| Hoşgeldin, Ziyaretçi |
Sitemizden yararlanabilmek için kayıt olmalısınız.
|
| Kimler Çevrimiçi |
Şu anda 886 aktif kullanıcı var. » (0 Üye - 883 Ziyaretçi) Baidu, Facebook, Google
|
| Son Yazılanlar |
2026-2027 TFF 1.Lig Mardi...
Forum: RSS Bağlantı Haberleri
Son Yorum: kayserispor.org
21.09.2026, 23:29
» Yorum 0
» Okunma 29
|
Mardin 1969 Spor - Kayser...
Forum: RSS Bağlantı Haberleri
Son Yorum: kayserispor.org
21.09.2026, 04:50
» Yorum 0
» Okunma 39
|
Mardin 1969 Spor - Kayser...
Forum: RSS Bağlantı Haberleri
Son Yorum: kayserispor.org
19.09.2026, 17:29
» Yorum 0
» Okunma 43
|
TFF 1.ligde 9-15. Haftala...
Forum: RSS Bağlantı Haberleri
Son Yorum: kayserispor.org
19.09.2026, 02:02
» Yorum 0
» Okunma 36
|
Kayserispor’un 2026-2027 ...
Forum: RSS Bağlantı Haberleri
Son Yorum: kayserispor.org
17.09.2026, 23:03
» Yorum 0
» Okunma 52
|
Kayserispor İstanbulspor’...
Forum: RSS Bağlantı Haberleri
Son Yorum: kayserispor.org
16.09.2026, 23:42
» Yorum 0
» Okunma 46
|
2026-2027 TFF 1.Lig Kayse...
Forum: RSS Bağlantı Haberleri
Son Yorum: kayserispor.org
16.09.2026, 16:27
» Yorum 0
» Okunma 43
|
2026-2027 TFF 1.Lig Kayse...
Forum: RSS Bağlantı Haberleri
Son Yorum: kayserispor.org
16.09.2026, 07:02
» Yorum 0
» Okunma 47
|
Rakamlar Kayserispor Diyo...
Forum: RSS Bağlantı Haberleri
Son Yorum: kayserispor.org
15.09.2026, 12:24
» Yorum 0
» Okunma 50
|
Rakamlar Kayserispor Diyo...
Forum: RSS Bağlantı Haberleri
Son Yorum: kayserispor.org
12.09.2026, 18:06
» Yorum 0
» Okunma 62
|
|
|
| Trabzonspor |
|
Yazar: ISILAK - 23.04.2008, 10:06 - Forum: Misafir Odası
- Yorum (56)
|
 |
Kayserispor lu kardeşlerim merhaba...
Diyeceksiniz ki "Trabzonspor"un bu forumda ne işi var.Fakat son yillarda ki Trabzonspor-Kayserispor husumeti artik can sikmaya başladi.
İki kardeş kulübün birbirleriyle zitlaşmalari Anadolu nun şahlanmasini bence engelliyor.Neden o Istanbul un 3 kulübüne karşi tek vücut olamiyoruz biz taraftarlar olarak.
Trabzonspor a neden bu kadar kizginsiniz bilmek isteriz.
Fakat Trabzonspor un sizlere kizginliği "O nun büyüklüğünü sinamanizdir".Arkadaşlar 41 yillik bir tarihi olan Trabzonspor 6 lig şampiyonluğuna ve sayisiz kupalara imza atmiştir.Yani 3 kulübün hegamonyasindaki bir ligde bir "devrim" e imza atmiştir.Ve bu kulüp eminim ki o yillarda tüm Anadolu dan destek görmüştür.Kayserispor lusu,Diyarbakirspor lusu,Bursaspor lusu,Konyaspor lusu vs.Trabzonspor a destek vermiştir.Şahsen benim çok Kayseri li arkadaşim dostum var ve onlari hakikaten çok seviyorum.Bu foruma girmemin sebebi de Kayseri ye olan ayri bir muhabbetimdir.Konumuza dönecek olursak Trabzonspor 41 yillik tarihine bu kadar başarilari siğdirmişken son dönemlerde anormal bir düşüş yaşamaktadir.Bunu yönetimlerin iş bilmezliği ve Türkiye de ki bazi gerçekler olarak isimlendirebiliriz.Ve düşünün ki Kayserispor şampiyonluklar yaşamiş kupalar kaldirmiş,milyonlarin sevgilisi olmuş bir takim(inşallah olur).Ve son yillarda büyük bir düşüş yaşiyor.Sizler ne düşünürsünüz.Büyüklüğünüzü yitirmiş mi oluyorsunuz?Ve diğer kulüplerin sizi artik büyük görmemesine nasil tepki verirsiniz?İşte Trabzonspor lu taraftarlarin sizlere olan kirginliği kizginliği budur.Trabzonspor un yaşadiklarini birde kendi kulübünüz yaşasaydi ne yapardik diye düşünün lütfen.
