| Hoşgeldin, Ziyaretçi |
Sitemizden yararlanabilmek için kayıt olmalısınız.
|
| Kimler Çevrimiçi |
Şu anda 86 aktif kullanıcı var. » (0 Üye - 84 Ziyaretçi) Applebot, Baidu
|
| Son Yazılanlar |
Onurcan Piri'den Kayseris...
Forum: RSS Bağlantı Haberleri
Son Yorum: kayserispor.org
Dün, 12:48
» Yorum 0
» Okunma 8
|
Kayserispor'un 2026-2027 ...
Forum: RSS Bağlantı Haberleri
Son Yorum: kayserispor.org
29.06.2026, 10:54
» Yorum 0
» Okunma 17
|
Kayserispor'da Kombine Ge...
Forum: RSS Bağlantı Haberleri
Son Yorum: kayserispor.org
27.06.2026, 23:02
» Yorum 0
» Okunma 18
|
Kayserispor'da Kombine Ye...
Forum: RSS Bağlantı Haberleri
Son Yorum: kayserispor.org
27.06.2026, 13:35
» Yorum 0
» Okunma 21
|
Bilal Bayazıt, 5 Yılın Ar...
Forum: RSS Bağlantı Haberleri
Son Yorum: kayserispor.org
25.06.2026, 22:04
» Yorum 0
» Okunma 35
|
Kayserispor 2026-2027 Tra...
Forum: RSS Bağlantı Haberleri
Son Yorum: kayserispor.org
21.06.2026, 11:18
» Yorum 0
» Okunma 42
|
Kayserispor Teknik Direkt...
Forum: RSS Bağlantı Haberleri
Son Yorum: kayserispor.org
19.06.2026, 13:26
» Yorum 0
» Okunma 42
|
Kayserispor Teknik Direkt...
Forum: RSS Bağlantı Haberleri
Son Yorum: kayserispor.org
15.06.2026, 09:35
» Yorum 0
» Okunma 60
|
Kayserispor’da Bir FIFA D...
Forum: RSS Bağlantı Haberleri
Son Yorum: kayserispor.org
13.06.2026, 15:58
» Yorum 0
» Okunma 62
|
Kayserispor 2026-2027 Tra...
Forum: RSS Bağlantı Haberleri
Son Yorum: kayserispor.org
13.06.2026, 06:14
» Yorum 0
» Okunma 53
|
|
|
| Futbol Ekranı: 25-28 Şubat |
|
Yazar: Ayhan BAYNAL - 25.02.2011, 09:52 - Forum: Güncel Spor Haberleri
- Yorum Yok
|
 |
25 Şubat Cuma 20.00 Bucaspor - Bursaspor (LİG TV) 21.30 Wolfsburg - Mönchengladbach (TRT HD) 26 Şubat Cumartesi 14.00 Ankaragücü - Gençlerbirliği (DIGI) 14.00 Diyarbakirspor - Boluspor (TRT 1) 16.00 İstanbul Belediye - Galatasaray (LİG TV) 16.30 Schalke - Nurnberg (TRT 3) 17.00 Gaziantepspor - Eskişehirspor (DIGI) 17.00 Wigan - Manchester United (SPORMAX / PL [...] Devami...
|
|
|
| eren ve santana idmanda |
|
Yazar: alayina38 - 24.02.2011, 16:53 - Forum: Güncel Spor Haberleri
- Yorum (17)
|
 |
Eren ve Santana idmana çikti..
Trabzonspor maçinin hazirliklarini sürdüren Kayserispor'da sakatliği düzelen Eren Güngör ve Santana da idmana katildi..
Deplasmanda oynanacak olan Trabzonspor maçinin hazirliklarini Kadir Has Tesisleri'nde sürdüren Kayserispor'da futbolcular, 38 yaşina giren teknik direktör Şota Arveladze'yi tebrik etti.
Düz koşu ile başlayan antrenmanda futbolcular pas çalişmasi yapti. Antrenmana sakatliği düzelen Eren Güngör de katilirken, Santana düz koşu yapti. Taktik ağirlikli sürdürülen antrenmanda futbolcularin neşeli olduklari gözlendi.
ajansspor
|
|
|
| Fenerbahçe Serdar ve Selçuk'un peşinde |
|
Yazar: Ziyaretçi - 24.02.2011, 15:49 - Forum: Güncel Spor Haberleri
- Yorum (14)
|
 |
igde şampiyonluk kovalayan Sari-Lacivertliler, yeni sezon hazirliklarini da ihmal etmiyor. Aykut Kocaman’in listesinde yer alan yerli yildizlarin isimlerini FANATİK açikliyor: Trabzonspor’dan Selçuk İnan, Kayserispor’dan Serdar Kesimal...
