcu uykusuzken, yönetici sifatiyla, huzurla dolaşilamaz.
Organizasyon, beklemeden, tepeden tirnağa revize edilmeli. Kurumda çalişan profesyonellerin görüşleri de alinarak, haklari da geliştirilerek ve gerekiyorsa yeni personel istihdam ederek en babayiğit dosya 3 ayda karara bağlanabilmeli.
Geç gelen adalet adalet değildir!
Takipçisi olacağiz... fanatik.com.tr
((BİRAZ ALAY EDER GİBİ OLMAMIŞMI ARKADAŞLAR
|