Bu forumlarda hem kendi kulübümüzü estekleyeceğiz organize olacağiz hemde diğer kulüp taraftarlariyla da kardeş olacağiz.Anadolu ihtilali başka türlü olamaz.Düşünsenenize Kayserispor heryerde isliklaniyor,Bursaspor her yerde isliklaniyor,Konyaspor her yerde isliklaniyor...ee peki tekrar devrim diyoruz nasil olacak bu iş.
Değerli Kayserispor lu kardeşlerim sizlerden ricam husumetlerin bitmesi yönündedir.Istanbul un 3 kulübüne karşi birliktelik kuramazsak Anadolunun başarili olmasi çok zor.
Kayserispor a yeni sezonda,yeni transferleriyle,yeni ve müthiş stadiyla başarilar diliyorum.
Muhabbetimiz daim olsun.
Selametle...
|
|
|
| 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı |
|
Yazar: ÜLKÜHAN - 23.04.2008, 00:09 - Forum: Temenni, Tebrik
- Yorum (17)
|
 |
[COLOR="Purple"]23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayrami, TBMM'nin 23 Nisan 1920 günü kurulmasinin onuruna, TBMM tarafindan sadece Türk çocuklarina değil, bütün Dünya çocuklarina hediye edilen, her yil 23 Nisan günü kutlanan, Türkiye'nin milli bayramidir. 23 Nisan, TBMM'nin açilişi ve dolayisiyla da halkin yönetime tam anlamiyla hakim olmasinin ilk günü olduğu için ulusal egemenlik açisindan da önemli bir anlam taşir.
İstanbul'un işgalinden üç gün sonra, Atatürk 19 Mart 1920 tarihinde bildiri yayimladi. Bildiride, "olağanüstü yetkiler taşiyan bir Meclisin Ankara'da toplanacaği, Meclis'e katilacak üyelerin nasil seçilecekleri, seçilenlerin en geç onbeş gün içinde yapilmasi gereği, kesin ve kararli ifadelerle yer aliyordu. Ayrica, dağilan Meclis-i Mebusan'in üyeleri de Ankara'daki Meclis'e katilabileceklerdi.
Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş temelleri Ankara'daki bu ilk tarihi binada atildi. Birinci Meclis Binasi, Ulusal Kurtuluş Savaşi'nin yönetim yeri olarak pek çok tartişma ve millî kararlara sahne oldu: Bu yapi bugün Kurtuluş Savaşi Müzesi olarak, ilk yillarin anilarini sergiliyor. İllerde seçilen temsilciler ve Meclis-i Mebusan'in bir kisim üyeleri Ankara'ya geldiler.
Ankara'nin o günkü şartlarinda Meclis'in toplanabileceği elverişli bir bina yok gibiydi. Sonunda, İkinci Meşrutiyet döneminde, İttihat ve Terakki Cemiyeti kulübü olarak yapilmiş tek katli bir bina uygun görüldü. Eksik kalmiş yapi tamamlandi, okullardan toplanan ve halkin katkisiyla sağlanan eşyalarla donatildi. Hazirliklar tamamlaninca, Atatürk 21 Nisan'da yayinladiği ikinci bir bildir ile, Meclis'in 23 Nisan günü toplanacağini ve açiliş töreninin nasil yapilacağini duyurdu.
23 Nisan 1920 Cuma sabahi erken saatlerde, Ankara'da bulunan herkes Meclis Binasi çevresinde toplandi. Halk, kendi kaderine sahip çikmanin coşkusu içindeydi. Haci Bayram Câmii'nde kilinan öğle namazindan sonra, Meclis binasi girişinde bir tören yapildi. Saat 13.45'de, Ankara'ya gelebilen 115 milletvekili Meclis salonunda toplandi.
Parlamento geleneklerine göre, en yaşli üye olan Sinop Milletvekili Şerif Bey (1845), Başkanlik kürsüsüne çikti ve aşağidaki konuşmayi yaparak Meclis'in ilk toplantisini açti.