Trabzon’la henüz anlaşmadi
Selçuk İnan; devre arasinda Trabzonspor ile masaya oturdu, ancak görüşmelerden sonuç çikmadi. Valencia, Villarreal ve Sevilla gibi kulüplerin de ilgilendiği yildiz futbolcu, Mayis sonuna kadar hiçbir kulüple görüşmeyeceğini açikladi. 26 yaşindaki Selçuk’un önceliği yurt dişi. Ancak Trabzon’da yillik 1.6 milyon TL alan Selçuk’a, Fenerbahçe’nin minimum 2 milyon Euro’luk teklif yapmasi, olumlu sonuç alinamamasi halinde rakamin daha da yükseltilmesi bekleniyor. Çünkü Kocaman’in Selçuk’u hem Emre hem de Alex’in mevkiinde oynatabileceğini düşünerek israrla istediği ifade ediliyor. Selçuk’un sezon sonunda sözleşmesinin sona ermesi de Fenerbahçe’nin futbolcuya önereceği miktarda cömert olmasini sağliyor.
Yobo kiralansa bile...
Hedefteki diğer isme gelince... İki sezon önce Köln’ün ikinci takimindan Kayserispor’a gelen ve Hiddink döneminde A Milli Takim’a yükselen Serdar’in sözleşmesi 31.05.2013’te sona erecek. Kocaman onu çok istiyor; çünkü Yobo için Everton 8 milyon Euro’da diretiyor. Yobo tekrar kiralansa bile; Lugano’nun sik sik cezali duruma düşmesi nedeniyle bu bölgede sorun yaşayan Kocaman’in Serdar’i kadrosunda görmeyi çok istediği belirtiliyor.
Yusuf Dursun
|
|
|
| Kayserispor İçin Oğlumdan İzin Aldım |
|
Yazar: Tim - 24.02.2011, 15:02 - Forum: Sohbet & Serbest Konu
- Yorum Yok
|
 |
[SIZE="4"]Kayserispor için oğlumdan izin istedim
BEHRAM KILIÇ
Sayi: 841 / Tarih : 17-01-2011
Süper Lig’in başarili ekiplerinden Kayserispor’un genç teknik adami Şota Arveladze, “Beni Tolunay Kafkas aradi. ‘Ben gidiyorum. Yerime sen gelir misin?’ dedi. Bu teklifi alir almaz hemen oğluma sordum.” diyor.
Türkiye onu, 1993-1997 yillari arasinda Trabzonspor’daki başarili performansiyla tanidi. İkiz kardeşi Arçil ile birlikte forma giydiği Karadeniz ekibinde gol kralliği da yaşadi. Bu süreçte sadece bordo-mavili taraftarlarin değil, tüm Türkiye’nin sempatisini kazandi. Sonrasinda Hollanda devi Ajax’ta dolu dolu 4 sezon geçirdi. Ardindan İskoçya’nin Glasgow Rangers takiminda da 4 sezon oynadi. 2005’te başka bir Hollanda takimi AZ Alkmaar’in yolunu tuttu. 2007-08 sezonunda İspanya’nin Levante takiminda forma giydi ve futbolu burada birakti. Mayis 2008’de Hollandali ünlü teknik direktör Louis Van Gaal’in teklifini kabul ederek AZ Alkmaar’da yardimci antrenörlüğe başladi. Van Gaal’in ayrilmasindan sonra göreve gelen Ronald Koeman’la da çalişti. Bu sezon başinda ise Tolunay Kafkas ile yollarini ayiran Kayserispor’un teklifini kabul ederek yeniden Türkiye’ye döndü. Onun önderliğindeki takim, Süper Lig’in ilk yarisini 32 puanla 4. sirada bitirdi. Şota Arveladze, hem kariyerini hem de Kayserispor’daki başarisinin arka planini, Türkiye’de kendisiyle ilk röportaji yapan Aksiyon’a anlatti.
-Yaklaşik 14 yil sonra tekrar Türkiye’ye döndünüz. Türkiye’de neler değişti?
Çok şey değişti. Futbol açisindan gelişme var. Sahalar değişti. Yabanci kontenjani artti. Hakemler ve hocalar gelişti. Artik futbolu biraktiktan sonra ‘bari hoca olayim’ düşüncesi yok. Ciddi eğitimler var Türkiye’de. Bir de naklen yayin gelirleri bayaği artti.
-Türkiye’de oynadiktan sonra Avrupa’ya gittiniz. Oradan burasi nasil görünüyordu?
Gittikten sonra çok geriye dönüp bakmadim açikçasi. Arkadaşlarimiz vardi. Onlarla diyaloglarimiz sürdü ama Türkiye Ligi’ni çok takip ettiğimi söyleyemem.
-Trabzon taraftari sizi çok sevdi. Hâlâ da seviyor. Bu sevgiyi nasil kazandiniz?
Çok basit. İlk günde neysek son güne kadar o olduk. İki suratimiz olmadi bizim. Başarili olunca da farkli davranmadik. Bizimle ilgili ilk düşünceleri doğruydu. Tabii futbol da sevilmemize yardimci oldu. Arti ikizdik. Ve de yakişikliydik (gülüyor).
