18.01.2008, 15:15
[COLOR="Red"]Tribünler boş, forumlar tiklim tiklim
[/COLOR]
İnternetin günlük hayatin bir parçasi olmasi, futbolseverlerin kulüpleri ile olan ilişkilerine de yeni bir boyut getirdi. Artik başarisiz yönetimlerin istifaya davet edilmesi ya da takimin nasil oynamasi gerektiği gibi konular sadece tribünlerde değil, taraftar forumlarinda dillendiriliyor.
![[Resim: fenerur3.jpg]](http://img72.imageshack.us/img72/8240/fenerur3.jpg)
Son oynanan Fenerbahçe-Şanliurfaspor maçi Türk futbolunun ciddi anlamda bir seyirci sikintisi çektiğinin tescili niteliğinde oldu adeta. Türkiye'nin en konforlu stadinda Türkiye'nin en nitelikli kadrolarindan birini seyretmek için gelen seyirci sayisi 5 bini bile bulmadi.
Futbolun henüz "endüstrileşmediği" dönemlerde taraftarin aidiyetini ispatlama yöntemleri maçlara gitmek ve desteklediği takimin posterini işyerine asmaktan ibaretti. Günümüzde, kulübün borsadaki hisse senetlerinden taraftar kartina, kulüp patentli çoraptan mobil telefon numarasina birçok ürün taraftarin kulübüyle, yaşamin her alaninda hemhal olmasini sağliyor. İnternetin günlük hayatin bir parçasi olmasi ise futbolseverlerin "camia" ile ilişkilerine interaktif bir boyut getirmiş durumda. Artik başarisiz yönetimlerin istifaya davet edilmesi ya da takimin nasil oynamasi gerektiği gibi konular sadece tribünlerde değil taraftar forumlarinda açilan "topik"lerde (başlik) dillendiriliyor.
Büyük kulüplerin taraftarlarina ait onlarca taraftar forumu arasindan bazilari öne çikmiş durumda. Turkcell Süper Lig, 1. Lig, 2. Lig, hatta 3. Lig'deki takimlara ait taraftar forumlari bile var. Bazi forumlar ziyaretçi girişine açikken bazilari üyelik istiyor. Üyelik başvurusunda gerçek kimlik bilgileri hatta TC kimlik No'su isteyecek kadar seçici olan bile var. Özellikle üye sayilari fazla olan forumlarda günün her saatinde online kullanici bulmak mümkün. Elbette ki maç ertesi veya önemli bir transfer ya da hoca değişikliği olduğu günlerde aktif kullanici sayisi zirve yapiyor. Mesela antu.com'da İnter maçi sonrasi saat 00.30 itibariyla 2.700 kullanici online görünmekte idi.
Gerek yazili gerekse forum ahalisinin oluşturmuş olduğu şifahi kurallar sayesinde forumlarda gözle görülür bir seviye mevcut. Kurallara uyduğunuz sürece her türlü (açilan başlikla ilgili) fikrinizi özgürce ifade imkâniniz var. Belli bir zaman sonra siz de başlik açabiliyorsunuz. Zaman zaman moderatörlerin keyfî uygulamalari görülse de, genel anlamda yazili kurallarin var olduğu bir demokratik kültür ve buna bağli ortaya çikan çok seslilikten bahsedebiliriz. Türkçenin önemine işaret eden hatirlatmalar sik sik hem moderatör hem de kullanicilar tarafindan yapilsa da, bazen acemilerin anlayamayacaği bir "dil" ile karşilaşilabiliyor. Medya kastedilirken kullanilan ironik ifade; "qtm" (quality turkish media) gibi. Sirasi gelmişken bilhassa spor medyasina yönelik güvensizliğin istisnasiz hemen her forumda mevcut olduğunu belirtelim. Basinda çikan hiçbir transfer haberine itibar edilmiyor. İddiali demeç veren bir spor yazarinin, yanilmiş olmasi üyeler tarafindan siklikla alayci bir üslupla dillendiriliyor. Yine her taraftar grubunda medyanin kendilerine düşman olduğu düşüncesi hakim.
Transfer dönemine yaklaşildiğinda çok ciddi gönüllü oyuncu izleme (scouting) çalişmalari yapiliyor. Her ne kadar önemli bir kismi menajerlik oyunlarindan devşirme olsa da yöneticilere çok ciddi yardimci olacak futbolcu listelerini görmek mümkün. Forumlarda her yaş ve cinsiyetten üyeler mevcut. Bayan üyelere yönelik ayri başlik ve organizasyonlar varsa da şimdilerde sadece bayanlarin üye olabileceği siteler oluşmaya başladi. Kullandiklari dil, aldiklari tutum ve tavirlar açisindan üyeleri birkaç ana başlik altinda kategorilere ayrilabilir.