"Burada Bulunan Saygideğer İnsanlar, İstanbul'un geçici kaydiyle yabanci kuvvetler tarafindan işgal olunduğu ve bütün temelleri ile halifelik makaminin ve hükümet merkezinin bağimsizliğinin yok edildiği hepimizce bilinmektedir. Bu duruma baş eğmek, milletimizin, teklif olunan yabanci köleliğini kabul etmesi demektir. Ancak tam bağimsizlik ile yaşamak için kesin olarak kararli bulunan ve ezelden beri hür ve başina buyruk yaşamiş olan milletimiz, kölelik durumunu son derece ve kesinlikle reddetmiş ve hemen vekillerini toplamaya başliyarak Yüksek Meclisimizi meydana getirmiştir. Bu Yüksek Meclisin en yaşli üyesi sifatiyla ve Allah'in yardimiyla milletimizin iç ve diş tam bağimsizlik içinde alin yazisinin sorumluluğunu doğrudan doğruya yüklenip, kendi kendisini yönetmeye başladiğini bütün dünyaya ilan ederek, Büyük Millet Meclisi'ni açiyorum."
Bu açiş konuşmasinda, millî egemenliğe dayali yeni Türk parlamentosunun adi da "Büyük Millet Meclisi" olarak konulmuştu. Bu ad herkesçe benimsendi. Daha sonra Atatürk'ün tüm konuşmalarinda yer aldiği şekliyle ve ilk kez 8 Şubat 1921 tarihli Bakanlar Kurulu Kararnamesinde de yazili olarak, "Türkiye Büyük Millet Meclisi" (TBMM) adi kalicilik kazandi.
TBMM, 24 Nisan 1920 günü yaptiği ikinci toplantisinda Mustafa Kemal Paşa'yi (Atatürk), başkanliğa seçti. Mustafa Kemal Paşa, kendi öncülüğünde kurulan TBMM'nin başkanliğini Cumhurbaşkani seçildiği gün olan 29 Ekim 1923 tarihine kadar sürdürdü. TBMM, açilişindan iki gün sonra, sadece yasama değil, yürütme gücüne de sahip olacak hukukî ve siyasî yapisini düzenleme çalişmalarina başladi.
Bu düzenlemeler, TBMM'nin tam bir "güçler birliği" ilkesini benimsediğini göstermişti.
2 Mayis 1920'de Bakanlar Kurulu'nun seçilmesi hakkindaki yasa çikarildi. 11 Bakandan oluşan "Meclis Hükümeti", 5 Mayis'da TBMM Başkani Mustafa Kemal Paşa'nin başkanliğinda ilk toplantisini yapti. TBMM'nin açilişi ile birlikte, millî egemenliğe dayali yeni Türk Devleti doğmuş oluyordu. Birinci TBMM'nin iki temel hedefi, kesin zaferi kazanmak ve yeni devletin otoritesini güçlendirmek, kaliciliğini gerçekleştirmekti. Öncelikle, ülke topraklarinin yabanci işgalinden kurtarilmasi gerekiyordu.
3 Aralik 1920'de Ermenistan Cumhuriyeti ile imzalanan Gümrü Bariş Antlaşmasi, TBMM'nin yaptiği ilk uluslararasi andlaşmaydi. Böylece Doğu Cephesi kapandi. 16 Mart 1921'de imzalanan Moskova Antlaşmasi ile Rusya, yeni Türk Devletini ve Misak-i Millî ilkelerini tanidi. 6-11 Ocak 1921'de Birinci İnönü, 23-31 Mart 1921'de İkinci İnönü ve 13 Eylül 1921'de Sakarya Muharebesi sonucunda, 20 Ekim 1921'de imzalanan Ankara Antlaşmasi ile Fransizlar savaştan çekildi. Ayni yilin sonunda İtalyanlar da TBMM hükümetiyle işbirliğine giriştiler. 1922 yilinda, Yunanistan ve İngiltere dişinda, TBMM, tüm ülkelerle iyi ilişkiler içindeydi. TBMM Ordulari, 26 Ağustos 1922'de Büyük Zaferi kazandilar. 9 Eylül'de İzmir kurtarildi.
18 Eylül'de ise Anadolu'da hiçbir yabanci askerî güç kalmamişti. Yeni Türk Devleti'nin bu başarilari karşisinda İngiltere de dahil olmak üzere İtilaf Devletleri ile 11 Ekim 1922'de Mudanya Mütarekesi imzalandi. Doğu Trakya kurtuldu. İtilaf Devletleri, 27 Ekim'de Lozan'da bariş görüşmelerinin yapilmasini kararlaştirdilar. Uzun süren görüşmeler sonunda 24 Temmuz 1923'de imzalanan Lozan Bariş Antlaşmasi 24 Ağustos 1923'de TBMM'de onaylandi. Yeni Türk Devleti, böylelikle askerî, siyasî ve ekonomik özgürlüğüne kavuştu.