-Trabzon, sizin ilk yurt dişi tecrübeniz.
Gürcistan’dan 19 yaşindayken ayrildik. Anne-baba ile yaşarken bavulu topladik. Önümüze bir firsat sundular. Ama iş bununla bitmiyordu. Çünkü futbol, sadece iki saat sahada oynamak değildi. Geride kalan 22 saat yaninda kimse yok. Her şeyi yaparken tek karar verecek olan da sensin. Her adimini sen kontrol edeceksin. Sana kimse ne yedin, ne içtin, neredeydin diye sormayacak. Trabzon bizim ilk gurbetimizdi. Bize neyin doğru neyin yanliş olduğunu, profesyonelliğin gereklerini öğretti.
-Oradan dünya kulübü Ajax’a transfer oldunuz.
Evet. Bir rüyaydi. Herkes orada oynamak ister. Ben oraya fotoğraf çektirmeye gitmedim. Başardim. Önce 24 numarayi verdiler bana. Sonra onlarin çok değer verdiği Cruyff’un formasi olan 14’ü… Benden sonra da bu formayi müzeye kaldirdilar. Artik kimse bu formayi giymeyecek. 9 numarayi giydim. Oraya gittim, sadece imza atmakla kalmadim. 125 gol attim. Seyretmedik, bizi seyrettiler. Oydu amacimiz ve bunu başardik. Takimda bir sürü ünlü oyuncu vardi. 5-6 forvet vardi ama biz hep oynadik. Ama dünyanin en iyi oyuncusu olamadim. Onu da istedim ama kolay değildi.
-Teknik direktörlüğe ne zaman karar verdiniz?
Sahada aktif bir oyuncuydum. Konuşan, arkadaşlarini yönlendiren bir oyuncuydum. Futbol bitiyordu. Son 3-4 sene bu mesleği yavaş yavaş düşünmeye başladim.
-Van Gaal’in yardimcisiydiniz. Ne katti size?
Maddeler hâlinde bu bu bu demek zor. Futbol oynarken onunla çaliştim. Bana çok katkisi oldu. Ama yardimcisiyken yine aynisini verecek diye bir şey yoktu. Kolay bir şey değil teknik direktörlük. Senin içinde de bir şey olmasi gerekir. Hocaliğin çok zor bir iş olduğunu söylemeye çalişiyorum. İnanilmaz zor. Ben konuşuyorum, futbolcu benim ne demek istediğimi anlayacak, anlamakla kalmayip aynen yapacak. Yaparken de karşisinda rakip olacak.
-Kayserispor’un teklifi ne zaman geldi?
Ben AZ Alkmaar’da oynarken UEFA Kupasi’nda Kayserispor ile karşilaşmiştik. Süleyman abi (Hurma) o zaman bana “Şota, şunu bil; ne zaman istiyorsan bu takimda yerin var.” dedi. “İstediğin zaman bu takimda oynayabilirsin.” dedi. Bu, öylesine söylenmiş bir söz değildi. Sadece futbol oynamayi da kastetmemişti. Çünkü ben o zaman 34 yaşindaydim. Arkasinda kesin bir şey vardi. Ciddiydi. Herkes ‘gel oyna’ der ama bu farkliydi. Sorunuza gelince… Beni Tolunay Kafkas aradi. ‘Durumun ne?’ diye sordu. Van Gaal, Bayern Münih’e gitmişti. Sonra Ronald Koeman geldi. Sezon bitiyordu. Tolunay bana ‘Ben ayrilacağim. Yerime gelir misin?’ diye sordu. Tabii bu başkanin ve Süleyman abinin bilgisi dâhilindeydi.
-Düşündün mü hiç?
Teklifi alir almaz oğluma sordum. Eskiden olsa bavulunu al git; ama şimdi öyle değil. Ona sözüm vardi. 2 sene bir yere gitmeyecektim. Hollanda, İskoçya, İspanya, tekrar Hollanda… Çok dolaştik beraber. Hadi biraz yerimizde duralim dedik ama Kayseri’den teklif geldi. ‘Sen ne düşünüyorsun?’ dedim. ‘Hayir’ dedi, ‘Şimdi başlama baba, sen bana demedin mi birkaç yil bir yere gitmeyeceğim?’ Ona bu teklifin büyük bir firsat olduğunu söyledim. İkna etmeye çaliştim; çünkü ona söz vermiştim. Tam ikna edemedim ama...
-Oğlunuz kaç yaşinda?
13... Tabii o da hakliydi. Bu yaşina kadar bayaği zorlandi. Sürekli okulu değişiyor, arkadaşlari değişiyordu. Şu an Kayseri’de. Bir de 7 yaşinda kizim var. O küçük olduğu için fazla etkilenmedi. Ben deplasmanlara gittiğimde ona hep ‘Bak oğlum, ben gidiyorum, eve göz kulak ol.’ derdim. O da benim oturduğum koltukta oturup orada yemek yiyormuş. Annesi ‘Hadi geç oldu. Uyuman lazim.’ dediğinde itiraz ediyor, ‘Babam beni size göz kulak olmam için birakti. Siz uyumadan ben uyumam.’ diyormuş.