Akil ağabeyler: Genellikle tartişmalarda son sözü söyleyen güngörmüş kişiledir. Sicak tartişmalara girmez, ortamin soğumasini beklerler. Sonra da netice kabilinden bir durum değerlendirmesinde bulunurlar. Örneğin mağlup olunan bir maç gecesi sadece forumu izlemekle yetinir, ertesi günkü bitirici yazi için malzeme toplarlar. Az ve özlü mesaj yazarlar.
Tez canlilar: Hep galibiyet, hep galibiyet... Başarisizliğa asla tahammülleri yoktur. Takim yenildi ya da berabere mi kaldi, derhal hoca gitmeli, yönetim istifa etmeli ve takimdan 5-6 futbolcu (ki bunlar ruhsuzdur) gönderilmelidir.
Nostaljistler: Hemen her olayi eskiyle mukayese ederler. Ve hemen her olayda eskinin ne kadar güzel olduğunu hatirlayip hatirlatirlar. Futbol, kulüp, takim, hatta forum gün geçtikçe kötüye gitmektedir onlara göre....
Bilimselciler: Bol bol oyuncu ve takim istatistikleri tutar ve örnekler verirler. Sadece Türk futbolu değil, dünya futbolu ile de yakindan alakalari vardir. Başari için istikrar ve sabirdan yanadirlar.
Gizemliler: Bilhassa transfer dönemlerinde ortaya çikarlar. Ya bir yöneticinin akrabasi ya da başkanin oğlunun arkadaşidirlar. Hatta bizzat yönetici olduklarindan bile şüphe edilir!. Ajanslara düşmemiş transfer haberleri onlardadir. Hele de bir iki haberleri doğru çikarsa forumun en itibarli kişisi haline gelirler. Aksi durumda zaten ortadan kaybolurlar.
[COLOR="Red"]Böyle bir konu açma gereği duydum çünkü tespitler çok doğru.
Bir kaç ay önce hatirladiğim kadariyla bir konu açilmişti: 'Neden taraftarlar tribünleri doldurmuyor diye'?
Bu tespiler sorulan sorularin uzerine kesinlikle bir cevaptir.[/COLOR]
ERDAL HOŞ
Zaman Gazetesi
[/COLOR]
İnternetin günlük hayatin bir parçasi olmasi, futbolseverlerin kulüpleri ile olan ilişkilerine de yeni bir boyut getirdi. Artik başarisiz yönetimlerin istifaya davet edilmesi ya da takimin nasil oynamasi gerektiği gibi konular sadece tribünlerde değil, taraftar forumlarinda dillendiriliyor.
![[Resim: fenerur3.jpg]](http://img72.imageshack.us/img72/8240/fenerur3.jpg)
Son oynanan Fenerbahçe-Şanliurfaspor maçi Türk futbolunun ciddi anlamda bir seyirci sikintisi çektiğinin tescili niteliğinde oldu adeta. Türkiye'nin en konforlu stadinda Türkiye'nin en nitelikli kadrolarindan birini seyretmek için gelen seyirci sayisi 5 bini bile bulmadi.
Futbolun henüz "endüstrileşmediği" dönemlerde taraftarin aidiyetini ispatlama yöntemleri maçlara gitmek ve desteklediği takimin posterini işyerine asmaktan ibaretti. Günümüzde, kulübün borsadaki hisse senetlerinden taraftar kartina, kulüp patentli çoraptan mobil telefon numarasina birçok ürün taraftarin kulübüyle, yaşamin her alaninda hemhal olmasini sağliyor. İnternetin günlük hayatin bir parçasi olmasi ise futbolseverlerin "camia" ile ilişkilerine interaktif bir boyut getirmiş durumda. Artik başarisiz yönetimlerin istifaya davet edilmesi ya da takimin nasil oynamasi gerektiği gibi konular sadece tribünlerde değil taraftar forumlarinda açilan "topik"lerde (başlik) dillendiriliyor.
Büyük kulüplerin taraftarlarina ait onlarca taraftar forumu arasindan bazilari öne çikmiş durumda. Turkcell Süper Lig, 1. Lig, 2. Lig, hatta 3. Lig'deki takimlara ait taraftar forumlari bile var. Bazi forumlar ziyaretçi girişine açikken bazilari üyelik istiyor. Üyelik başvurusunda gerçek kimlik bilgileri hatta TC kimlik No'su isteyecek kadar seçici olan bile var. Özellikle üye sayilari fazla olan forumlarda günün her saatinde online kullanici bulmak mümkün. Elbette ki maç ertesi veya önemli bir transfer ya da hoca değişikliği olduğu günlerde aktif kullanici sayisi zirve yapiyor. Mesela antu.com'da İnter maçi sonrasi saat 00.30 itibariyla 2.700 kullanici online görünmekte idi.