23 Nisan 1920 Büyük Millet Meclisi'nin açiliş günüdür. Her 23 Nisan günü Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayrami’ni bütün Dünya çocuklari birlikte kutlarlar.
Egemenlik yönetme yetkisidir. Ulusal egemenlik; yönetme yetkisinin ulusta olmasidir. Osmanli İmparatorluğu döneminde egemenlik padişaha aitti.Bu sirada Birinci Dünya Savaşi başladi. Savaş dört yil sürdü. Osmanli İmparatorluğu'nun de saflarina katilmiş olduğu İttifak Devletleri savaşta yenildi. Savaş kurallarina göre Osmanli İmparatorluğu da yenil*miş sayildi. Bütün ülke İngilizler, Fransizlar, Yunanlilar, İtalyanlar tarafindan paylaşildi.
Mustafa Kemal Paşa Ulusal Kurtuluş Savaşi'ni başlatmak için İstanbul’dan Samsun'a 19 Mayis 1919 günü geldi. Samsun'dan Amasya'ya, oradan Erzurum'a ve Sivas'a gitti. Sivas ve Erzurum'da kongreler topladi. Mustafa Kemal Paşa egemenliğin ulusta olduğuna inaniyordu. Bu inançla "Ulusu yine ulusun azim ve karari kurtaracaktir. Tek bir egemenlik vardir, o da ulusal egemenliktir." ilkesini öne sürdü. Yurdun dört bir yanindan seçilip gelen temsilciler - günümüzün milletvekilleri - Ankara'da 23 Nisan 1920 günü toplandilar.
İlk Büyük Millet Meclisi'nin toplandiği yapi Ankara'da Ulus Meydani'ndan istasyona giden caddenin başindadir. Bugün Kurtuluş Savaşi Müzesi olan bu yapi tek katlidir. O yillarda Türkiye yokluk içindeydi. Milletvekillerinin oturduğu siralar bir okuldan getirildi. Meclis gaz lambasi ile aydinlaniyor, soba ile isiniyordu. Top seslerinin Ankara'da duyul*duğu zamanlarda bile meclis düzenli toplandi. Ulusal Kurtuluş Savaşiyla ilgili bütün kararlar bu mecliste alindi.[/COLOR]
|
|
|
| Gençlerbirliğin'den Kayserisporumuza Yedek Suçlaması |
|
Yazar: Freestyle - 22.04.2008, 16:29 - Forum: Güncel Spor Haberleri
- Yorum (58)
|
 |
"Düşme hatti gözden kaçiriliyor"
Gençlerbirliği Kulübü Basin Sözcüsü Muammer Akyüz, spor basini ve kamuoyunun dikkatlerinin büyük ölçüde şampiyonluk yarişi ile derbi maça kilitlendiğini belirterek, düşme hattindaki yanginin gözlerden kaçirildiğini belirtti.
Muammer Akyüz, yaptiği yazili açiklamada düşme hattindaki mücadelenin şampiyonluk kadar hatta şampiyonluktan çok daha önemli olduğunu vurgulayarak, mücadelenin sahada yapilmasi halinde hiçbir sorunun olmadiğini bildirdi.
Son haftalarda hak dağitiminin çok adaletli olmadiğini ileri süren Akyüz, şöyle devam etti: "Etik ve centilmenlik dişi birçok olaya şahit oluyoruz. Verilen emeğin, akan alin terinin karşiliği bilinmeyen (bizce malum) eller tarafindan gasp ediliyor.
Kayserispor - Rizespor
Bu hafta oynanacak kritik maçlardan birisi de Kayserispor-Rizespor maçidir. Bu maç düşme hattindaki birçok takimi etkiliyor. Aldiğimiz çok ciddi duyumlara göre; Kayserispor, Gençlerbirliği ile 7 Mayista oynayacaği kupa maçini gerekçe göstererek Rizespor maçina yedek bir kadro ile çikacak.
Bir takimin hangi maça hangi kadro ile çikacaği elbette kendisini ilgilendirir. Bu, sezon başinda veya ortasinda olsa düşüncemiz böyle olurdu. Ancak, bu maç sadece Kayserispor'u veya Rizespor'u ilgilendirmiyor, en az 4-5 takimi ciddi biçimde ilgilendiriyor.