-Kayserispor’un, oğlunuza verdiğiniz sözü tutmanizi engelleyen teklifi neydi?
Teklif değildi bu. Teklif nedir? Rakamlar vardir, yazarsin bir şeyler. Benim kontrat böyle değildi. Bu benim için bir şansti. Onun için bu taraftan baktim ben olaya. Bana futbolu biraktiktan sonra Gürcistan Millî Takimi’ni çaliştirmam da teklif edildi. Ben ise bir kulüpte başlamak istiyordum. İşte bu noktada Kayserispor bana güvenilir bir başlangiç sundu. Arkamda kim var biliyorum. Onun için geri bakmiyorum. Burada sabah eşyalarini topla git korkusu yok. Olmayinca kafan rahatliyor. Sonuç baskisi yok. Rahat çalişiyorsun. Bu firsati veren az dünyada. ‘Kazandiğinda takim kazandi, kaybettiğinde takim kaybetti’ teklifiydi bu. Sorumluluk tek kişinin üzerinde değil. Sen yaptin veya sen yapamadin durumu yok burada. Böyle olunca daha güçlüsün. Onun için bu doğru bir teklif. Açik, samimi, kalpten bir teklifti. Ben de kabul edip geldim.
-Gelince ne gördünüz?
Herkes mutlu. Bahçivan mutlu, çayci mutlu... İşini sevmekten öte bir çalişma düzeni var. Ama kulübü benden önce bu hâle getirmişler. Ben etkili olmadim bunda.
-Aileniz mutlu mu burada?
Aliştilar. Tabii bu biraz da bize bağli.
-İlk maçta nasil bir heyecan yaşadiniz?
Heyecan vardi. Ama önemli olan bu heyecani kontrol etmek. Heyecan gözlerinizi kör ediyorsa hastaneye gitmeniz lazim.
-İlk yarida Kayserispor başarili bir performans sergiledi. Bu performansi bekliyor muydunuz?
Kötü bir başlangiç kimse istemez. Ama beklediğimden daha iyiydik diyebilirim.
-İki yardimciniz var ve sizden epey yaşlilar…
Evet. Yanimda benden daha genç birini de getirebilirdim. Ama getirmedim. Bunlarin geçmişi var. Tecrübesi var. Bir yerde sabirsiz olursam beni çok rahat uyarabilirler.
-Oyun felsefeniz nedir?
Bu bir şablona bağli değil. Değişebilir. Şimdi mutlu olduğum, hoşuma giden bir oyun planini değiştirebilirim. Şu an oyuncularim benim ne istediğimi anliyorlar. Ama anlayamayabilirlerdi de. Çünkü futbol ilginç bir iş. Oyuncu kendini düşünüyorsa, topu alip çalim atabilir.
-‘En sevdiğim skor 1-0’ diyorsunuz. Neden?
1-0 en zor skor. Çünkü her an gol yiyebilirsin. Ama gol yememek için son dakikaya kadar konsantrasyonu elden birakmazsin.
-Niye 2-0, 3-0 olmasin?
Seyirci için de benim için de iyi. 2-0, 3-0 olunca saçlar beyazlamaz. Ama bu skorlar bazi oyuncularin oyundaki konsantrasyonunu düşürebilir. Takim ruhu için, takimin birbirini bulmasi için 1-0 daha iyi bir skor.
-Kayserispor’un sezon sonu hedefi nedir?
Başarili olmak, takimi oturtmak, bu sorunuzun cevabini bulmak. Yaptik veya yapamadik. Ya da ne zaman yapabilirizin cevabini bulmak. Ama eksiğimiz var. Çalişmamiz lazim. Ve rakipler de çalişiyor.
-F.Bahçe, Beşiktaş ve G.Saray’in gösterdiği performans sizi şaşirtti mi? G.Saray’in Rijkard ile yollarini ayirmasini nasil yorumluyorsun?
Devre arasinda Rijkaard ile Dubai’de beraberdik. Niye olmadiğinin cevabi yok. Adam Şampiyonlar Ligi kazanmiş, buraya gelmiş, yapamamiş. Sorun kimde bilemem.
-İlk devre içeride başariliydiniz. 4 büyüklerden sadece Trabzon’u yenemediniz…
Ben öyle bakmiyorum olaya. Hedefe bakiyorum. Ama 4 büyüklere karşi futbolcuyu motive etmek daha kolay. 70 milyon izliyor o maçlari. En zoru şu: Rakip son sirada, son maçi oynuyorsun, kadrondaki oyuncular tatili düşünmeye başlamiş. İşte bu oyuncu grubunu motive etmek çok zor.
-Trabzon maçina çikarken ne hissettiniz?