Gerek yazili gerekse forum ahalisinin oluşturmuş olduğu şifahi kurallar sayesinde forumlarda gözle görülür bir seviye mevcut. Kurallara uyduğunuz sürece her türlü (açilan başlikla ilgili) fikrinizi özgürce ifade imkâniniz var. Belli bir zaman sonra siz de başlik açabiliyorsunuz. Zaman zaman moderatörlerin keyfî uygulamalari görülse de, genel anlamda yazili kurallarin var olduğu bir demokratik kültür ve buna bağli ortaya çikan çok seslilikten bahsedebiliriz. Türkçenin önemine işaret eden hatirlatmalar sik sik hem moderatör hem de kullanicilar tarafindan yapilsa da, bazen acemilerin anlayamayacaği bir "dil" ile karşilaşilabiliyor. Medya kastedilirken kullanilan ironik ifade; "qtm" (quality turkish media) gibi. Sirasi gelmişken bilhassa spor medyasina yönelik güvensizliğin istisnasiz hemen her forumda mevcut olduğunu belirtelim. Basinda çikan hiçbir transfer haberine itibar edilmiyor. İddiali demeç veren bir spor yazarinin, yanilmiş olmasi üyeler tarafindan siklikla alayci bir üslupla dillendiriliyor. Yine her taraftar grubunda medyanin kendilerine düşman olduğu düşüncesi hakim.
Transfer dönemine yaklaşildiğinda çok ciddi gönüllü oyuncu izleme (scouting) çalişmalari yapiliyor. Her ne kadar önemli bir kismi menajerlik oyunlarindan devşirme olsa da yöneticilere çok ciddi yardimci olacak futbolcu listelerini görmek mümkün. Forumlarda her yaş ve cinsiyetten üyeler mevcut. Bayan üyelere yönelik ayri başlik ve organizasyonlar varsa da şimdilerde sadece bayanlarin üye olabileceği siteler oluşmaya başladi. Kullandiklari dil, aldiklari tutum ve tavirlar açisindan üyeleri birkaç ana başlik altinda kategorilere ayrilabilir.
Akil ağabeyler: Genellikle tartişmalarda son sözü söyleyen güngörmüş kişiledir. Sicak tartişmalara girmez, ortamin soğumasini beklerler. Sonra da netice kabilinden bir durum değerlendirmesinde bulunurlar. Örneğin mağlup olunan bir maç gecesi sadece forumu izlemekle yetinir, ertesi günkü bitirici yazi için malzeme toplarlar. Az ve özlü mesaj yazarlar.
Tez canlilar: Hep galibiyet, hep galibiyet... Başarisizliğa asla tahammülleri yoktur. Takim yenildi ya da berabere mi kaldi, derhal hoca gitmeli, yönetim istifa etmeli ve takimdan 5-6 futbolcu (ki bunlar ruhsuzdur) gönderilmelidir.
Nostaljistler: Hemen her olayi eskiyle mukayese ederler. Ve hemen her olayda eskinin ne kadar güzel olduğunu hatirlayip hatirlatirlar. Futbol, kulüp, takim, hatta forum gün geçtikçe kötüye gitmektedir onlara göre....
Bilimselciler: Bol bol oyuncu ve takim istatistikleri tutar ve örnekler verirler. Sadece Türk futbolu değil, dünya futbolu ile de yakindan alakalari vardir. Başari için istikrar ve sabirdan yanadirlar.
Gizemliler: Bilhassa transfer dönemlerinde ortaya çikarlar. Ya bir yöneticinin akrabasi ya da başkanin oğlunun arkadaşidirlar. Hatta bizzat yönetici olduklarindan bile şüphe edilir!. Ajanslara düşmemiş transfer haberleri onlardadir. Hele de bir iki haberleri doğru çikarsa forumun en itibarli kişisi haline gelirler. Aksi durumda zaten ortadan kaybolurlar.
[COLOR="Red"]Böyle bir konu açma gereği duydum çünkü tespitler çok doğru.
Bir kaç ay önce hatirladiğim kadariyla bir konu açilmişti: 'Neden taraftarlar tribünleri doldurmuyor diye'?
Bu tespiler sorulan sorularin uzerine kesinlikle bir cevaptir.[/COLOR]
ERDAL HOŞ
Zaman Gazetesi