Türk futbolunda Kayserispor'un çok özel bir yeri vardir. Bizim bildiğimiz şaibe denecek hiçbir olayin içinde olmadi. Bundan sonra da olmayacağina inaniyoruz. Onun için Türk futbolunda telafisi imkansiz olabilecek bir davranişin içinde olmayacağini ümit ediyoruz. Türk spor basinindan da ricamiz; dikkatlerini sadece şampiyonluk mücadelesi veren takimlara değil, biraz da düşme hattindaki takimlara vermeleri.
Türk futbolunun kalkinmasi, futbol yöneticilerinin adil, ilkeli, adaletli davraniş göstermeleri ve şaibeden uzak durmalariyla olacaktir."
|
|
|
| Ümit Kale |
|
Yazar: Sniper38 - 22.04.2008, 16:03 - Forum: Eski Futbolcularımız
- Yorum (2)
|
 |
Ümit Kale
Kulüp : Erciyesspor
Doğum Tarihi : 26 Ekim 1989
Doğum Yeri : Mersin
Yasi: 18
Sözleşme Bitiş Tarihi : 31 Mayis 2010
|
|
|
| Artan pirinç fiyatları |
|
Yazar: Ercan Sahin - 22.04.2008, 10:21 - Forum: Hayata Dair...
- Yorum (22)
|
 |
Bir arkadaş yolladi, normalde bu tür yazilari kulak arkasi yaparim ama bu gördüğüm, bildiğim, şahit olduğum bir durum.
Alıntı:PİRİNÇTE OYNANAN OYUNU BOZABİLİRİZ
Arkadaşlar,
Uluslararasi para mafyasi ve onlarin yerli işbirlikçileri paralarini
pirince yatirarak, çok büyük miktarda pirinç stoğu yapti, Türkiye'de pirinç
fiyatlarini toptan 400 bin liradan 4 milyon liraya kadar çikartti, bir
süre daha stoklarini piyasaya sürmeyerek 5 ytl e çikinca süreceklermiş.
Tüketici birlikleri bir süreliğine boykot çağrisi yapiyor Bu stoklari 1
hafta 10 gün içerisinde piyasaya sürmezlerse büyük zarar edeceklermiş,
herkesi ay sonuna kadar, 1 Mayis'a kadar kesinlikle pirinç almamalari
konusunda uyariyorlar.
15 gün pirinç yemezsek ölmeyiz, ama stokçulara bu milletin duyarsiz
olmadiğini, aptal olmadiğini, gerektiğinde tepki verebileceğini duyurmak
lazim. Ben Mayis ayina kadar kesinlikle pirinç almayacağim, lokantada
yemekhanede pirinç pilavi yemeyeceğim, etrafimdakileri de uyaracağim.
Pirinçi 5 ytl yerine 1 ytl'den yemek istiyorum. Bu yaziyi yayin,
milletimiz gözünü açsin artik .
Gelen yaziyi aynen buraya ekledim, tamami doğru demiyorum ama doğruluk payi yok ta değil.
3 gün önce aliş-veriş yaptim ve 5 kg pirincin 21,5 ytl olduğunu gördüm ve almadim. Bir müddet daha almayacağim.
|
|
|
| Finale Özel Beste Ve Tezahüratlar |
|
Yazar: campus38 - 21.04.2008, 22:48 - Forum: Sohbet & Serbest Konu
- Yorum (54)
|
 |
Arkadaşlar yaklaşik iki haftadir üzerinde çaliştiğim besteyi sizlerin beğenisine sunuyorum. Buyrun;
........................
SARI KIRMIZI SEVDA
SARI KIRMIZI ATEŞSİN İÇİMİZDE
KİM SEVDİ SENİ BİZİM GİBİ DELİCE
DÜNYALARA DEĞİŞMEM SENİN SEVGİNİ
BİR ALLAHIM VAR BENİM BİRDE ŞANLI KAYSERİ
BANA YAŞATTIĞIN SEVİNÇ KEDERİ
AŞKINI BÜYÜTTÜM ÇOCUKLAR GİBİ
İSTER DİVANE DEYİN İSTER SERSERİ
BİR ALLAHIM VAR BENİM BİRDE ŞANLI KAYSERİ
YERYÜZÜ GÖKYÜZÜ DİNLESİN BİZİ
SUSTURAMAZ NE YAĞMUR NE KAR TANESİ
YÜREĞİME KAZIDIM K İLE S Yİ
BİR ALLAHIM VAR BENİM BİRDE ŞANLI KAYSERİ
.............................
Yazan: CAMPUS38
|
|
|
|