Farkli bir maç tabii. Ama düdük çalinca her şey normalleşiyor.
-Takiminiz gol atiyor ama saha kenarinda sizi aşiri bir sevinç içinde görmüyoruz…
Seviniyorum. F.Bahçe maçinda sevindim mesela. Ama ben öyle atlayip saha içine dalmam çok sevinsem bile.
-Kayserispor taraftari ile araniz nasil? Türkiye’nin en özel statlarindan birine sahipsiniz.
Özel ama boş bir stat. Ama stada gelen seyirciyle aramiz çok iyi.
-Bursa’nin şampiyonluğunu nasil karşiladin?
Normal karşiladim.
-Türkiye şartlarinda çok zor bir durumdu ama.
Ama futbolda bu normal. Bir kulüp 150 milyon lira harciyor. Diğeri 20 milyon, üstelik sponsoru yok. Ama şampiyon oluyor. Futbol bu yüzden çok seviliyor zaten. Mesela bir maçta 9 kişi ile 11 kişiyi yenebiliyorsun. Dünyada böyle bir spor yok. Basketbolda yari sahayi geçemezsin iki kişi eksiksen. Onun için Bursa’ninki normal.
-Ayni başari sizden de bekleniyor.
İşi doğru yaparsaniz her şey olabilir. Ama ne zaman olabilir? Yarin mi, öbür gün mü? Zamanini bilemeyiz ama amacimiz o. Birinci olmak. Tabii realist de olmamiz lazim. İş o noktaya gelince elinde ne var, ne yok bu da önemli. Şampiyonluk iki kişinin hedefiyle olmaz. Herkes bunu isteyecek.
-Daha şimdiden Şenol Güneş biraktiktan sonra sizi Trabzon’a yakiştirmaya başlayanlar var.
Niye gönderiyorsunuz Şenol hocayi? Daha ne yapsin? Trabzon’un hoca adayi bir kişiyse o zaman ortada çok vahim bir durum var demektir. Ben şunu net bir şekilde söyleyebilirim: Flört etmek karakterim değildir.
-Basin danişmaniniz Sevil Hanim 7 dil bildiğinizi söyledi. Nasil öğrendiniz?
Beni çok sevdiği için 7 demiş. Aslinda 6 dil konuşabiliyorum! Hayat yardimci oldu. Gürcistan’da Rusçayi öğrendik, İskoçya’da İngilizce’yi, Hollanda ve İspanya’da kaldim. Türkiye’de bulundum.
-Lazca yok mu bu diller arasinda?
Yok ama burnu var (gülüyor). Yetmez mi?
-Futbol dişinda neler yapiyorsunuz? Kitap okuyor musunuz mesela?
Kitap yazdim. Kendi biyografimi yazdim. Kitap okurum. Politikayla ilgileniyorum. Araştirmayi severim. Tarihi çok seviyorum. Atatürk’ü, Gürcistan’daki krallari, Moğollari, Osmanli İmparatorluğu’nu araştiriyorum. Tarihte iyi bir şey ortaya koyanla da bir şeyi sonlandiranla da ilgileniyorum.
-Bu bağlamda Recep Tayyip Erdoğan hakkinda ne düşünüyorsunuz?
Gürcü olduğum için mümkün olmadi ama Türk olsaydim son seçimde evet derdim. Erdoğan bir dünya lideri. Biliyorsunuz, iki buçuk yil önce Rusya bizim topraklara girdi. Türkiye’de onun gibi bir lider olmasaydi biz büyük zarar görecektik. Bu sadece gemilerimizin batmasi, binalarimizin yikilmasi olmayacakti. Halkimizin üzerine yillarca geçmeyecek bir korku sinecekti. Tam bu noktada ‘Hey! Burada biz oturuyoruz, biz komşuyuz, sakin olun’ diyecek biri lazimdi. Karadeniz çevresinde, Avrupa’nin bu tarafinda, hatta Asya’da bunu söyleyecek tek bir lider vardi; o da Erdoğan’di. Bir saat sonra uçağa atladi ve temaslarda bulundu. Sonrasinda savaş durdu. Erdoğan’in orada geç kalmamasi en büyük şansimizdi. Onun için kesinlikle ‘evet’..[/SIZE]
|
|
|
| BÜYÜK OYNUYOR! |
|
Yazar: Yunus Emre - 24.02.2011, 13:28 - Forum: Güncel Spor Haberleri
- Yorum (15)
|
 |
[B]BÜYÜK OYNUYOR![/B]
![[Resim: fft1mm1369799.jpg]](http://fotocdncube.fanatik.com.tr/news/423x238/2011/2/23/fft1mm1369799.jpg)
Kayserispor Teknik Direktörü Şota Arveladze, FANATİK'e konuştu. Gürcü hoca 'Bu sezon zor ancak yeni sezonda şampiyonluk hayal değil' dedi...
Gürcistan’in Tiflis kentinde doğdu; Sonra Trabzonsporlu oldu. Fakat kişiliği, samimiyeti ve attiği birbirinden muhteşem golleriyle tarafli tarafsiz herkesin gönlünde taht kurdu... Şota Arveladze, sezon başinda Kayserispor’a geldiğinde açikçasi bu kadar başarili olacaği kimsenin aklinin ucundan bile geçmiyordu. Genç teknik adam, mütevazi bütçesine rağmen Sari-Kirmizili camianin desteğiyle 2 dev Beşiktaş ve Galatasaray’a şimdiden 10 puan fark atti. Şota ile Kayseri’de Kahve-Rengi isimli Cafe’de buluştuk, ona Kayserispor, Türk Futbolu ve hedeflerini sorduk. Yaklaşik 3 saat süren söyleşide idari menacer Süleyman Hurma ve Şota’nin çok güvendiği iki yardimcisi van der Lem ile Jambor da hazir bulundu. İşte ‘Kral Şota’nin gündeme damgasini vuracak açiklamalari...
[B]-Kayserispor maceran nasil başladi?
Biliyorsunuz Louis van Gaal’in yaninda başladim ve yardimciliğini üstlendim. Van Gaal, Bayern Münih’e giderken beni yaninda düşünmedi. Daha sonra AZ’nin başina Dick Advocaat geldi. Fakat kisa süre sonra o da ayrildi. Bana Rusya’ya giderken yardimcilik teklif etti. Ancak ben milli takimi hiç düşünmedim. Çünkü günlük heyecan istiyordum. Kayserispor çok cazip bir teklif sunduğunda daha da heyecanlandim. Şehire ve kulübe bakmadan önce, bize sunulan seçenekler ilgimi çekti. Kayserispor’u AZ’ye benzetiyorum. Burada belki kisitli imkânlar var, büyük takimlarda olduğu gibi müthiş bir bütçe yok, ancak büyük oynamak isteyen bir ekip var. Kayserispor Yönetimi benden ne istediğini söyledi, inandiğim için ben de teklifi kabul ettim.
-Ekibinle geldin. Onlari bize tanitir misin?
Gerhard van der Lem’i zaten dünya taniyor. Louis van Gaal’in uzun süre yardimciliğini yapti. Kazanilacak her şeyi kazandi. Müthiş tecrübeli. Barcelona ve Ajax’ta görev yapti. Onun mutlaka benimle olmasini istedim. Bana güvendiği için Türkiye’ye geldi. Oyuncular ile arasi çok iyi, herkes onu seviyor. Herkes ondan bir şeyler öğreniyor. Ben dahil... Laszlo Jambor’un görevi ise farkli. Uluslararasi arenada onun görevi Performance Developer (Performans geliştirici). Bilimsel olarak futbolcularin performanslarinin yükselmesini
sağliyor. İyi bir ekip oluşturduk.
-Geriye baktiğinda umduğunu buldun mu?
Burada çok mutluyum. Yavaş yavaş istediklerimizi ortaya koyabiliyoruz. Öğrenmek isteyen bir takim var elimde. Yönetim ve idari menacerimiz sezon başinda olmasa bile (Gülerek) sezon ortasinda çok iyi bir takim kurdu. Kayserispor’u ben bir bisiklete benzetiyorum. Bu bisikletin en sağlam ve en hizli şekilde yoluna devam etmesini sağlamak bizim görevimiz. Umarim sezon sonu bu kulübe yakişan bir yerde oluruz.
-Hiç mi şikayetin yok?
Tabii ki bazi konular var. Ortalamasi genç bir takim olduğumuz için herkesin her an hazir olmasini bekliyorum ve bu zaman zaman sikinti yaratiyor. Mesela maçlarda forma şansi bulamayan oyunculari A2 takimina gönderiyorum. Çünkü zaten hafta içi fazla antrenman şansi bulamiyorlar, bir de maç eksiği olunca hazir hale gelemiyorlar. Ben de A2’de maç ritimlerini yitirmemelerini sağliyorum. Ancak bazi oyuncular bunu kendilerine yediremiyor. Onlara ceza verdiğimi düşünüyorlar... Ama kardeşim, sen zaten para aliyorsun. Haftada 2-3 idman yaptiktan sonra maç da oynamazsan boşuna para aliyorsun anlamina geliyor. Mesela bu örnekle ilgili Furkan müthiş bir gelişim kaydetti ve A2’de sürekli oynayarak formda kalmayi başardi. Furkan hiç yadirgamadi ve profesyonelce davranip formasina kavuştu. İngilizce’de güzel bir terim vardir; go, sleep, come and play... (Git, uyu, gel ve oyna...)
-Türk Futbolu’yla Avrupa Futbolu arasindaki fark ne?
Burayi yaklaşik 15 yil önce terk etmiştim ve şu an fazla bir gelişim olduğu söylenemez. Futbolda kurumsallaşma anlaminda yeni bir şeyler bekliyordum, ancak maalesef çok pozitif konuşamiyorum. Türkiye’de herkes futbola ‘dünyada daha önemli başka bir şey yokmuş’ gibi bakiyor. Futbol taraftari bu oyunu sanki casinoda bir rulet masasi gibi görüyor. Sonuç her zaman ya kirmizi olacak ya siyah. Siyah geldiğinde de “Bak ben siyah geleceğini söylemiştim” diyebiliyor insanlar. Yönetici ve futbolcu profilinde büyük bir ilerleme olduğunu söyleyemem. Kendini geliştiren oyuncular var. Onlara haksizlik yapmak istemiyorum, ancak mental olarak futbolcularin performanslarinin çok arttiği kanisinda değilim. Türk Futbolu’ndaki tek büyük değişim hakemler konusunda olmuştur.[/B]
[B]Hakem konusunu açar misin?
İtiraf etmeliyim ki, Türkiye’de top koşturduğum dönemde hakemler hata yapiyordu. Yine hata yapiyorlar ama benim dönemimde hakemlerin bir çoğu taraf tutuyordu. Türk Futbolu’ndaki pozitif gelişim bu anlamda beni sevindirdi. Şu an hakemlere bakiyorum ve kesinlikle taraf tutmadiklarini görüyorum. Hata yapiyorlar ama kasti bir şey yok. Bütün hakemler mümkün olduğu kadar en iyi şekilde maçi yönetmeye çalişiyorlar ve kesinlikle büyük takim-küçük takim ayirt etmiyorlar.[/B]
[B]
-Kayserispor’un hedefi ne?
Kayserispor büyük oynamak istiyor. Ben ve ekibim 4x4’lük bir takim oluşturmak için geldik. Sürekli kazanmayi düşünen, kazanmasa bile oynadiği futbolla seyircileri mutlu eden bir takim yaratmak amacimiz. Sabreden, mental olarak kusursuz, teknik ve taktik olarak ise oturmuş bir takim hedefliyoruz. Bu konuda Süleyman Hurma ve yönetimle müthiş işbirliği içindeyiz. Yeni sezonla ilgili şimdiden çalişmalara başladik. Bu takimin istikrarli bir şekilde zirveye oynamasini bekliyoruz.[/B]
[B]-Kayseri’de şampiyonluk hayal mi?[/B]
Kesinlikle hayal değil. Tamam, 4 büyüklerin yildizlari bizde yok. Bütçemiz de sinirli. Ama bir çok noktanin birleşmesiyle bu imkânsiz değil. Size açik ifade etmek istiyorum. Şu an bulunduğumuz konum gerçekten beklenenin üstünde. Bu sezon bundan daha iyisi olamaz. Ama biliyor musunuz; eğer bu takim kalan 12 maçini kazanirsa, diğer takimlarin sonuçlarina göre şampiyon bile olabilir. Ben kalan maçlarimizi kazanacak güçte olduğumuzu düşünüyorum. Bu performansimiz devam ettiği süre içinde büyük bir olasilikla yeni sezonda Avrupa Kupalari’nda mücadele edeceğiz.
[B]-Kişisel hedefin ne?[/B]
Bakiniz, belki şaşiracaksiniz, ama benim hayalim bir gün Barcelona’yi çaliştirmakti. Ama İspanyol devini son dönemde izlerken bundan vazgeçtim. Şimdi hayalim onlarin rakibi olmamak. Tabii ki insanin hedefleri doğrultusunda kariyerini sürdürmek vardir. Ben hep 1 numara olmak istiyorum. Takimimin da hep kazanmasini diliyorum. Kayserispor’da çok mutluyum. Tabii ki daha büyük ve daha büyük imkânlari olan bir kulübe gitmek isterim. Ancak gencim. Bu kentte yapacak işlerim var.
Süleyman Hurma (İdari Menacer)
Bu sezon iyi yerdeyiz, ama daha iddiali konuşmam gerekirse, biz yeni sezonda şampiyonluğa oynayabilecek kapasitede bir takimiz. Yönetim inançli, teknik heyete ve futbolcularimiza güveniyor. Şampiyonluk yarişinda olmak için de gerekirse maddi olarak daha fazla destek sağlayacakla. Hakemlerle ilgili de Şota’ya katiliyorum. Son 15-20 yila baktiğimizda şu an görev yapan hakemler 77 kez suyla yikanmiş bana göre. Daha net konuşmak istiyorum; Birebir bir futbolcunun geçmişte yaşadiği bir olayi size aktarmak istiyorum. Bu oyuncu, büyük bir takimla yaptiklari maç bir hayli uzayinca hakeme sormuş; “Hocam bitmedi mi daha maç? Daha ne kadar oynayacağiz?” Hakem cevap vermiş; “Siz gol yiyene kadar...”
Gerhard van der Lem (Yardimci)
Biz değişik metodlara da önem veriyoruz. Geldiğimizde futbolcularin antrenmanlarda topla fazla çalişmadiklarini gördük. Mesela Mehmet biz gelmeden önce hayatinda sol ayakla pas atmamiş. Hep sağ ayakla. Her şeyi sağ ayağiyla yapmiş. Bunun üzerinde durdum. Mehmet ile özel olarak ilgilendim ve bu konuya ağirlik verdik. Çok çaliştik. Şimdi Mehmet 100 metreye sol ayağiyla adrese teslim pas atabiliyor. Bu gelişme herkesi hirslandiriyor. İnanin bizim takimin yenemeyeceği bir rakip yok, ancak şunu da belirtmeliyim ki, bazen öyle maçlar oynuyoruz ki, bu beni endişelendiriyor. Her takimi yeneriz, ama gidip mesela lig sonuncusu Kasimpaşa’ya yenilebiliriz.
Laszlo Jambor (P. Geliştirici)
Zaman geçtikçe futbol da değişiyor. Bu nedenle herkes gelişen sektöre ayak uydurmali. Biz Hollanda’da öncelikle eğitime önem verdiğimiz için buraya geldikten sonra futbolculari mental olarak güçlendirmek istedik. Antrenmanlarda daha çok topla çalişmalarini sağladik. Fiziksel olarak daha nasil güçlü olurlar, bu konuda tecrübelerimizi ve bilgilerimizi onlara aktardik. Biz topsuz koşulari, topla kombine ettik. Bunun oyuna yansimasi için maçtaki gibi düşünmelerini sağladik. Oyunda en önemli gereç, beyindir. Biz onlara bunu nasil topla birleştirebilirler, bunu öğretmeye çaliştik.
|
|
|
| Trabzonspor ile 44.Randevu |
|
Yazar: Ayhan BAYNAL - 24.02.2011, 12:10 - Forum: Güncel Spor Haberleri
- Yorum Yok
|
 |
Kayserispor-Trabzonspor ile*44.*defa karşilaşacak. Süperlig'de 29 , 2.ligde ise 14 defa karşilaştik. Kayserispor 11 galibiyet alirken, Trabzonspor 24 galibiyet aldi. 8 Maç ise berabere bitti. Goller ise Trabzonspor 63-38 önde. En farkli*lig galibiyetimizi 17.11.1968 tarihinde 3-1 ve 22.01.2006?da 4-2 yendik. En farkli mağlubiyetimizi ise 09.06.1985 tarihinde Başbakanlik kupasi finalinde 6-2 yenildik. En gollü maçimiz ise 12.04.1998 [...] Devami...
|
|
|
| Trabzonspor Maçının hakemi; Yunus Yıldırım |
|
Yazar: Ayhan BAYNAL - 23.02.2011, 21:40 - Forum: Güncel Spor Haberleri
- Yorum (1)
|
 |
Kayserispor – Trabzonspor maçinin hakemi Yunus Yildirim olarak açiklandi.Yardimciliklarini ise Erdinç Sezertam, Alpaslan Dedeş yaparken, 4.hakem Tayfur Özkan. Yunus Yildirim 10 maçimizi yönetti. 2.ligde 2, Süperligde 8 maçimizda düdük çaldi. Yönetmiş*olduğu 10 maçta Kayserispor 2 Galibiyet 2 Beraberlik ve**6 mağlubiyet aldik. En son geçen sezon İstanbul’da oynanan Fenerbahçe-Kayserispor 2-0 maçi yönetmiş ve 2-0 mağlup olmuştuk. Devami...
|
|
|
| Cangele`den sevindirici haber geldi! |
|
Yazar: haso - 23.02.2011, 19:25 - Forum: Güncel Spor Haberleri
- Yorum (1)
|
 |
Kayserispor A2 maçinda sakatlanarak hastaneye kaldirilan Cangele’nin ilk kontroller sonrasi 6 hafta kadar sahalardan uzak kalacaği açiklanmişti.
Son gelen haberler kötünün iyisi denilebilir.
Kulüp yetkililerinden aldiğimiz bilğiye göre futbolcunun amelliyat olmayacaği yoğun tedaviyle birlikte 3-4 hafta dinlendirleceği belirtildi.
Operasyonluk bir durum olmamasi bir nebze olsun sevinç kaynaği oldu.
Öte yandan Trabzonspor maçinin hazirliklarini sürdüren Kayserispor günü izinli olarak geçiriyor.
Sakat futbolculardan Mehmet Eren izin yapmayarak tesislerde tek başina hazirlaniyor.Futbolcunun Trabzonspor maçinda oynayip oynayamayacaği maç günü belli olacak.
A2 maçinda iki gol atan Ömer Şişmanoğlu ve Ali Bilgin’in maç kadrosunda yer alacaği belirtiliyor.Santana’nin ise bu maçtada forma giymesinin zor olduğu vurgulandi.
Haber:Kayserisporfan.org
http://www.kayserisporfan.org/v1/cangele...geldi.html
|
|
|
|